Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
21 Ağustos 1999
Radikal-online... Türkiye Radikal Geceleri Hiç Bitmiyor! Tıklayın!
Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket


Sevginin Richter ölceği!

Ülkeye depremle birlikte bir sevgi seli yayıldı. Devletin yetersiz kaldığı her alanda halk, birlik olup, kendi başının çaresine bakıyor. Kavgalar, hırslar unutuldu. İnsanlarda sevgi ve umut var
Haber ResmiHızır TÜZEL
İSTANBUL - Aslında deprem çoktandır beyinlerimizdeydi. Bilmem kaç Richter ölçeğindeki bu depremi çoktandır yaşıyorduk. Fay hatlarımız kırıldıkça depremimiz artıyordu... Kırıklar umarsızlıkla besleniyordu. Ülkenin fay hatlarına yerleşen açgözlülük, sevgisizlik ve duyarsızlık
40 yıldır iktidarda. Biz, diğerleri, o unutulmaz 45 saniyeleri aslında biteviye, hep yaşıyorduk. Yaşamlarımızın hırsız müteahhitleriyse ne dedikleri, ne yaptıkları, ne istedikleri belli olmayan arsız ve doyumsuz politikacılardı. Bir de onların onlardan beter yardakçıları.
Depremle birlikte hepsi kayboldu. O gece, o karanlık içinde karanlık ruhlarında oluşan depremin hasarıyla meşguldüler belki de.

Ertesi günün sabahı
Felaket sabahı. Sokaklarda 'devlet' filan yok halk var. Güneşin ilk ışıklarıyla varoşlardaki renk cümbüşü göze çarpıyor. Bölge bölge çadırkentler kurulmuş. İnsanlar sanki, hep böyle bir afeti beklermiş gibiler. Serde göçebelik var tabii. Çadırlar kurulmuş, parklar, bahçeler dolmuş.
İlk paniği atlatanlar inanılmaz organizasyonlar düzenliyor. Avcılar'da, Çınarcık'ta, Yalova'da insanlar göçüklerde tırnaklarıyla bir yaşam umudu arıyor. Maddi zarar, üç bilinmeyenli denklem. Halk kayıplar için ağlıyor, ama bilinçlenmiş de. Hasarlı beyinler bu depremle dengelenmiş sanki. Örgütlenme, ülkede şimdiye kadar hiç olmadığı kadar başarılı.
Nereden çıktığı belli olmayan eli sopalı cezalandırıcılar afet yerlerinde talana, karaborsaya, uyanıklığa aman vermiyor.
Afet yerlerinde trafiği düzenliyor, sokak sokak hırsız müteahhitleri arıyorlar.
Beşiktaş'ta kriz masaları oluşturulmuş. Herkes birlik olmuş, evde ne var, ne yok getirmiş. Kamyonlar dolup dolup taşıyor. Bir görevli avazı çıktığı kadar bağırıyor; "Vatandaşlar kefenlik bez getirin lütfen." Bir hayırsever biraz sonra elinde top top Amerikan kumaşıyla geliyor. Bir başka tarafta da esnaf örgütlenmiş. Dükkânlarından yükledikleri kolileri birer birer açıp torbalara dolduruyorlar.
Daha düne kadar birbirlerine düşman gibi bakan asık suratlı insanların yüzünde tertemiz bir telaşı ve acı yüklü kaygıyı görmek de varmış.

Esnaf örgütlendi
Motor iskelesinde her gün birbirini ite kaka motora atlayanlar, işinden çıkmış bankacılar, sokakta yaşayan bir sarhoş, mini etekli bir genç kız, uzun saçlı akademi gençleri, hepsi Üsküdar'a geçmek için değil, başka bir amaç için el ele vermiş. Motorcular da örgütlenmiş. Aralarında para toplayıp altı motor dolusu erzağı İzmit'e götürecekler. Bir kamyon Orkid elden ele motora taşınıyor. Hiç kimse genç kızın rüzgârda uçuşan eteğine bakmıyor.
Korkmaktan yorulmuş insanlar, kan ter içinde hiç tanımadıkları afetzedelere yardım etmenin, birlik olmanın kuvvetiyle çalışıyor. Kadıköy'de küçük bir trafik kazası oluyor. Sürücülerin inip birbirlerine girişmelerini bekleyenler yanılıyor. Arabadan inip hasara bile bakmadan birbirlerine 'Geçmiş olsun' deyip, tokalaşıp öpüşüyor, trafik tıkanmasın diye gaza basıp uzaklaşıyorlar.
Bakırköy'de ise Adapazarı'ndaki kızından haber alamayan bir anne telaşla rastgele bir taksi çeviriyor. Şoföre 'Biz erzak alıp Adapazarı'na gideceğiz, kaça götürürsün?' diye soruyor. Taksi şoförü paranın önemi olmadığını, yanlarındaki tüm parayla erzak almaları gerektiğini, taksi ücretinin ise İstanbul'a döndükten sonra halledileceğini söylüyor ve yalnızca kendi cep telefonu numarasını vermekle yetiniyor. Yaşlı teyzeyi Adapazarı'na götürüp getiriyor. Daha düne kadar 'Yok para üstü vermedin, taksimetre açtın açmadın'
diye tartıştığımız o aksi taksicilerden böyle bir jest bekler miydiniz? Artık bekleyin.

