|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket
|
|
Bin yıllık çizgi 2000'in şamatası azalarak sürüyor.
Kehanet, kavramlaştırma, geri sayım
tavsıyor. Kala kala kutlama programları,
tatil planları kalıyor. Eğlence, nerdeyse,
başlamadan bitmiş gibi. Masanın üzeri
temizleniyor. Bir tabula rasa umudu
doğuyor.* * *
Dünyanın bu yüzünde 2000'in anlamı
unutulmuş gibi. Yani sahici anlamı.
İsa'nın doğumunun 2000'inci dönümü.
Oysa, öbür yüzünde dünyanın, bunu
unutmayanlar var. Bir gazetede gördüm.
"14 Temmuz 1099. Kutsal kentin surlarından
TV muhabiri bildiriyor." Çok da kolay
anımsanmayacak bir tarih. Neyse alt
başlık imdada yetişiyor. "Kudüs
muhabirimiz bildiriyor." Muhabir 14 Temmuz
akşamı şöyle bir haber geçiyor.
"Alo stüdyo, beni duyuyor musunuz?
Tamam, başlıyorum. Kapı yakınlarına
ulaşmak birkaç saatime mal oldu.
Surlara fazla yaklaşamıyordum. Tepemden
yağmur gibi taş yağıyordu. Yangın
dumanları içinden geçiyordum. Geceyi
alevler sarmıştı. Mağripliler 'Rum ateşi'
denen Bizans tekniğini iyi biliyor.
Kulelere yanan gülleleri aralıksız
yağdırıyorlar. Evet, şimdi uzaklaşıyorum.
Mağriplilerin bir kolu makinelerimizi
yakmaya çalışıyor..." Muhabirin izlenimleri
böylece sürüyor. Muhabiri bir yerden
tanıyor olmalıyız. Adı: Umberto Eco.
Bize I. Haçlı Seferi'ni Hıristiyan
dünyasının bu utanç sayfasını
görgü tanığı üslubu ile baştan yazmış.* * *
Eco, kendi tarafına karşı da tarafsız
olabilen muhabirlerden. 15 Temmuz'da
gelen zaferden sonra yapılan hunhar
katliamı anlatıyor. "İnsan bazen muhabir
olmaktan utanç duyuyor." Yazı "kurtarılmış
Kudüs'ten" diyerek bitiyor. Topraklarıyla
yetinemeyen derebeyleri, gözü dönmüş
müminler ve çapulculardan oluşan Haçlı
ordusu yolu üzerinde ne varsa dümdüz
ederek ilerledi. Daha yola koyulduğunda,
Almanya'da ilk Yahudi kıyımını yaptı.
1099'daki zafer aynı zamanda büyük
bir yenilgiyi belirliyor.* * *
Gerçi Godefroi de Bouillon, Kutsal
Kabir Savunucusu oldu. 100 yıla
yakın Ortadoğu'yu Frank krallar
yönettiler. Ancak o gün bugündür
Doğu dünyasında Batılılar 'Frenkler'
olarak anılıyor. Yahudilerle Müslümanların,
her şeye rağmen, bir arada yaşadığı
bugünkü Kudüs'te nüfusun yüzde 3'ten
azı Hıristiyan. Otuz ayrı mezhep ve
tarikata mensuplar.* * *
2000 Katolik Kilisesi'nce Iubileum
olarak karşılanıyor. Iubileum (yani
jübile) bir barış, neşe ve bağışlama
yılı olarak Hıristiyan geleneğinde
var. Tıpkı 1099'un da aynı gelenekte
yer alması gibi.* * *
Doğu-Batı arasındaki kalın, koyu
çizgi tam 1000 yıl önce çekildi.
İncelecek gibi de durmuyor...
|
|
|
|