Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
21 Ağustos 1999
Radikal-online... Türkiye Radikal Geceleri Hiç Bitmiyor! Tıklayın!
Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket


Kesinlikle eksik malzeme

Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, yıkılan binalarda eksik beton ve demir kullanıldığının bariz olarak saptandığını açıkladı. Odaya göre sorumlu, kaçak yapıların temelini atan devlet yöneticileri
İSTANBUL - Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, son depremde can kaybının fazla olmasına yıllardır birbiri üzerine yapılan denetimsizliğin neden olduğunu belirterek, yıkılan binalarda demir ve betonun eksik kullanıldığının yapılan incelemelerde bariz bir şekilde ortay çıktığını bildirdi. Oda tarafından yapılan açıklamanın tam metn şöyle:
Deprem felaketi, bu kez ülkemizde nüfusun en yoğun olduğu kuşağı vurdu: Marmara Bölgesi'ni. Hepimizin felaketten etkilenen yakınları var. Ateş, düştüğü yeri yakmadı yalnızca. Acıyı tüm ulus olarak hissettik, hissediyoruz.
Ancak, felaketten daha acı olan, bu durumun bir 'DOĞAL AFET' olarak tanımlanamayacak olması. 1. derece deprem kuşağında yer alan bir bölgede, depremin faturasının bu denli ağır olmasının asıl nedeni ihmaldir. Yapılan açıklamalarda kullanılan 'Hazırlıksız yakalandık' sözleri ise vurdumduymazlığın en somut delilidir.
Ülkemiz doğal felaketlerle birçok defa karşı karşıya kaldı; Erzincan, Adapazarı, Adana, Dinar, Senirkent, İzmir ve daha niceleri. Yani oldukça tecrübeliyiz aslında. Ve hâlâ yaşananlara doğal afet diyor, hazırlıksız yakalandık diyebilecek kadar yüzsüzleşebiliyoruz. Meslek odalarının, bilim adamlarının çağrılarına, uyarılarına kulaklarını kapayıp insan hayatını hiçe sayabiliyoruz. İşte asıl felaket buradadır.
Yaşanan bu son felaketteki can ve mal kaybı ülkemizdeki ucuz siyasetin yeni bir halkasıdır ve korkarız ki son halkası da olmayacaktır.
Bugün, her türlü imar yetkisi ya hiç bilgi birikimi olmayan ya da son derece kısıtlı bilgiye ve teknik kadrolara sahip belediyelere verilmekte ve hiçbir denetime tabi tutulmamaktadır. Binalarda kullanılan malzemelerin müteahhitlerin insafına bırakıldığı bir durumda karşımıza çıkan bu tabloya doğal afet demek insan vicdanını rahatsız etmektedir.
İmara açılmaması gereken bölgeler sırf rant uğruna, politik çıkarlar uğruna imara açılmıştır. Özellikle belde belediyelerinin imarla ilgili tutumları son derece korkutucudur. Bu belediyelerin belediye meclislerince alınan bilinçsiz kararlarla hiçbir araştırma yapılmadan heyelan bölgeleri dahi (Beylikdüzü bölgesi vb.) çok katlı imara (10-15 kat gibi) açılmaktadır. İmar planı yapılacak yerlerde jeolojik araştırmalar yapılmamakta, yapılsa da sonuçlar dikkate alınmamaktadır.