Huzur yarına kaldı
Huzurlu bir gece umutları yine bir deprem anonsuyla ertesi geceye kalıyor. Yine parklar bahçeler dolu. Bakmayın bir iki kalenderin mangal yakıp sefa yaptığına. Sitelerin bahçesinde yepyeni dostluklar filizleniyor. Aynı apartmanda oturup da yıllardır merhabalaşmamış komşular, birbirlerine çay ikram ediyor. Cep telefonları ortak kullanılıyor.
Sanatçılar kendi imkânlarıyla afet bölgelerine gidip
yardımda bulunuyor, yardım kampanyaları birbirini izliyor.
Türkiye'de insanlar belki de ilk kez birlikte umut ediyor; 'Bir can daha gitmesin' diye. Türkiye'de insanlar acı çekiyor, 'Neden elimden bir şey gelmiyor, neden yardım edemiyorum?' diye.
Depremin aldığı canların sayısı giderek yükseliyor. Deprem, sanki 'Üzgünüm ama size insanlığınızı hatırlatıyorum, bu da bedeli' diyor.

'Bugün git, yarın gel'
Avukat Ekin Gökkılıç deprem ertesi üç arkadaşıyla afet bölgesine gidip insanlara yardım etmek istiyor. Hemen İstanbul Valiliği'ne gidiyorlar. Valilikten 'İzmit'te tercümana ihtiyaç var , siz arabanızla gidin' diyorlar. Aynı amaçla valiliğe gelmiş birini daha alarak ve bagajı erzak doldurup İzmit'e gidiyorlar. Bu kez istikamet İzmit Valiliği.
Valilikte bir keşmekeş sürüyor. Adamın biri yardım için bir kamyon dolusu erzak getirmiş. 'Nereye bırakayım?' diye soruyor. Bir tartışma başlıyor. Yetkililer bir türlü karar veremiyor. 'Şuraya götür', 'Hayır olmaz yukarı mahalleye versin'... Tartışma uzuyor. Sonra Silahlı Kuvvetler olaya müdahale ediyor. Valiliğe gelen bir paşa, durum kontrolü yapıp kısaca, 'Bundan böyle görevi biz alıyoruz' diyor. Vali yardımcısı, 'Paşam, Silahlı Kuvvetler'e fazla yüklenmiyor muyuz?' diyor. Bu arada bizim çocuklara da 'Siz gidin, size ihtiyaç yok' deniliyor. Hatta bu klasik devlet dairesi deyişiyle söyleniyor: 'Bugün git, yarın gel!' Bagajdaki erzağı yol üzerinde bekleşen insanlara dağıtıp geri dönüyorlar. Üzgün, çaresiz ve kızgın olarak.

Yukarıdaki yazı hakkındaki düşünceleriniz nedir?
Doyurucu   Yeterli   Yetersiz   Taraflı   Oyumu Yolla
Bu anketlere katılan okuyucularımızın fikirlerini merak ediyor musunuz?

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön
Bu konuya ait haber listesi
İstanbul Uluslararası Festivalleri

DESTEK
seti@home
Dünyadışı akıllı yaratıklara ulaşmamıza yardım edin!
  • Detaylı Haberi
  • Ana Sayfası
  • Yükle ve Katıl!


  • Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
    Radikal-online... Bu sitedeki tüm sayfa ve uygulamalar her tarayıcı ile sorunsuz görüntülenebilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
    Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye