İnsanlık ölmedi ama...Yüzyılın en büyük depreminde zarar görenlere yardım etmek için tüm Türkiye'nin seferber olmasına karşın, kriz masalarının organizasyonsuzluğu gönüllü çabaları karşılıksız bırakıyor OYA ER
İSTANBUL - Marmara Bölgesi'ni harabeye çeviren depremde zarar görenlere yardım için tüm Türkiye seferber oldu. Evindeki pirincin yarısını, ekmeğini, çocuğunun bezini felaket bölgesine göndermek isteyenler dayanışmanın en güzel örneklerini sergilerken, kriz merkezlerindeki koordinasyonsuzluk yardımların gerekli yerlere ulaşmasını zorlaştırıyor.
İstanbul'daki kriz masasının telefonları susmak bilmiyor. Arayanlar, depremzedelere nasıl yardım edebileceklerini soruyor. "Para veremem, sağlıkla ilgili de bilgimyok. Ama Kızılay çadırlarında yemek pişirebilirim. Hiç olmazsa insanlara moral verebilim" diyenler, gözleri yaşartıyor.
Telefonlara bakanlar, bazen arayanların istekleri konusunda çaresiz kalıp, ahizeyi orada bulunan gazetecilere doğru uzatıyor ve 'Ne diyeceğiz şimdi?' dercesine başlarını sallıyor. Gazeteciler ise, bir süre sonra kurumlarına haber geçmeyi bir kenara bırakıp, telefonla arayanları doğru yerlere yönlendirmeye çalışıyor. Geç gelen organizasyon İl Özel İdare Binası'nda kurulan kriz merkezi, aynı zamanda yardım çalışmalarına katılmak isteyenlerin akınına uğruyor. Ama buradaki yetkililer, uzun süre gelenleri 'ne yapacaklarını bilmediklerinden' geri çevirdi. Birkaç memur ise vefalı çalışma örneği sergiledi, ancak yaşanan amatörlük nedeniyle onlar da bir şey yapamadı. Deprem anında acil kararlar vermek ve yardım koordinasyonunu sağlamak için kurulan kriz merkezi, depremin üzerinden üç-dört gün geçtikten
sonra işleyişi düzene koymaya başladı.
İstanbul dışına gidecek yardımlar, eskiye nazaran daha düzenli bir şekilde toplanıyor.
Ancak, vatandaşların deprem bölgelerindeki kriz merkezlerinin bu yardımları gerekli yerlere sağlıklı olarak ulaştırıp ulaştırmadığı konusunda şüpheleri var. Halk yardım için akın ediyor Vatandaşlar, en çok sağlık, yiyecek, giyecek, iş makinası, kurtarma çalışmaları ve yabancı ekiplere çevirmenlik konularında başvuru yapıyor. İstanbul'da yardımlar şu şekilde toplanıyor:
- İlaç, çadır, battaniye, yiyecek, giyecekler Kızılay'ın İstanbul Valiliği binasındaki Kızılay Kriz Merkezi'ne götürülüyor. Kızılay ise kendi araçlarıyla bu malzemeleri felaket bölgelerine gönderiyor.
Tel: 0212 520 22 13
- Doktor, hemşire ve laborantlar gibi sağlık görevlileri ise İl Sağlık Müdürlüğü'ndeki Sağlık Komuta Merkezi'ne başvurup, gereksinim
olan bölgelere gönderiliyor.
Tel: 0212 528 00 10
- Yardım etmek isteyenler, kullanılmamış giyecekleri ve son kullanma tarihi geçmemiş yiyecekleri, temizlik malzemelerini Yenikapı'daki feribot iskelesindeki yetkililere bırakabilir. Buraya bırakılan malzemeler görevlilerce feribota yüklenip Yalova'ya gönderiliyor.
- Vatandaşlar, yapacakları yardımları bir kamyona yükleyip felaket bölgelerine kendileri götürebilir. Ancak, valilikten ya da
ilçe kaymakamlıkların alınacak yol izni olmadan yardım kamyonları yola çıkamıyor.
- Kurtarma çalışmalarına katılmak, çevirmenlik yapmak ve deprem bölgelerine iş makineleri göndermek isteyenler ise İstanbul Valiliği'ne başvuruyor. Yapılacak bu tür yardımlarla Vali Yardımcısı Ata
Aksoy ilgileniyor.
Tel: 0212 520 22 20-28
|