Beyazperde yaraları saracak Terapiyle yatıp terapiyle kalkan ABD'liler selameti Hollywood filmlerinde buldu. Psikanalizi tarihin çöp sepetine yollayan bazı psikiyatrlar, hastalarıyla yalın bir dilde iletişim kurmak ve nasihat etmeden örnek vermek için reçetelerine ilaç niyetine film isimleri yazıyor LOS ANGELES - 'Film terapi' ABD'de ruhsal sorunlarına derman arayanların son gözdesi. Terapiyi geliştiren Los Angeles Hastanesi psikiyatrlarından Walter Jacobson, filmle terapinin, diğer yöntemlerden daha başarılı olarak, kısa sürede psikiyatri tarihinde kendine önemli bir yer edineceğini iddia ediyor.Kişi karakterle özdeşleşmeli Jacobson'ın tüm yaptığı hastalarına kendi sorunlarına yönelik filmler tavsiye etmek. Jacobson kişinin filmde kendi sorununa sahip karakterle özdeşleşerek probleminin üstesinden gelmeye çalıştığını söylüyor. Hastaları arasında Hollywood'un önemli simaları bulunan psikiyatrist, insanların kendilerine dışarıdan bakmalarının çok faydalı olduğunu belirtiyor. Jacobson'un favori terapi filmleri arasında Jack Nicholson'ın başrolünü oynadığı 'As Good As It Gets' (Benden Bu Kadar) ve Meg Ryan ile Andy Garcia'nın başrollerini paylaştığı 'When
A Man Loves A Woman' (Erkek Severse) var. Jacobson 'Benden
Bu Kadar' adlı filmin takıntılı insanların tedavileri için birebir olduğunu söylüyor: "Kendini Jack Nicholson ile özdeşleştiren saplantıları olan bir hasta, hareketlerinin ne kadar rahatsız edici olduğunu, dahası kendi hayatını nasıl heba ettiğini bu film aracılığıyla anlayabilir" diyor. 'Erkek Severse' ise alkol bağımlıları için ideal bir film. Jacobson'a göre alkolik bir kadını canlandıran Meg Ryan, böyle bir problemi olanların hayatlarının nasıl altüst olduğunu, kişiliklerinin ne gibi değişimler geçireceğini, ayrıca çevresindekilere ve sevdiklerine ne gibi zararlar verebileceğini çok net gösteriyor. Terapide yararlı olabilecek bir diğer film ise Roberto Benigni'nin başrolünde oynadığı 'La Vita e Bella', yani 'Hayat Güzeldir'. Her ne kadar kötü eleştirilere maruz kalmış olsa da, Jacobson'a göre bu film, hayatın olumsuz yanlarını gören insanların bakış açılarını biraz olsun değiştirebilir. Psikiyatrist, "Yaşadığı hayattan bıkan, güzel yanlarını yakalayamayan pek çok hastayla karşılaşıyoruz" diyor ve ekliyor: "Hayat Güzeldir, en kötü durumlarda bile nasıl mutlu olunabileceğini göstermesi bakımından bence bir hayli önemli." 'İnanmazsan yapamazsın' Jacobson'un yararlı bulduğu filmler arasında 'Star Wars' da var, bu filmin inancın gücünü kanıtlaması açısından çok önemli olduğunu
söylüyor. "Star Wars'ta Luke Skywalker bataklığa saplanan gemisini
kurtarmaya çalışır, ama başarılı olamaz. Bunun üzerine Yoda gelir
ve gemiyi bataklıktan kurtarır.
Luke 'İnanamıyorum, nasıl yaptın?' der. Yoda'nın cevabı bence psikolojik çözümleme gerektiren bir cümledir, 'Sadece inan- madığın için yapamıyorsun.' Star Wars Episode 1, insanlara mücadeleci bir ruh da kazandırıyor. Kendi dünyalarını kurtarmaya çalışan insanların savaşı çok etkileyici, ayrıca Natalie Portman'ın canlandırdığı Kraliçe Amidala, iradenin kullanılışı, davaya sahip çıkma açısından hayli önemli." Jacobson bunu anlattıktan sonra ekliyor: "Çoğu insan yapmak istediklerini kendine inanmadığı için yapamaz ve aslında bu çok önemli bir problemdir. Tabii ki hastalarımızdan filmlerde bulunan böyle detayları kendilerinin çıkarmalarını beklemiyoruz.
Benim tavsiyem hastaların filmi seyrettikten sonra gelip benimle ya da doktorlarıyla izlediklerinin analizini ve yorumlarını yapmaları..." Psikiyatrist, bütün filmlerin birer araç olduğunu ve bu araçların kişiler tarafından nasıl istenilirse öyle kullanılabileceğini söylüyor.
Terapi ters tepebilir!
Jacobson'a katılmayan psikiyatristler de bulunuyor elbette. Onlara göre filmlerle terapi hiç de iyi bir yöntem sayılmaz, çünkü seyredilenlerin hastalar tarafından yanlış algılanma ihtimali oldukça yüksek. Ya da tavsiye edilen filmleri seyredenler işlerine gelecek sonuçlara varabilir. Örneğin 'Erkek Severse'yi seyreden bir alkolik, kendisinin durumunun öyle olmadığını, karşısındaki vakanın kendisinden çok daha ağır olduğunu düşünebilir. Bu ise onun limitlerini zorlamasına, o anda alkoliklik sınırında olmadığını düşündüğü için, her gün
biraz daha artırarak alkol tüketmesine neden olabilir. Yöntemi eleştirenler ayrıca hastanın kendisine tavsiye edilen filmlerin bambaşka taraflarına bakabileceklerini söylüyorlar. Kaliforniya Üniversitesi psikiyatristlerinden Irene Goldenberg, bir hastasının alkol problemini çözmek için kendisine 'The Days of Wine and Roses' (Şarap ve Gül) adlı filmi seyrettirdiklerini, fakat 'hastanın' filmde sadece erotik sahnelere ilgi gösterdiğini söylüyor!
|