İmar afları davetiye çıkardı
1980 sonrası topluma hâkim olan yasa tanımazlık tüm toplumda alışkanlık haline gelmiş, her seçim dönemi yeni bir fırsat olarak görülmeye başlanmıştır. İmar aflarıyla, yerleşime kapalı olması gereken yerlerde yapılan kaçak yapılar yasallaştırılmış ve ilave katlar yaptırılması bu sonuçlara davetiye çıkarmıştır.
Bu son felakette yıkılan binaların imarlı bölgelerde olması ise belediyelerimizin ne durumda olduğunu gözler önüne sermektedir. Yapıların inşası sırasında hiçbir teknik kontrolün yapılmadığı, müteahhitlerin vicdanlarıyla baş başa bırakıldığı görülmektedir. "Benim memurum işini bilir' zihniyetinin sonucu, yapılması gerekli denetimler anlamsızlaştırmıştır. Yıkılan binalarda yaptığımız incelemelerde özellikle demir ve betonun eksik kullanıldığı bariz bir şekilde görülmektedir. Buradaki ilk sorumlu belediyeler, teknik uygulama sorumluları ve son olarak müteahhitlerdir. Müteahhitlerin eksik malzeme kullanmalarına izin veren, proje ve ruhsatlarına aykırı yapı yapmalarına müsaade eden teknik uygulama sorumluları ve belediye yönetimleridir.
Her şey olup bittikten sonra 'yıkılanı yaparız', 'devlet büyüktür' demek büyüklüğün değil, zaafın ifadesidir. Kim kaybedilen bir canı geri getirebilir ki? Asıl en büyük felaket ise yaşanan tüm felaketlere rağmen ders almayan, aklın gereği en basit önlemleri bile almaktan aciz bir yönetim anlayışı ve kaçak binaların temelini törenlerle atanların halen devlet yönetiminde bulunmalarıdır.
Yapılması gerekenler son derece açıktır. 1. derece deprem bölgesi içinde yer alan bölgede neler yapılacağı, ne tür önlemler alınacağı bellidir. Bu önlemleri almayan yöneticilere gereken yaptırımlar uygulanmalıdır.
Doğal afetler önlenemez, ancak yol açabilecekleri yıkım en aza indirilebilir ki, bu önlemlerin maliyeti, hiçbir şekilde yitip giden onca canla kıyaslanamaz. Bu son felakette de görülüyor ki afetler sonunda uygulamaya konulacak bir eylem planımız yok. Oysaki bu gibi durumlarda kimin ne yapacağı, hangi ekipmanla nerede bulunacağı önceden planlanmalıdır. Semt semt, mahalle mahalle en sağlam binalar
tespit edilerek buralarda ilkyardım ekipmanlarının ve ilkyardım malzemelerinin hazır bulundurulmaları gerekiyor. Bu aşamadan sonra imara ilişkin şu önlemler derhal alınmalıdır:

Alınabilecek önlemler
1. Birinci derecede deprem bölgelerindeki yerleşimlerden başlayarak tüm imar planları durdurulmalıdır.
2. Oluşturulacak yetkili kurullarca bu planlar incelenmeli ve jeolojik araştırmalar yapılmalıdır.
3. Planlar bu raporlara göre tekrar düzenlenmelidir.
4. Ülke ekonomisinde önemli yer tutan yatırımların 1. derece deprem kuşağında yapılması engellenmelidir.
5. Mevcut tesislerde de gerekli önlemler hızla alınmalıdır.
Yapılması gereken, şehirlerimizin plan disiplini içinde, bilimsel doğrulara uygun bir şekilde geliştirilmesini sağlarken, diğer yandan kaçak yapılaşmayı önlemek ve yapı denetimini sağlamaktır.
Felaketin suçlusu doğa değil, önlem almayan yöneticiler, basit siyasi çıkarlar ve haksız rant sağlama çabası içindeki politikacılarımızdır.
Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi olarak bu son felakette hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza tanrıdan rahmet, yakınlarına ve tüm yurttaşlarımıza başsağlığı dilerken, politikacılarımız ve yöneticilerimizin bu kez olsun ders almalarını diliyoruz.

Yukarıdaki yazı hakkındaki düşünceleriniz nedir?
Doyurucu   Yeterli   Yetersiz   Taraflı   Oyumu Yolla
Bu anketlere katılan okuyucularımızın fikirlerini merak ediyor musunuz?

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön
Bu konuya ait haber listesi
İstanbul Uluslararası Festivalleri

DESTEK
seti@home
Dünyadışı akıllı yaratıklara ulaşmamıza yardım edin!
  • Detaylı Haberi
  • Ana Sayfası
  • Yükle ve Katıl!


  • Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
    Radikal-online... Bu sitedeki tüm sayfa ve uygulamalar her tarayıcı ile sorunsuz görüntülenebilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
    Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye