Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
1 Ağustos 1999
Radikal-online... Yazarlar Radikal Geceleri Hiç Bitmiyor! Tıklayın!
Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket


Emeklilik yaşı üzerine

Şu IMF gelip işe çomak sokuncaya kadar bizim bugünkü sosyal güvenlik sistemimizle bir sorunumuz yoktu. Kadın çalışanlarımız 38 yaşında, erkekler 43 yaşında emeklilik haklarını alıp, 5 bin iş gününü doldurunca bir aylığa bağlanıyordu. Herhalde bu kişilerin 'niçin bize bu kadar erken emeklilik olanağı veriyorsunuz' diye şikâyet etmeleri beklenemezdi. Olsa olsa paranın azlığından hoşnut değillerdi. İşçi sendikalarımız ise dünyada benzeri olmayan böylesine erken bir emeklilik hakkını üyelerinin elde etmiş olmasının mutluluk ve gururunu taşıyordu. Sistemin ekonomiye olan maliyeti onları ilgilendirmiyordu. Belki bazı ileriyi gören mensupları böyle bir düzenin uzun yıllar devam edemeyeceğini düşünüyordu, ama şimdi ses çıkarmanın anlamı yok.
Ülkeyi yönetenlere gelince, onlar inanılmaz bir popülizm gösterisi içinde, uzun dönemde yürütülmesi mümkün olmayan bir düzenlemeyi, ekonomiye maliyetinin ne kadar büyük olduğunu göre göre getirip ülkenin karşısına çıkarttılar. Sistem yıllardan beri alarm verirken kulaklarını gerçeklere tıkayıp hiçbir önlem almadılar.
Ne zamana kadar? Ta ki IMF gelip, 'bugünkü durum sizi batağa götürüyor, sosyal güvenlik sisteminize bir çekidüzen vermeniz, emekli olma yaşını kadınlarda 58, erkeklerde 60'a çıkarmanız gerekir, aksi halde size destek vermeyiz' deyinceye kadar.
Ekonomi bu kadar bunalmış olmasa bizim yetkililer IMF'nin sözüne fazla kulak asmayacaklardı. Ancak durum kritikti. Hükümette 'IMF'den destek gelmezse bu işin üstesinden gelemeyiz' görüşü hâkim olmaya başladı. O zaman Başbakan sağa sola haber saldı, "diğer ülkelerdeki durumu araştırın" dedi. Bir de farkına varıldı ki bütün ülkelerde emeklilik yaşı 58-60'ın üzerinde. Bir tek küçük bir Afrika ülkesi hariç. Başbakan her gün en az iki kere bu bilgiyi verdiği halde herhalde ayıpları yüzlerine vurulmuş gibi olmasın diye bu küçük Afrika ülkesinin adını şimdiye kadar söylemedi.
Bu bilgi bana pek sağlıklı gibi gelmiyor. Dünyanın her tarafında -bir küçük Afrika ülkesi hariç- emekli yaşının 58-60 üzerinde olduğuna inanmakta güçlük çekiyorum. Fakat şu sıralarda küçük de olsa bir araştırma yapabilecek durumda değilim. Ancak düşünüyorum, 58-60 yaş sınırlamasına şiddetle karşı çıkan Emek Platformu'nun uzmanları en azından bu rakamları irdelemişler ve doğru olduğuna kanaat getirmişlerdir diyorum.
Kaç gündür ülkede sanki başka bir şey konuşulmaz oldu. Her gece emeklilik yaşı ile yatıyor, her sabah emeklilik yaşı ile kalkıyoruz. İlgili Bakan "Ben bunu hesap ettim, 58-60'tan aşağısı kurtarmaz" diyor. Aksi halde 'aktüerya' hesaplarının bozulacağını söylüyor. Bu konuda taviz verilemez" diyor. Aslında, Başbakan bundan kısa bir süre önce Bakanlar Kurulu'nda kabul edilen taslaktan da hiçbir taviz verilmeyeceğini kamuoyuna duyurmuştu. Oysa şimdi görüyoruz, geçen hafta sonunda yapılan işçi mitinginden sonra prim ödenecek gün sayısında ve geçiş şartlarında önemli tavizler verilmiş bulunuyor. Anlamakta güçlük çektiğim husus niçin bu tavizlerin 'aktüerya' hesaplarını bozmayıp da yalnız emekli yaşında yapılması istenen değişikliğin hesapları altüst ettiği.
Son gelişmeler, prim ödeme sayısında ve geçiş dönemi için yapılacak yeni düzenlemelere karşılık Türk-İş emeklilik yaşı konusunda ısrardan
vazgeçmiş bulunduğunu gösteriyor. EMEK Platformu'nun diğer üyeleri ise emeklilik yaşı konusunda ısrarlı olmaya devam etmektedir. Böylece Emek Platformu'nda ciddi bir çatlak çıkmış oluyor.
Önümüzdeki günlerde, çok sayıda çalışanı ilgilendiren bu konuda gelişmeleri ilgiyle izlemeye devam edeceğiz. Bu aşamada ise, hükümetin yaptığı bazı taktik yanlışlar açıkça görülüyor. Her şeyden önce, çalışanı, işvereni ve hükümeti bu kadar yakından ilgilendiren konu, tasarı haline gelmeden önce Ekonomik ve Sosyal Konsey'de ciddi olarak ele alınmalı, bir uzlaşma sağlanmalı idi. Kanunun Ekonomik ve Sosyal Konsey'de konuşulduğu biliyoruz, ama sonuç alıcı kapsamlı bir çalışma yapılmadığı da gerçek.
İkinci olarak, olaylar buraya kadar gelmeden önce Başbakan'ın bu iş için düzenleyeceği bir
basın toplantısında ve televizyonda, yapılmak istenenleri açık seçik bir şekilde kamuoyuna açıklaması gerekirdi. Bu kadar gürültüden sonra bile yapılan, sadece ayaküstü beyanlarda bulunmanın ve bazı televizyon programlarında sorulan sorulara cevap vermenin ötesine geçmiyor. Hükümet hâlâ daha 58-60 yaş sınırının sihirini kamuoyuna ikna edecek bir şekilde açıklamış değil.

Yukarıdaki yazı hakkındaki düşünceleriniz nedir?
Doyurucu   Yeterli   Yetersiz   Taraflı  
Bu anketlere katılan okuyucularımızın fikirlerini merak ediyor musunuz?

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön
Bu konuya ait haber listesi
İstanbul Uluslararası Festivalleri

DESTEK
seti@home
Dünyadışı akıllı yaratıklara ulaşmamıza yardım edin!
  • Detaylı Haberi
  • Ana Sayfası
  • Yükle ve Katıl!


  • Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
    Radikal-online... Bu sitedeki tüm sayfa ve uygulamalar her tarayıcı ile sorunsuz görüntülenebilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
    Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye