Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
21 Ağustos 1999
Radikal-online... Türkiye Radikal Geceleri Hiç Bitmiyor! Tıklayın!
Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket


İşte katiller!

Üç kuruşluk kârları için insan yaşamını hiçe sayan haddeciler ve demir tüccarları hurdadan ürettikleri standartlara aykırı binlerce ton çürük demiri piyasaya sürüyor
Haber ResmiHAKAN GÜLSEVEN
İSTANBUL - Türkiye'de ray ve hurda gemi sacından üretilen demirler aranılan standartlara uygun olmamasına rağmen, bu hurdalardan binlerce ton inşaat demiri üretilip piyasaya sürülüyor. Balıkesir, Karabük ve İskenderun'daki küçük ölçekli haddehanelerin büyük çoğunluğu hurdaya çıkan rayları ve sökülen hurda gemi saclarını tav fırınlarında inşaat demirine dönüştürüyor. Üretim sürecinde demirin mukavemetini artıracak hiçbir katkı maddesi kullanılmazken, üretim sonunda da çekme, germe ve mukavemet testlerinin hiçbiri yapılmıyor. Oysa, inşaat demirlerinin kütük demirden üretilmiş ve testleri yapılmış olması gerekiyor.

Kırılıyor, dökülüyor
Metal yorgunluğuna uğramış, paslı ve çürük hurdalardan elde edilen demirler kas gücüyle bile kırılabilirken, aynı demirler inşaatlarda kolon demiri olarak kullanılıyor. İnşaatların dayanıklılığı bakımından en önemli unsur olan demir iskeletin çürük olması, deprem bile olmadan binaları yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor. Bir depremde ise, dev binalar sarsıntının etkisiyle kâğıt gibi parçalanıyor. Demirciler, raylardan elde edilen çürük demirlerin en önemli özelliğinin sert ve cam gibi kırılgan olması olduğunu söylerken, hurda gemi sacından üretilenlerin kullanım aşamasında kurumuş kil gibi pul pul döküldüğünü vurguluyor.
Hurda gemi sacları haddehanelere en büyük 'toptancı' merkezi konumundaki Aliağa gemi söküm tesislerinden gidiyor. Burada sökülen sacları haddehanelere dağıtanların başında ise Kalkavanlar geliyor. Öte yandan, demiryollarının eskiyen ya da kullanılmayan rayları ihale yoluyla haddecilere satılıyor. Yurtdışından, özellikle eski Doğu Bloku ülkelerinden de ray, paslanmış ve kalitesiz demir kütüğü girişi yaşanıyor. Hurdalar haddehanelerde çürük inşaat demirine dönüştürülerek İstanbul'un kenar semtleri, Balıkesir,
Yalova, Gebze, Kocaeli, Bursa, Çanakkale, Denizli başta olmak üzere birçok ildeki inşaatlarda kullanılmak üzere satılıyor.
Satış sırasında demir tüccarlarının önemli bir kısmı sahteciliğe başvurarak bu demirleri İçdaş, Diler, Çolakoğlu gibi kalitesi dünyaca onaylanmış demir üreticilerinin adını kullanarak satıyor. Çürük demirler 'hazır kesilmiş kolon demiri' olarak satılıyor.
Erzincan depremi öncesinde Balıkesirli haddecilerin tren rayı ve gemi sacından çektikleri binlerce ton inşaat demiri Erzincan'daki kamu binalarının ve kooperatiflerin inşaatlarında kullanılmıştı. Bu binaların büyük kısmı Erzincan depremi sırasında yerle bir oldu. Erzincan depreminde yıkılan binaların çok büyük bölümü sadece üç yıllık binalardı.
Hurdalardan demir üretimi oldukça ciddi kârlar bırakıyor. Gemi sökümcüleri, ellerindeki hurda demiri yeniden işlenmek ve inşaat demiri üretimine uygun hale getirilmek üzere izabe ocaklarına verdikleri takdirde, doğrudan haddehanelere verilen rakamın en fazla üçte birini kazanabiliyor. Haddeciler ise inşaat demirini standartlara uygun olabilmesi için kütük demirden üretmek zorunda. Ancak kütük demir yerine doğrudan hurdadan üretim yapan haddehaneler, inşaat demirinin maliyetini yarı yarıya düşürmüş oluyor. Diğer taraftan, hurda sac ve raylardan üretilmesinde sakınca olmayan lame ve silme demir piyasada uzun vadeli çekle satıldığı için, peşin parayla çalışılan inşaat demiri üretmek ayrıca bir fayda sağlıyor. Peşin parayla çürük inşaat demiri alan demir tüccarları ise, piyasadan çok daha ucuza temin ettikleri malı, kaliteli standart demirle aynı fiyata satıyorlar.

Yabancılar çok titiz
Öte yandan, Türkiye'den yurtdışına demir ihracında alıcı firmalar test sonuçlarını istiyor ve aldıkları malı denetimden geçiriyor. İhracatçı şirketler de bu istekleri yerine getirmek zorunda kalıyor. Demir üreticisi İçdaş'ın genel müdürü Bülent Engin, "Biz birçok Avrupa ülkesine demir veriyoruz. Adamlar üç aylık periyodlarla gelip denetim yapıyor, tesislerimizi hallaç pamuğuna çeviriyor ve öyle mal alıyor" diyor. Ancak söz konusu olan iç piyasa olunca hiçbir denetim mekanizması uygulanmıyor. Bülent Engin durumu çok açık tarif ediyor: "İnşaatlarda kullanılacak demirler için kanunen çok ciddi testler yapılması lazım. Ama bu haddehanelerin hiçbiri kanuna uygun üretim yapmıyor. Ürünleri TSE'ye uygun değil. Denetime gelen olursa da eline üç beş kuruş sıkıştırılıp gönderiliyor." Böylelikle, üç kuruşluk kâr için insan yaşamı hiçe sayılıyor. Ve anlaşılan o ki, deprem sonrasında halkı kaderiyle baş başa bırakan devlet kuruluşları, denetim aşamasında da aynı tutumu izliyor.

Yukarıdaki yazı hakkındaki düşünceleriniz nedir?
Doyurucu   Yeterli   Yetersiz   Taraflı   Oyumu Yolla
Bu anketlere katılan okuyucularımızın fikirlerini merak ediyor musunuz?

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön
Bu konuya ait haber listesi
İstanbul Uluslararası Festivalleri

DESTEK
seti@home
Dünyadışı akıllı yaratıklara ulaşmamıza yardım edin!
  • Detaylı Haberi
  • Ana Sayfası
  • Yükle ve Katıl!


  • Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
    Radikal-online... Bu sitedeki tüm sayfa ve uygulamalar her tarayıcı ile sorunsuz görüntülenebilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
    Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye