Bilimin sanata ettiğiAltı aylık bir projeyle İstanbul'da olan Dimitri Samuramis, teknoloji karşısında sanatın aldığı tavrı sorgulayan bir film hazırlıyor. Sanatçı, bir çağdaş sanat projesi olan bu filmi Karadeniz'de çekiyor CEM ERCİYES
İSTANBUL - Plastik sanatlar dünyası derin bir sessizlik içinde yeni sezona ve eylülde başlayacak bienale hazırlanıyor. Deprem yasının
da etkisiyle sanat adına dal kıpırdamayan şu günlerde Almanya'dan gelip büyük bir ekiple harıl harıl çalışan bir genç sanatçıyı görmezden gelemezdik. Biz de istihbaratı değerlendirdik ve Dimitri Samuramis'le denize açılmadan önce görüşmeyi başardık.
Samuramis şu sıralar 12 kişilik ekibiyle birlikte Karadeniz'de. Kiraladıkları Bodrum tipi bir teknede uzun metrajlı film çekiyorlar. 'Flood' (Sel) adlı film bir çağdaş sanat projesi aslında. Samuramis de
10 yıldır sanat yaşamını Berlin'de sürdüren Yunan asıllı bir ressam. Berlin Şehri'nden aldığı bursla İstanbul'da. Altı ay boyunca İstanbul'da yaşayacak, Türk sanatçılarla tanışıp resimler, projeler üretecek. Sanatın sınırları kalmadı Samuramis'in ilk İstanbul projesi olan 'Flood' sanat-bilim ilişkisini sorguluyor. Sanatçı her geçen gün biraz daha yoğunlaşan sanat-bilim ilişkisinin bir yandan büyük bir çatışmaya kaynak teşkil ettiğini söylüyor. "Her geçen gün sanatçılar resimden uzaklaşıyor ve teknolojinin sunduğu araçları kullanan felsefi yapıtlara yöneliyor. Bahsettiğim ilişki, pratik kullanıma yönelik bir ilişki değil elbette. Artık klasik resimler yerine, galeri ve müzelerde sanatın ve
sanatçının ne olduğunu sorgulayan çalışmalar görüyoruz. Sınırlarımız
kalmadı, sanatın alışıldık gelişme çizgisi yok oldu. On yıldır bir zincirleme reaksiyon yaşanıyor. Her şey darmadağın, hiçbir biçimde sabit kavramlardan, tek bir akımdan ve hatta sanatın ne olduğuna dair sabit bir tanımdan dahi söz etmek mümkün değil."
Samuramis, bu meseleye sinemanın anlatım olanaklarını kullanarak yaklaşıyor. Film, İstanbul'da buluşan Yunanlı ve Alman bilim adamları ile sanatçıların Karadeniz'de çıktıkları araştırma gezisini konu alıyor. Araştırmayı filme almak için gemide olan sanatçılarla bilim adamları, hatta sanatçılar arasında zamanla tartışmalar ve bölünmeler yaşanmaya başlanıyor. Hem video, hem de 16 mm ile çekilecek çalışma
'film içinde film' barındırıyor. Video ile çekilecek araştırma sahnelerinin arasına 16 mm olarak hazırlanacak teatral sahneler eklenecek. Böylece 80, 90 dakikalık bir film ortaya çıkacak. Projenin
bir de Alman yapımcısı var:
Mx Medienproduktion.
"Her şeyden önce ben klasik anlamda bir sinemacı değilim, bir sanatçıyım. Bu aracı düşüncelerimi ifade etmek için kullanıyorum, o kadar. Farklı bir iletişim için farklı bir araca ihtiyacınız var" diyor. Nitekim çalışmanın sinemasal sorumluluğu Türk sinemacı Necmi Aydın'ın üzerinde. Birçok kısa filme imza atan Beykent Üniversitesi öğretim görevlilerinden Aydın, 'sinemasal çözümlemeler'de yardımcı olduğunu söylüyor. Bir yandan da projenin Türkiye koordinatörlüğü de ona ait.
Samuramis dijital görüntüleri sinemasal bir anlatım için kullanıyor. 'Peki neden video sanatı değil de sinema?' diye sormaktan kendimizi alamıyoruz. "Video sanatında yapılanlar çok kısa şeyler. İzleyiciye düşünmek için, karşılaştırmalar yapmak için zaman tanımıyor, yalnız bir bilgi akışı sağlıyor. Film hem sanatçı için, hem izleyici açısından fikir geliştirmek için daha fazla olanak tanıyan bir araç. Bir başlangıcı ve bitişi var ve uzun sürüyor" cevabını alıyoruz. Bilgisayardan yararlanıyor 'Flood'un eylül sonuna kadar tamamlanması tasarlanıyor. 28 Eylül'de Alman Kültür Merkezi-Goethe Enstitüsü'nde galası yapılacak. Ardından İstanbul'daki atölyesinde resim yapmayı sürdürecek ve bu çalışmalarını da Galeri BM'de sergileyecek. Resimlerinde nasıl bir 'teknik' kullandığını sorduğumuzda bilgisayardan yararlandığını söylüyor. Ama, yalnızca fotoğrafları deforme ederek soyutlamalar elde etmek için. Sonra fırçayı eline alıp elde ettiği görüntüyü tuvale aktarıyormuş. Neden mi? "Önemli olan teknoloji ile geleneksel olan arasında bir ortak yol bulmak, kesin bir kopuştan kaçınmak gerek" de ondan.
|