|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket
|
|
Meclis'te siyasi ahlak sınavıMeclis'te bir Siyasi Ahlak Komisyonu kurulmasına ilişkin yasa önerisi TBMM'de reddedildi. Oysa yasa önerisi demokrasiyle yönetilen pek çok ülkede yürürlükte olan benzer yasaların en hafifiydiOĞUZ ESMER
TBMM Anayasa Komisyonu'nun 8 Temmuz 1999 toplantısında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir 'Siyasi Ahlak Komisyonu' kurulmasına dair yasa önerisi reddedildi. Önceki yasama döneminde de çeşitli partiler tarafından sunulan ve bir teklifte birleştirilen, ancak o dönemde görüşülemeyen yasa önerisi bu yasama döneminde ANAP milletvekili Sayın Bülent Akarcalı tarafından yeniden Meclis'e sunulmuştu.
Öneri, demokrasi ile yönetilen gelişmiş ya da azgelişmiş ülkelerin büyük bir çoğunluğunda daha geniş kapsamlı olarak ve daha ağır yaptırımlar içerecek şekilde uygulanan benzeri yasaların en hafif olanına bir örnek teşkil etmekteydi ve Türkiye için iyi bir başlangıç olacaktı. Getirdiği yenilikler milletvekillerinin her yıl verecekleri mal beyanını komisyona açıklamaları, asgari ücreti aşan değerde hediye kabul etmemeleri, tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunmamaları, kâr amaçlı işlerini bir kayyuma devretmeleri, hiçbir kamuya ait ya da özel kuruluşta görev almamaları, iş takibi, komisyonculuk ve danışmanlık yapamamaları ve benzeri konularda idi. Komisyon, sayılan ahlaki kurallara aykırı hareket eden milletvekili ve bakanlara maaş cezası verme, kamuoyuna açıklama yapma, yetkili mercilere gereğinin yapılması için başvuruda bulunma yaptırılarını uygulayabilecekti.
Yıllardan beri halkın hak ve hukukunu gözetmesi için temsil görevi verilen ve ülkeyi yönetenler için olağan karşılanamayacak yolsuzluk iddiaları dalga dalga yayılırken, bu iddiaların araştırılmasına bile çoğunlukla izin verilmemiştir. Şüphesiz yolsuzlukların önlenmesine bu öneri tek başına yeterli olmayacaktır.
Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının yalnızca siyasal faaliyetleriyle sınırlandırılması, milletvekilliğinin sona ermesinden itibaren iki yıl süre ile kamu kurumlarında ya da devletle ilişkili faaliyette bulunan özel kurumlarda görev almalarının yasaklanması, yollukların belgeye dayalı olarak ödenmesi, yolsuzluk yapan milletvekillerinin milletvekilliklerinin düşürülmesine dair Anayasa'nın
84. maddesinin değiştirilerek düşürülmenin engellenmesinin ortadan kaldırılması, kamu görevlilerinin terfi ve tayininin orduda uygulanan sistemin benzeri objektif ölçülere göre yapılması, devlet faaliyetlerinde açıklık sağlanması ve Siyasal Partiler Yasası'nın değiştirilerek parti tabanının, yani halkın yönetime demokratik katılımını sağlayacak önlemler alınması ile takviye edilerek siyasal ahlak konusunda ciddi ilerleme sağlanabilir. Ancak 'Siyasal Ahlak Komisyonu' kurulması bir ilk adım olacaktı. Önerinin sakıncalı tarafları varsa, bunlar tekrar tekrar müzakere edilip düzeltilebilirdi.
Sayın milletvekillerinin bu yasa önerisinden neden gocunduklarını anlamak mümkün değildir. DSP milletvekili Sayın Necati Saruhan kamuoyu baskısıyla böyle bir yasa önerisinin Meclis'e geldiğini söylemiş ve "Biz potansiyel suçlu, potansiyel sahtekâr değiliz" demiş. Peki Alman, İngiliz, İspanyol ya da ABD milletvekilleri potansiyel suçlu mudurlar ki o ülkelerde daha ağır yaptırımlar getiren yasalar uygulanmaktadır? Sayın Necati Saruhan'ın kamuoyunu bu kadar hiçe sayması demokrasi anlayışının bir dışa vurumudur. Demokrasiyle yönetilen ülkelerde kamuoyu baskısına önem verilir ve ülkeyi yönetenler o yolda hareket etmeye çalışırlar.
DYP milletvekili Sayın Ayvaz Gökdemir ise "Türkiye'nin bütün ahlakları dışarıda, bütün ahlaksızları, sahtekârları Meclis'te gibi bir hava estiriliyor" diye konuşmuş. Kimsenin böyle bir iddiası yok tabii. Bir ülkede halk arasında da, halkın temsilcileri arasında da ahlaklısı da olabilir, ahlaksızı da. Ancak halkın ahlak dışı davranışları ağır yaptırımlarla kontrol altında tutulurken, onların temsilcilerini kontrolsüz bırakmak düşünülebilir mi? Amerika'da bir milletvekili ya da senatörün konferans, yazı ve konuşmalar için ücret alması kesinlikle yasaklanmışken, Sayın Güneş Taner'in bakanlığı sırasında devlet katında edindiği bilgileri açıklamak için televizyondan 10 bin dolar istemesi normal karşılanabilir mi?
Destek sözü tutulmadı
Siyasi Ahlak Komisyonu Yasa Tasarısı'nı DSP, MHP ve ANAP destekleyeceklerini açıklamışlar, hatta demokratikleşme yolunda birçok yasa tasarısını Meclis'e sunacaklarını söylemişlerdi. Anayasa komisyonunda öneriyi tam kadro desteklememeleri yeni yasama döneminde de partilerimizde pek bir değişiklik olmadığını gösteriyor. Ama biz umudumuzu yitirmiş değiliz. Türk halkı 18 Nisan seçimlerinde gösterdiği performansla artık değişim istediğini belli etti. Bu mesajın partiler tarafından göz önünde tutulduğuna inanmak istiyoruz. Yasa önerisinin Meclis Genel Kurulu'na geldiğini umuyoruz. Halkımız kimin verdiği sözü yerine getireceğini dikkatle izleyecektir.
Oğuz Esmer: ÇareSiz Hareketi Siyasal Etik Kurulu Sözcüsü
|
|
|
|