|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket
|
|
Devlet baba çocuklarını yalnız bıraktıDünyada çocuklarına 'Cumhur' ya da 'Devlet' adını veren bir başka ülke daha yoktur. Buna en yakın örnek, Sovyetler'de sadık yoldaşların oğullarına 'Traktör', kızlarına 'Elektrifikaziya' adını vermesiydi. Bugünkü Türk hükümetinde de Devlet Bahçeli adında bir başbakan yardımcısı, Cumhur Ersümer adında bir Enerji Bakanı var. Ad seçimi devletin Türkiye'deki anlamı hakkında ipucu veriyor, ama bu anlamı ne kadar yükseğe koysanız yine az kalır. Devlet ebedi, güçlü, yüce ve kutsaldır. Çok sıkı, otoriter bir babadır. Ama çocukları şimdi ayaklanma provası yapıyor. Çünkü deprem, Türk devletinin temel direklerini fena sarstı. Öfkenin dipsizliğini ölçmek için bu ülkede devletin oynadığı rolü bilmek lazım. Burada devlet, herkesin emrine tabi olduğu, her şeyi koruyan ve zorlayan bir güçtür. Ülke ataerkil bir Türk ailesi gibidir. Tepede dediği dedik aile reisi vardır. Ve kendisine kayıtsız şartsız bağlılık ister. Aileyi ve devleti eleştirmek en büyük ihanettir. Cumhuriyetin kurucusuna 'Atatürk' adının verilmesi ve cumhurbaşkanına 'baba' denilmesi tesadüf değildir. Bu yüzden şimdi eleştirilerin odak noktası Demirel. Devletin simgesi olan Demirel, dokunulmaz devletin kutsallığının temsilcisidir. Ama Baba, Adapazarı ziyaretinde ıslıklandı, yuhalandı. Gölcük'teki ordu karargâhını ziyareti, "Niye bize gelmiyor da oraya gidiyor. Biz insan değil miyiz" seslerinin yükselmesine neden oldu. Devlete yönelik bu aciz öfkenin somut siyasi sonuçları olmayacak elbet. Demirel de halkını iyi tanıyor. CNN'e çıkıp, "Yoksul halkın kızgınlığını anlıyorum" dedi. Bu sözler bazılarına Güley Göktürk'ün
makalesini hatırlatmış olabilir: "Devlet bize hep büyük bir yükseklikten baktığı için insan değil de karıncalar görüyor, milyonlarca karınca..." (Wolfgang Koydl)
|
|
|
|