Gün ışığını yeniden gördüDoktorlar, kurtarılan pek çok depremzedenin yaşadıklarını anlatamadığını söylüyor. Ama 22 yaşındaki Elif, 36 saatlik kâbusun her dakikasını hatırlıyor ve anlatıyor. Ve 'yeniden nefes almak ve dünyayı görmek çok güzel' İSTANBUL - Gürültüleri duyabiliyordu. Yıkıntı altında sıkışıp kalmıştı. Biraz ötesindeki kardeşi aracılığıyla anne babasına iyi olduğunu iletti. 22 yaşındaki Elif Çiftçi, tam 36 saat bu kâbusu yaşadı. Doktorlar yaşadıklarını böyle detaylı anlatabilmesinin mucize olduğunu söylüyor. Çünkü kurbanların çoğu, travma nedeniyle yaşadıklarını hatırlayamıyor bile.
Kısa bir süre önce hemşirelik okulundan mezun olan Elif, Avcılar'dan hastaneye gidene dek her şeyi bir bir anlattı. "Tek düşünebildiğim, Allah'a yakarmaktı. Eğer yaşamamı istiyorsa yaşar; istemiyorsa ölürdüm" diyordu. Yüzünü çevreleyen oksijen maskesine rağmen konuşuyor, her şeyi son derece net hatırlıyordu:
"Deprem olduğunda oturduğumuz daire sallanmaya başladı. Herkes bağırıyordu. Erkek kardeşim telaşlanmamamı, çünkü karşıdaki evlerin iyi durumda olduğunu söylüyordu. O konuşurken evimiz bir anda çöktü." Elif, o sırada, kardeşi Muhammed'le paylaştığı odasındaki ranzanın üst katındaydı. Ve sarsıntı durduğunda kendini yıkıntıların altında buldu. Tavanla yüzü arasında sadece birkaç santimlik boşluk vardı. Yerinden oynatabildiği tek şeyse sol koluydu. Anne babasıyla abisi Veysel bitişik odadaydılar. Ağladıklarını ve onu sorduklarını duyabiliyordu. Onları teselli edecek mesajı daha yakın bir yerde olan kardeşi Muhammed aracılığıyla iletti.
Yıkıntıların arasından ulaşan su "Sürekli kendime iyi olduğumu söylüyordum. Onların yaşadığını bilmem çok önemliydi. Sürekli Allah'a yardım etmesi için yalvardım. Kimi zaman yorgun düşüp uyuyakaldım. Hiç rüya görmedim ama her uyanışımda hiçbir şeyin değişmemiş olduğunu gördüm."
Zaman böylece akıp geçti. İçecek bir damla su yoktu ve çok sıcaktı. Sonra bir an itfaiyecilerin sıktığı suyun yıkıntıların arasında kendisine ulaştığını hissetti. Kurtarma ekiplerinin sesini duymuştu: "Kardeşimle birlikte gürültü yapmaya başladık. Babam onlara seslendi." Ancak sorunlar vardı. İlk denenen yol çıkış vermedi ve ekip yeni baştan başlamak zorunda kaldı: "Söyledikleri her sözü duyabiliyordum. Etraftaki makinelerin çıkardığı sesleri de. O anda kurtulacağımı anladım."'O an öleceğimi düşündüm' Yine de Elif'in gün ışığına çıkması için saatler geçmesi gerekti. Kurtarma ekibi önce anne babasına (Doğan ve Nazife) ulaştı. Ardından sıra 17 yaşındaki erkek kardeşine geldi. Muhammed'in ekibe, "Önce kız kardeşimi kurtarın. Onun durumu benden ağır" dediğini duydu. Ardından dakikalar sonra üzerindeki yıkıntıda bir kıpırdanma oldu ve akşamüzerinin hafif gün ışığı Elif'in yüzüne vurdu:
"Onlara doğru hareketlenmeye çalıştım. O kadar heyecanlıydım ki, nefes almakta güçlük çekiyordum. O an öleceğimi düşündüm."
Ama doktorların, yaşadığı deneyimi anlatmasını 'mucizevi' diye nitelendirdiği Elif kurtuldu. "Yeniden nefes almak ve dünyayı görmek çok güzeldi" diyordu. Şimdi ona bir tek şey söylenemiyor, abisinin yıkıntıların altında can verdiği. (The Independent)
|