|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket
|
|
Gelişmenin neresindeyiz? ATATÜRK'ün Türkiye Cumhuriyeti için göstermiş olduğu hedef,
'muasır medeniyet seviyesinin -bugünkü dille, çağdaş uygarlık düzeyinin- üzerine çıkmak'tı.
21. yüzyılın eşiğindeki Türkiye, kurucularının başlattığı çağdaşlık hamlesini ne ölçüde sürdürebilmiş ve gösterilen hedefe ne kadar yaklaşabilmiştir? Bunu görebilmek için Türkiye'nin dünyadaki yerini belirlemek, bugünkü düzeyini gelişmiş ülkelerle kıyaslamak gerekiyor.
* * *
Birleşmiş Milletler'in her yıl yayımladığı 'İnsani Gelişme Raporu'nda, ülkeler, 'İnsani Gelişme Endeksi (HDI)' olarak ifade edilen bir göstergeye göre değerlendirilmektedir. Söz konusu endeks; gelirle birlikte eğitim ve sağlık düzeyi gibi, yaşam kalitesini belirleyen faktörleri de içermektedir. Çünkü yalnızca gelir düzeyi, gelişmişlik düzeyini ifadeye yetmemektedir. Raporda yer alan ülkelerden 92'sinin, gelirlerinden daha yüksek; 77'sinin de gelirlerinden daha düşük bir gelişme düzeyi sağlamış olması, bu gerçeği çarpıcı bir biçimde yansıtmaktadır.
Birleşmiş Milletler'in, kamuoyuna açıklanmış bulunan, '1999 İnsani Gelişme Raporu'ndaki Türkiye'ye ilişkin göstergeler hayli umut kırıcıdır:
- Raporda ele alınan 174 ülke gelişme düzeylerine göre 3 gruba ayrılmakta, 45 ülke yüksek gelişme düzeyinde, 94 ülke orta gelişme düzeyinde, 35 ülke ise düşük gelişme düzeyinde yer almaktadır.
174 ülke arasında 86. sıraya gelebilen Türkiye'nin, yüksek gelişme düzeyindeki ülkeler arasında yeri yoktur. Orta derecede gelişmiş ülkeler arasında yer alan ülkemiz, bu gruptaki 94 ülke arasında da 41. sıradadır.
- Yüksek gelişme düzeyindeki ülkeler arasında yer alan Yunanistan 27. sıradadır. Orta derecede gelişmiş ülkeler arasında yer alan diğer komşularımızdan Bulgaristan 63., Rusya Federasyonu 71., Gürcistan 85. sıradadır. Bizden daha geride yer alan komşularımızdan Ermenistan 87., İran 95., Suriye 111., Irak 125. sıralarda yer almaktadır.
Gelir düzeyi bizden hayli geride olan Ermenistan ve Gürcistan'ın gelişme endekslerinin hemen hemen bizimkinin aynı olması dikkat çekicidir. Bu ülkeler, daha düşük bir gelir düzeyiyle ülkemize yakın bir yaşam kalitesi sağlamış bulunuyorlar.
* * *
Bir ara, 'çağ atladığından' bile söz edilebilen bir ülkenin, Cumhuriyet'in 75. yılında, uluslararası platformdaki durumu, hiç de iç açıcı değildir. Sayısal gerçekler temennilerimize uymamakta, Türkiye ile uygar dünyanın arası sürekli olarak açılmaktadır. Sayıların dilinde ifadesini bulan tablo, bir anlamda günübirlik yaşama alışkanlığımızın ağır faturası niteliğindedir.
Hızla değişen bir dünyada Türkiye'nin, insanını çağdaş yaşam koşullarına kavuşturacak ekonomik, toplumsal, siyasal hamleleri birbiri ardına başlatması ve sürdürmesi artık kaçınılmaz hale gelmiştir. Kaynaklarımızı bilinçsiz ve sorumsuz bir tavırla savurma alışkanlığını terk etmek, ülkenin gelişme potansiyelini akılcı bir biçimde kullanmak zorundayız. 21. yüzyılın eşiğinde başka seçeneğimiz yoktur.
|
|
|
|