|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket
|
|
BTV satılmış Çillerlerin televizyonu BTV'nin Jet-Pa'nın sahibi Fadıl Akgündüz'e satıldığını söylediler. Sordum:
"Peki, Jet-Pa acaba niçin almış? Fenerbahçe'ye satmak için mi?"
Malum, nice trilyonlar harcayabilen ve Jet Fadıl diye bilinen kişi Beşiktaş'ın hırçın ve sorunlu eskilerini alıp pahalı fiyatlarla Fenerbahçe'ye satıyor. Sergen ve Alpay bunun örnekleri.
BTV de, Beşiktaş'lı olmasa da, hırçın ve sorunlu bir kanaldı. Hakeme sürekli itiraz eden ve durmadan küfürler yağdıran futbolcular misali, siyaset sahnesinin hakemlerine ve oyuncularına alt yazılarıyla verip veriştiriyordu. Bu yüzden sık sık şikâyetlere konu oluyor, RTÜK'ten sarı ve kırmızı kart görüyor, saha dışı kalıyordu.
Ama, tıpkı Alpay ve Sergen gibi, asla ıslah olmuyor, her şeye bıraktığı yerden başlıyor, yeni kartlar görmek için adeta kaşınıyordu.
Bakalım olağanüstü çıkışlar yapmaktan hoşlandığı bilinen Jet Fadıl bu kanalı Fenerbahçe'ye satabilecek mi? Çünkü, Fenerbahçe'nin gidişine bakılacak olursa, yakında kendisini savunabilmek için bol altyazı geçilebilecek bir TV kanalına ihtiyaç olacak!
* * *
Şaka bir tarafa, sadece kablolu televizyondan yayın yapan BTV'nin Çillerlerin elindeki dönemi Türkiye'nin iletişim tarihine 'kötü kullanılmış bir fırsat' şeklinde geçecek.
'Kötü kullanılmış' derken bunu yalnızca toplumsal yarar açısından söylemiyorum. Türk siyaset hayatında bir kuyruklu yıldız gibi geçen Çillerlerin yararı açısından da kötü kullanılmış bir fırsat olduğunu düşünüyorum.
Çillerler bu kanalı sürekli olarak bir saldırı silahı olarak kullanmayı tercih ettiler. Bu kanalda ne eli yüzü düzgün bir tartışma programı, ne güzel bir film, ne de unutulmaz bir belgesel yayınlandı. Varsa yoksa, ona buna, politikacılara, gazetecilere, Çiller muhaliflerine saldıran programlar ve alt yazılar...
Hele hakaret dolu altyazılarda BTV bir daha tekrar edilemeyeceğini umduğumuzu bir düzeysizlik rekoru kırdı. Ola ki, tazminat döneme rekorlarını da kırmıştır.
İşin garip yanı şurada: politika, bir insan kazanma sanatı olduğu halde, bu kanal hep insan kaybetmek, birilerini gücendirmek, kabuk tutmuş yaraları deşip kanatmak, küllenmek üzere olan kinleri ateşlemek için kullanıldı.
Zaten, bu kanalı sürekli saldırılan kişilerden başka izleyen yok gibiydi. Durum böyleyken, böyle bir silahı durmadan yeni düşman kazanma ve eski düşmanlıkları pekiştirmek için kullanma stratejisini hiç anlayamadım.
Zaman zaman düşündüğüm oldu: 'Bu negatif yayıncılık yaklaşımının siyasal açıdan ne kadar yanlış ve zararlı olduğunu kimse Çillerlere söylemiyor mu? Hadi Türkiye'yi geçtik, Amerika'da bu yaklaşımın iflas ettiğini anlatacak bir dostları ya da danışmanları yok mu Çillerlerin?'
Belli ki, yokmuş; sandıktaki seçmen dışında, kimse söylemedi ve DYP dibe vurdu. Ama gene de gereken ders alınmadı.
BTV son zamanlarda bir taraftan daha çok
14-21 yaş grubu tarafından seyredilen Batı müziği klipleri gösterirken, bir yandan da altyazılarıyla, Çiller muhaliflerine ateş püskürmeye devam ediyordu. Hiçbir Allah'ın kulu, bu klip izleyicisi ile DYP seçmen tabanının hiç örtüşmediğini söylemedi mi Çillerlere? Görüntülü mesajla yazılı mesajın birbirini götürdüğünü belirtmedi mi? Garip.
İletişimci gözüyle, hep hayretler içinde baktım BTV'ye. Başarısız iletişim projesi olarak dünyada bir ikincisi olduğunu sanmıyorum.
|
|
|
|