Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
1 Ağustos 1999
Radikal-online... İnsan Radikal Geceleri Hiç Bitmiyor! Tıklayın!
Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket


Okyanus mavisi gibi

'Su' isimli bir albüm çıkaran Rus kompozitör Anjelika Akbar dokuz yıldır Türkiye'de yaşıyor.
AÜ Devlet Konservatuvarı'nda öğretim üyesi olan Akbar, Türkiye'yi bir kültür cenneti olarak görüyor. Türkler içinse 'Son derece kültürlü, dünya görüşü olan, dünya kültürüyle tanışmış insanlar' diyor
Haber ResmiHızır TÜZEL
İnsan bazen yaşadığı yerdeki güzelliklere alışır ve bir süre sonra onları fark edemez. Üstüne üstlük bir de nankörlük yapıp, orasını burasını eleştirir.
Ama farklı bir bakış tüm bunları bir anda değiştirebilir. Ben de Anjelika Akbar'la görüştükten sonra aynen böyle hissettim. Memleket ve insanlar hakkında öyle güzel sözler etti ki, meğer cennette yaşıyormuşuz da haberimiz yokmuş... Anjelika, kariyeri sayısız ödüllerle süslü Kazakistanlı bir piyanist. Notalarla büyümüş. Dâhi çocuk olarak iki buçuk yaşında müziğe başlamış. Ünlü Rus kompozitörlerinden ders alıp, en iyi okullarda okumuş. Dünyanın çeşitli ülkelerinde konserler vermiş. Klasik müzik meraklıları onu Türkiye'de verdiği konserlerden de hatırlayabilir. Anjelika 1990'dan beri Türkiye'de yaşıyor. Kırım Türk'ü olan eşinden iki yıl önce ayrılmış şimdi 8 yaşındaki oğlu Yürek'le birlikte müzik okyanusunda sörf yapıyor. Doğrusunu söylemek gerekirse 30 yaşındaki Anjelika hoş bir kadın. Öyle müzik dehası, büyük Rus bestekârı gibi havaları yok. Neredeyse sıradan bir insan görüntüsü veriyor. Samimi, hoş sohbet, espritüel ve güler yüzlü. Üstelik utangaç. Konuşurken küçük bir kız çocuğu gibi ikide bir yüzü kızarıyor. Kariyerinin en parlak döneminde tüm teklifleri reddederek eşiyle birlikte Türkiye'ye yerleşmeyi tercih eden Anjelika yeni çıkan albümü 'Su' ile klasik müziği popülerleştirmek için çaba harcıyor. Ayrıca halen 'Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nın kurucu öğretim üyeliğini sürdürüyor. Artık 'vatanım' dediği Türkiye için, 'Rakı, Boğaz ve şiş kebap' dışında ilginç fikirleri var, bu Müjde Ar havalı Rus kompozitörün.
Biz içinde yaşadığımız için bazen pek fark edemiyoruz. Bizim burası nasıl sizce?
Türkiye hakkında hiçbir bilgim yoktu. Burasını görünce çarpıldım. Burada müziğe devam edebileceğimi hiç düşünmüyordum. Biz o dönemde Rusya'da dünyaya kapalı yaşıyorduk, o yüzden. Değil Türkiye, hiçbir
yer hakkında bilgimiz yoktu. Televizyonda yurtdışı haberi
pek verilmezdi. Ama mutluyduk aslında. Yine de bir Türkiye
imajı vardı kafamda. İşte böyle fesli adamlar, küçük küçük dükkânlar, kalabalık çarşılar.
Fas, Cezayir, Tunus gibi yani.
Evet öyle bir yer sanıyordum. Sonra burada konservatuvar olacağı aklımın ucundan geçmezdi. Varmış, düşünebiliyor musunuz? Burada insanları tanıyınca onlara hayran kaldım. Son derece kültürlü, dünya görüşü olan, dünya kültürüyle tanışmış olan insanlar.
Nerede buldunuz bu insanları?
Klasik müzik camiasından tanıştığım insanlardı. Bunun dışında en çok İstiklal Marşı'ndan etkilendim. İlk geldiğim gün, gece televizyonda marşı dinledim. 'Bu ne müziği?' dedim. 'Milli marşımız' dediler. İnanılmaz güzeldi çok duygulandım. Ezgiler çok güzel geldi. Bir sürü milli marşı biliyorum ama bunda çok enteresan, çok zengin bir yapı var. Sonra Atatürk'ü de gördüm, çok beğendim. Gözleri müthiş etkiledi beni. Türkiye'de sanki bütün dünya var. Bir kere Bağdat Caddesi'ne çıktım, bütün dünyayı gördüm. Uluslararası bir topluluk sanki.
Bunun için bizi Avrupa Topluluğu'na almıyorlar herhalde. 'İhtiyaçları yok onlar zaten kendileri topluluk' diye düşünüyorlar.
Bilemeyeceğim. Sonra, burada kültür zenginliği çok hoşuma gitti. Dostlarıma yazdığım mektuplarda en çok bundan söz ediyorum. Türkiye bütün dünyayı temsil eden bir ülke diyorum. İnsanlara çok dikkat eder, gözlerine bakarım. Burada insanlarda bir aydınlık gördüm. Büyük bir potansiyel olduğunu gördüm, enerji var. Her şeyin ötesinde entelektüel bir bakış var, temiz duygular var. Onları ben hemen hissettim.
Rus kadınlarının kuvvetli hisleri olduğu bilinir, biz bazen bunları hissedemiyoruz, sağolun. Peki olumsuz bir şey görmediniz mi?
Olumsuzluk dünyanın her tarafında var. Trafik sorunu
