Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
21 Ağustos 1999
Radikal-online... Yazarlar Radikal Geceleri Hiç Bitmiyor! Tıklayın!
Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket


Israr ve tekrar'dan şikâyet

hdevrim@hurriyet.com.tr
Biz daha önceki deprem felaketlerinde de başarılı sınavlar vermedik. Deprem sırasında ve ertesinde, üzerlerine düşeni yeterince yapmamakla suçladık durduk sorumlu bildiklerimizi.
Eleştiri ölçüsü giderek artıyor. Ama bu sefer depremin şiddeti ve tahribatı da yüksekti, diyeceksiniz.
Evet, ama eleştirideki huşunet farkının sebebi bundan ibaret değil galiba; bilirsiniz kıvam tutturamayan eleştiri, etkisinden kaybeder.
Geçmiş felaketler tek veya iki yerin adıyla anılan depremlerdi. Öyledi de gerekenler yapılabilmiş miydi? Hayır! Her seferinde beceriksizlikler etmiş, alınacak tedbirleri sonuna kadar kovalayıp, yaraları sarmayı becerememiştik.
(Ben biz diye anlatıyorum, siz belli bir zümre paralelinde devlet denince daha rahat edenlerdenseniz öyle anlayın, arada bir fark yok.)
Bu son deprem, yedi - sekiz ayrı merkezde büyük can kaybına ve yıkıma yol açtı. Bugüne kadar tek bir merkezdeki felaketi göğüslemekte yetersiz kalan sorumluların ve düzenin, yedi - sekiz merkezi birden vuran depremle başa çıkabileceklerini sahiden uman olmuş mudur?
Eleştirilerimizi söylemeyelim mi, diyeceksiniz.
Söyleyin, söyleyin! Ama şu söylenenlere de kulak verin.
  • Bir okurum: "Depremin ertesi gün CNN bizimle ilgili haberinde San Fransisco ve Kobe depremleri ile bizdekini karşılaştıran, bölgemizin deprem haritalarını veren, dünya çapında uzmanların değerlendirmelerini alan bilgilendirici bir yayın yaptı. Aynı günün akşamı tek bir kurtarma olayını bir belgesel güzelliğinde aktardı. Benzer bir gayrete bizde rastladınız mı?"
  • Körfezli bir tanıdığım: "Oradan dönüyorum. Kameralar ya enkaz altından çıkarılanlara, ya da halinden çok şikâyetçi olanlara çevriliyor; bir de facianın en üzücü görüntülerine... Anladım aralarında yarışıyorlar, öbürleri değil de bizim kanal seyredilsin istiyorlar.
    "Ama bu arada olumlu çalışmaları da göstermeleri gerekmez mi? Ben mesela Körfez'in iki kıyısında her köye baştankara yanaşmış bir çıkarma gemisi gördüm. Teknelerden bir kısım birlik kurtarma çalışmalarına koşuyor, bir kısmı getirilmiş erzakı dağıtıyor. Yolcu ve yaralı taşımakta da kullanılıyor bu tekneler. Ekranlarda böyle bir görüntüye rastladınız mı?"
  • Bir komşum: "Bizim televizyonlar iki şeyi biliyor: tekrar ve ısrar. Perşembe akşamı İstanbul'da Işıkara Bey'in uyarısı üzerine ve ellerinde şilteleri, yiyecekleri, içecekleri hatta oyun kartlarıyla geceleyecek binasız bahçe ve arsa aramaya çıkan akıl almaz kalabalık, uyku saatinde yoğunlaşan özel araba trafiği, haber değeri olmayan hadiseler miydi? Ertesi sabah, mesirelerin, pet kutudan geçilmez pazartesi manzarasına dönen o mahaller gösterilmeye değmez miydi?
  • Gene eski bir Körfezli: "Derince suya doğru yürüdü, diyorlar. Ben Körfez'in o dolaylardaki derinliklerinde batık bir eski kent kalıntılarından söz edildiğini çok işitmiştim. Demek gazetecilere bunu bir söyleyen olmamış."
    *   *   *

    Beyler, tepki almak üzereyiz demek ihtiyacını duydum.

    Dil Yâresi
    Türkçe dostlarından (Güven Yağman)

  • "Bir yazınızı şöyle bitiriyordunuz: adı geçen siyasetçiler (Ecevit, Demirel ve Menderes) evet hatalar işlediler. Buna rağmen Tansu "
iller ve Necmettin Erbakan'la aralarında çok önemli bir fark var. Onlar hata işledi, bu berikiler kendileri hatadır (Radikal, 12 ağustos).
"Yazınızdaki, Türk halkının çok yaptığı bir yanlışlığı haddim olmayarak düzeltmek istiyorum" diyen okurum, 1967'de İTÜ İnşaat Fakültesi öğrencisiyken, topografya-jeodezi hocası Prof. Dr. Mustafa Aytaç'ın bir uyarısını anlatıyor. Kara tahtada çözdüğü problemin yanlışını fark eden bir öğrenci "Affedin, hata yaptım" deyince, Hoca şöyle gürlemiş:
"Hata, gerçek değerden çok az bir miktardaki oynamadır, sapmadır. Eğer bir açıyı ölçer de 150 yerine 149,5 bulursanız bu bir hatadır. Ama siz 150 yerine 350 diyorsanız bu bir yanlıştır. Bu iki kavramı lütfen, istikbalin mühendisleri olarak bugünden doğru kullanmayı öğrenin!"
Dikkatli ve zarif okurum mektubunu şöyle tamamlıyor: "Bu vesileyle saygıyla andığım hocamın tanımına göre, bizim siyasetçilerin senelerden beri yaptıkları hep yanlışlık. Hele o son ikisinin kendileri yanlış"

   - Önce teslim ederim ki, sevgili okurum haklıdır. Dediği doğru. Ama kısaca bakalım, benimki hata mıdır, yanlış mı?
Yanlış Eski Türkçe yalgış, yanglış'tan gelme bir kelime. Hata dilimize Arapça'dan girmiş. Sözlükler yanlış'ı "bir kurala, ilkeye, gerçeğe, uymama durumu" (isim) veya "aykırı olan" (sıfat) diye tarif ediyor. Hata öncelikle "yanlış, yanlışlık, yanılma" demek; ikinci bir anlamı "
suç, günah, kabahat, kusur". Bir anlamı daha var: "
bilmeyerek, istemeyerek yapılan yanlış, yanılma."
Aralarında bir derece farkı var, diyen yok; ama bana da hata, yanlış'a nispetle daha masum bir fiilmiş gibi geliyor.
Benim kullandığım hata işlemek veya (etmek) deyişiyse "bilerek veya bilmeyerek yanılmak" diye açıklanıyor.
Benimki hata galiba dersem, kendimi kayırmış mı olurum? Ama son ikisine, evet "kendileri yanlış" dememem yanlış.
Not: Güven Bey Dostum vakit bulabilirseniz bana lütfen gene yazın. Mektubunuzun beni nasıl keyiflendirdiğini bilemezsiniz. Teşekkür ederim!

Yukarıdaki yazı hakkındaki düşünceleriniz nedir?
Doyurucu   Yeterli   Yetersiz   Taraflı   Oyumu Yolla
Bu anketlere katılan okuyucularımızın fikirlerini merak ediyor musunuz?

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön
Bu konuya ait haber listesi
İstanbul Uluslararası Festivalleri

DESTEK
seti@home
Dünyadışı akıllı yaratıklara ulaşmamıza yardım edin!
  • Detaylı Haberi
  • Ana Sayfası
  • Yükle ve Katıl!


  • Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
    Radikal-online... Bu sitedeki tüm sayfa ve uygulamalar her tarayıcı ile sorunsuz görüntülenebilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
    Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye