Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
17 Temmuz 1999
Radikal-online... Yazarlar Radikal Geceleri Hiç Bitmiyor! Tıklayın!
Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket


Reform mu?

ekatircioglu@radikal.com.tr
'Yapısal reformlar' konusu Türkiye'yi bugüne kadar bu denli meşgul eden bir konu olmamıştı galiba. Bunun, 'denizin' bittiği, mevcut sitemin 'kara delikler' olarak adlandırılan sorunlarla daha fazla devam edemeyeceğinin herkes tarafından kabulü anlamına mı geldiğini bilmiyoruz. Ama kesin olan bir şey varsa bugün, işçisinden memuruna, işadamına ve siyasetçisine kadar herkes geçmişten farklı bir şekilde 'yapısal reformların' vazgeçilmezliğinden söz etmekte. Hemen hemen herkes 'popülist' politikalardan vazgeçilip bu 'kara deliklerin' bir an önce kapatılmasını istemekte ve bu yönde davranacak bir hükümete destek olacağını açıklamakta. Bütün bu kabaran 'reformist' talepleri de arkasına alan hükümet ise söz konusu 'yapısal reformları' yapacağını, kararlı olduğunu, taviz vermeyeceğini vurgulamakta ve gerek 'memur zammı' ve gerekse 'sosyal güvenlik reformu' konusundaki tavrıyla da 'popülist olmayan hükümet' imajı vermekte. Dolayısıyla yıllardan beri ekonomik sorunların çözümünde 'yapısalreformların' yapılması gerektiğini vurgulayan birçok insan şimdi 'Gün bu gün mü acaba?' diye kendi kendine sormakta, bu hükümetin gerçekten bu reformları yapabilecek bir hükümet olup olmadığını anlamaya çalışmakta.
Peki ama böyle bir şey olabilir mi? Yani bu hükümet gerçekten bu 'yapısal reformların' üstesinden gelebilir mi? Böyle bir 'umut' besleyebilir miyiz? Bu soruların cevabı tabii ki bizce hayır. Hayır, çünkü birincisi sözünü ettiğimiz reformlar öylesine sistemin özü haline gelmişler ki hiçbir 'uzlaşma' aramaksızın bunları yapmak mümkün değildir, ikincisi, bu 'uzlaşma'nın da 'Ekonomik ve Sosyal Konsey' türünden göstermelik değil, sahici ve gerçek bir 'toplumsal uzlaşma'dan güç alan bir 'uzlaşma' olması gerekir. Çünkü her şeyden önce sözünü ettiğimiz sorunların bazıları yakın bir geçmişin sorunları olmadığı gibi, az sayıda insanı ilgilendiren 'küçük' sorunlar da değildir. Bir başka ifadeyle, söz konusu sorunlar çok sayıda insan 'çıkarının' düğümlendiği ve üstelik de yıllardan beri düğümlendiği sorunlardır. 'Yapısal' oluşları da bu nedenledir. Örneğin 'tarım' konusunu alın. Nüfusun hâlâ neredeyse yarısının yaşam alanı olan tarımda, reform yapmak yani tarım destekleme politikalarını şimdikinden önemli ölçüde değiştirmek kolay mıdır?
Dolayısıyla başta devlet olmak üzere diğer toplumsal aktörleri bir 'genel reform' paketi çerçevesinde uzlaştırmayan, uzlaştıramayan bir hükümetin reform yapma şansı da yoktur. Çünkü reform demek deyim yerindeyse reforma konu olan sorunun taraflarının 'ayağına basmak' demektir ki bu da katlanılacak acının nasıl dağılacağı ile ilgili bir uzlaşmayı önceden gerekli kılar. Eğer böyle bir 'uzlaşma' yoksa, şimdi olduğu gibi birbirimizi suçlamaya, sürekli olarak 'reformlar'dan demvurmaya ve fakat bu arada da 'kendi dümenimize bakmaya' devam ederiz. Sendikaların, işadamı örgütlerinin ve hükümetin de son günlerde yaptıkları şey de bu değil mi zaten? Sendikalar ücret ve maaşlarını, işadamları vergi belasından kurtulup kârlarını, siyasiler de çeşitli bakanlık ve KİT'lere kendi adamlarını yerleştirerek yaşayıp gidiyorlar. Ne reformu?

Yukarıdaki yazı hakkındaki düşünceleriniz nedir?
Doyurucu   Yeterli   Yetersiz   Taraflı  
Bu anketlere katılan okuyucularımızın fikirlerini merak ediyor musunuz?

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön
Bu konuya ait haber listesi
İstanbul Uluslararası Festivalleri

DESTEK
seti@home
Dünyadışı akıllı yaratıklara ulaşmamıza yardım edin!
  • Detaylı Haberi
  • Ana Sayfası
  • Yükle ve Katıl!


  • Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
    Radikal-online... Bu sitedeki tüm sayfa ve uygulamalar her tarayıcı ile sorunsuz görüntülenebilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
    Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye