|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket
|
|
Çok 'His'li bir albümSonunda Türkiye de elektronik müzik piyasasına iştirak etti. Bu türdeki ilk çalışma olan 'His' albümünü çıkaran Mert Yücel, müzik yapmanın zekâ ile ilgili olduğunu düşünüyor ASLI TANRIYAR
İSTANBUL - Mert Yücel ilk albümü 'His' ile müzik dünyasına adım attı. Yücel elektronik ve house türünde müzik yapıyor. 'His' albümü için de Türkiye'de bu türün ilk örneği denilebilir. Yücel genç olmasına rağmen altı yıllık bir müzik geçmişi var. Önceleri video demonstrasyonları için soundrtack'ler ve reklam müzikleri yapmış. Daha sonra kendisi parçalar üretmeye başlamış. Elektronika ve sert türlerden yavaş yavaş house, groovy ve funky türlerine doğru kaymış. 'His' albümünün büyük bir bölümünü evde, kendi aletleriyle kaydetmiş. Geriye kalan vokalli parçalar için stüdyoya girilmiş. Albümde vokalist olarak Mask grubundan tanıdığımız Ebru Kalabas var. Kalabas'ın caz ve blues karakterindeki vokal tekniği de albüme uyum sağlamış.
'His' neyi ifade ediyor?
Albümün adı aslında iki anlama geliyor. Birincisi hissetmek, diğeri ise İngilizcede 'onun' anlamına geliyor. Albümün içeriği tamamen yabancı müzik konseptine yakın olduğu için ismini İngilizce mi koysak, Türkçe mi koysak diye çok düşündük. Ben de hepsinin aynı anda olduğu, kısa ve anlamlı bu ismi buldum.
Müziğin genellikle düzenlemelere dayalı. Sen bir enstrüman çalıyor musun?
Piyano ve klavye çalıyorum. Kendi kendime öğrendim.
Okul orkestrası haricinde
hep bireysel çalıştım. Müzik yaparken klavyeye çok
hâkim olmak lazım. Başka türlü olmaz zaten. Yapamazsınız...
Elektronik müzik yavaş yavaş müzik piyasasını ele geçiriyor...
Her geçen gün teknolojiyle birlikte müzik zevki de değişiyor. Yeni aletler, yeni sesler ortaya çıkıyor. Rock müzik için bu böyle değil. Rock müzik üzerine yeni bir şey koyulamıyor. İnsanlar olan varyasyonların üzerine bir şeyler katarak yeni şeyler yaratmaya çalışıyorlar. Ama elektronik müzik konusunda her geçen gün daha yeni şeyler ortaya çıkıyor. Bu da teknolojinin müziğe bire bir yansıması. Sadece müzik piyasası değil, müzik türleri de kendi içinde
sürekli bir çeşitlenme içinde.
Sence Türkiye elektronik müzik konusunda nerede?
Türkiye'de elektronik müzik yok aslında. Benim albümüm belki de bu tarzdaki ilk albüm. Ama insanlar dinliyorlar bu türü. Yoğun olarak tüketiliyor, geniş bir dinleyici kitlesi var. Ama Türkiye'den pek bir şey çıkmıyor. Plak şirketleri ticari olarak bu türe pek sıcak bakmıyorlar.
Eskiden müzik grupları vardı, şimdi insanlar tek tek ortaya çıkıyor. Teknoloji bireyselliğe mi itiyor, yoksa her şey tek bir kişinin inisiyatifinde olduğu için yaratıcılığı körüklüyor denilebilir mi?
Yaratıcılığı bir bakıma körüklüyor. Mesela, bir orkestrada gitar çalıyorsun. Gitar senin sorumluluğun altında. İşini en iyi şekilde yapmak zorundasın. Ama elektronik müzikte durum böyle değil. Parçanın her şeyiyle ilgilenmek zorundasınız. Davulu da, bası da, her enstrümanı yazan yine aynı kişi. O yüzden her konuda kendini geliştirmek, her konuya hâkim olmak zorundasınız. Daha sonra da bunların üzerine kendi yaratıcılığınızı da katmanız gerekiyor. Bu da insanın daha kreatif ve daha zeki olmasını gerektiriyor. Ben müzik yapmanın zekâ ile ilgili bir konu olduğuna inanıyorum.
Konser düşünüyor musun ve canlı performansı nasıl gerçekleştireceksin?
Eylül ayında Maslak Parkorman'da 'Tekno Festivali' var. Sahnede üç kişi olacağız. Bir DJ arkadaşım, seyirciyi hareketlendirmek için bir Mc olacak, bir de ben. Orada albümdeki parçaları canlı olarak seslendireceğim. Efektler kullanacağım. DJ arkadaşım plakların başında olacak ve parçalara bazı eklemeler yapacak. Orada değişik bir şey yapacağız, aslında Türkiye'de ilk defa bu tarz canlı bir performans olacak. Elimizden geleni yapacağız...
|
|
|
|