Kıyametten kurtulan anneYer Yalova'daki Yüksel Siteleri. Burçak ve Doruk Hanlı, annelerinin altında kaldığı enkazın başından ayrılmıyor. Ve sabırsız bir bekleyişin ardından içerden su isteyen kısık bir ses geliyor YALOVA - Acı acı çalan ambulans sirenleri, devasa iş makinelerinin homurtuları, korku dolu insanların çığlıkları, enkazlarda toz ve ceset kokusu. İnsanın soluğunu kesen görüntüler...
Yer Yalova'nın girişi... 100 cesedin çıkarıldığı Güven Sazak'a ait Yüksel İnşaat tarafından 'yapılmış' Yüksel Siteleri...
Bir dağı andıran enkaz yığınını yine bir avuç gönüllü insan kuşatmış. Saatler süren çalışmalar bir türlü arzu edilen sonucu vermiyor. Art arda çıkan cesetler, bir müjde bekleyen kalabalığın ortasına yıldırım gibi düşüyor. Etrafta toplananların umutlarının iyice tükendiği bir anda, yaşlı bir kadının güçlükle söyleyebildiği bir kelime, atmosfere yayılan
umutsuzluk bulutlarını bir anda dağıtıyor... "Su" diye güçlükle sesleniyor enkazın derinliklerinden. Bu kısacık kelime yeni bir umut kasırgası estiriyor. Kazmalar, balyozlar beton bloka daha bir canlı iniyor.
Ses daha canlı duyulmaya başlıyor. Bu kez ismini de söylüyor, kendisine umut elini uzatan AKUT ekibine, "Kısmet Hanlı". En çok dışarıda bekleşen Burçak ve Doruk adlı iki genç seviniyor. İki çocuk korku ve umut, ölüm ile hayat girdabında bir şeylerin geçtiğini hissediyorlar genç yüreklerinde. Üzülmüyorlar, çünkü anneleri yaşıyor, sevinemiyorlar, çünkü hâlâ enkazın altında.'Allahım, yaşasın' Yıllarca süren üç saat, bu iki gencin duaları ve gözyaşları arasında geçiyor. Ve çekip alıyor AKUT ekipleri, ölümün eşiğindeki anneyi. Kurtarma çalışmalarını nefes bile almadan izleyen
iki genç yürek, annelerinin güneşe çıkan bedenini bu kez sevinç gözyaşları ile seyrediyor. (Radikal)
|