her yerde var. Ama sürücüler biraz dikkatsiz araba kullanıyor. Bunun yanında Hindistan'a göre çok harikulade bir trafik var burada.
Türkiye'deki pop müzik patlamasına denk gelmişsiniz.
Nasıl buldunuz pop furyasını?
Bunu ilk geldiğim zaman fark etmiştim. Türkçe bilmediğim için sözlerini anlamıyordum.
Zaten anlaşılacak bir şey yok.
Evet anlayacak çok fazla bir şey yok. Müzikal açıdan çok yetersiz buldum. Doğal olarak kıyaslama yapıyordum. Çünkü Rusya'da
popüler müzikle uğraşan insanlar genellikle çok ciddi klasik müzik eğitiminden geçmiştir. Burada klasik müzik kültürü yok, insanların kulağı alışmamış.
Bunları dinleyip 'Eyvah, Türkiye'de ben ne yapacağım?' diye dertlendiniz mi?
Hayır, bu dünyanın her tarafında var.
Herkes kendi işini yapar. Ben de kendi işimi yapıyorum. Ama bunun
yanında çok değerli sanatçılar da var.
Kimleri değerli buluyorsunuz?
Mesela Nilüfer'i çok seviyorum, derin bir sanatçı. Nükhet Duru da Türkiye için çok önemli bir sanatçı. Sonra Sezen Aksu.
Ciguli'yi dinlemediniz galiba?
Herkes söz ediyor ama ben hiç dinlemedim. CD'leri çok satıyormuş onu biliyorum sadece.
Belki farkında değilsiniz ama ülke çalkantılı bir dönem geçiriyor. Moraller biraz bozuk ve suratlar asık. Albümünüzün tanıtımına, karmaşa ve yorgunluktan bunalan insanları, sakin ve yumuşak bir yolculuğa götüreceğinizi yazmışsınız. Türk insanına ilaç gibi gelecek yani 'Su'.
Su albümü büyük bir hareketin bir parçası, damlası. Birilerinin bu dünyada bir şeyler yapması lazım. Sanatçılara ve bilim adamlarına büyük işler düşüyor. Sadece Türkiye'de değil, bütün dünyada insanlar kıvranıyor. Çok olumsuzluk var. Neredeyse düşeceğiz, oysa çıkış yolu, kurtuluş sevgide yatıyor.
Ben bir görev gibi bu duyguyu insanlara hatırlatmaya çalışıyorum.
Klasik müzikle uğraşan bir insanın özel yaşamı farklılıklar gösteriyor mu, örneğin âşık olduğunuzda kendinizi bir beste yapıyor gibi hisseder misiniz?
Evet, onlar birbirine bağlı olan şeyler. Hayat tarzında, hayata bakışta diğer insanlardan kesinlikle büyük farklar var. Bir kere diğer insanlarla benim ilgi alanlarım çok farklı.
Nedir ilgi alanlarınız?
Genç bir insanım. Neşeli biriyim. İçki, sigara kullanmam, gece hayatım yoktur. Hiç sevmiyorum. Benim gitmek istediğim yerler oraları değil.
Nerelere gitmek istiyorsunuz?
Dağlara, kırlara, denizlere gidebilirim. Benim için doğayla özdeşleşmek çok önemli. İnsan ilişkilerinde de ben her zaman doğallığı ararım. Hiçbir şekilde ikiyüzlülük, oynamak, maske
takmak gibi şeylere dayanamıyorum. Bünyem kabul etmiyor.
Şimdi bunlar çok moda. Bu arada nasıl erkeklerden hoşlanırsınız, mesela iyi flüt çalan bir bey ilginizi çekebilir mi?
Hayır. Ben erkek olsun kadın olsun samimiyet ve sevgi arıyorum. O yalın duyguları arıyorum. Yani erkekler için söyleyebileceğim özel bir şey yok.
Pardon, sevgiliniz var mı?
Şu anda yok... Ben çok romantik bir insanım. Çok duygusal bir
yapım var. Şu anda kendimi tamamen müziğe adamış vaziyetteyim. İnşallah karşıma öyle çok olağanüstü biri çıkar.
Yeter ki, geniş bilinçli biri olsun.
Anjelika hanım, kusura bakmayın ama merak ederim. Çaykovski, Mozart filan zamanımızda yaşasalardı onlar da popçu olur muydu sizce?
Mozart için kesinlikle popçu olabilirdi diyebilirim.
Zaten biz Mozart'ın bütün yapıtlarını ciddi müzik alanına koyamayız. Kendi zamanına göre popüler müzik yapmış. Çaykovski de popçu olabilirdi. Bir müzisyen sesini geniş kitlelere duyurmak ister. Bunun için de popüler olmak zorunda.
Size bayan Clayderman diyebilir miyiz?
Hayır. Tarzım çok farklı.

Yukarıdaki yazı hakkındaki düşünceleriniz nedir?
Doyurucu   Yeterli   Yetersiz   Taraflı  
Bu anketlere katılan okuyucularımızın fikirlerini merak ediyor musunuz?

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön
Bu konuya ait haber listesi
İstanbul Uluslararası Festivalleri

DESTEK
seti@home
Dünyadışı akıllı yaratıklara ulaşmamıza yardım edin!
  • Detaylı Haberi
  • Ana Sayfası
  • Yükle ve Katıl!


  • Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
    Radikal-online... Bu sitedeki tüm sayfa ve uygulamalar her tarayıcı ile sorunsuz görüntülenebilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
    Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye