Yenilenemeden yıkıldıCan kaybının en yoğun olduğu yörelerden Adapazarı deprem olmasaydı İstanbul'un alternatifi olabilmek için yenilenecekti. İki yılda tamamlanacak master plan uygulanamadan şehir yıkıldı HALE TÜZÜN
İSTANBUL - 17 Ağustos sabahı başta Marmara Bölgesi olmak üzere Türkiye'nin yaşadığı felaket önceden bilinemedi, bilinemezdi. Bunun en iyi kanıtlarından biri de şu ana kadar deprem nedeniyle 3 bine yakın can veren Adapazarı'nda başlatılan mega kent kurma çalışmalarıydı. 11 Şubat'ta Dünya Gazetesi'ne açıklamada bulunan Sakarya Valisi Yener Rakcıoğlu, "Adapazarı gelecekte İstanbul'un alternatif mega kentlerinden biri olacak. Şehri yıkarak bir yere varamayız. Bu şehir 10-15 yıl içinde 1 milyon nüfusu aşacağına göre, yeni yerleşim alanlarını şimdiden belirlemek gerekir. Bu da yeni bir master plan ile olur" diyordu.
Şehir yenilenmek için belediye ekipleri tarafından yıkılmadı, ama 7.4 şiddetinde bir deprem binlerce binayı ve aileyi temelinden yıktı yok etti. İstanbul'a alternatif kentlerden biri olarak düşünülen ve 2050 yılına kadar olan kültürel, ekonomik, sosyal gelişiminin kontrol edilmesi amaçlanan kentte şimdi salgın hastalıkların ve ölümlerin önüne geçilmeye çalışılıyor. Yeni konutlar gerekli Yanlış şehircilik dokusuyla genç, fakat çok çabuk ihtiyarlamış bir şehir olarak nitelendirilen Adapazarı, şimdi mecburen yenilenecek. İki yılda farklı bir dokuya kavuşması beklenen şehrin tekrar eski günlerine dönmesi için çok miktarda para harcanacak. Para ve maliye politikalarındaki iniş-çıkışlardan direkt etkilenen inşaat ve emlak sektörü deprem acısını da hemen hisseden sektörlerden. 1998 yılını yüzde 0.3 büyümeyle geçmiş yıllardaki büyüme oranlarının çok gerisinde kapayan inşaat sektörü ve daha birkaç ay öncesine kadar alıcı bekleyen 100 bin konut yaşanan deprem felaketi ve evsiz kalan binlerce insan nedeniyle bir anda hareketlenecek. Uzmanlara göre Türkiye çapındaki konut açığını kapatmak için yılda 450 bin konut inşa edilmesi gerekirken yapılan tahminlere göre İzmit, Adapazarı, Yalova, Gölcük, Düzce, Çınarcık ve İstanbul Avcılar'ı derinden etkileyen deprem nedeniyle 150 bine yakın konut açığının doğacağı belirtiliyor. Bu yılın ekonomik göstergeleriyle 100 metrekarelik bir evin 7.5 milyar liraya malolduğu düşünülürse Marmara Bölgesi'ndeki afet alanının üzerine 1 katrilyonluk ev maliyeti yıkılıyor.
1992'de Erzincan, 1998'de Adana depreminin acısını silmeden İzmit merkezli depremle karşılaşan Türkiye, yaralarını dış finansman ve Dünya Bankası'nın katkılarıyla saracak. Yaralar ne zaman tamamiyle sarılacak bilinmez ama 1992'de yıkılan Erzincan bile ancak kurulabildi. Erzincan yeniden doğdu Erzincan'da meydana gelen depremin yol açtığı hasarın giderilmesi ve kentsel yenilemenin gerçekleştirilmesi için Toplu Konut İdaresi (TOKİ), 'Erzincan Depremi Rehabilitasyon ve Yeniden Yapılanma Projesi' için Dünya Bankası'ndan 285 milyon dolar kredi sağladı. Proje kapsamında bin 52 kamu lojmanı, bin 130 kooperatif konutunun taşıyıcı sisteminin inşaatı, 6 iş merkezi inşaatı, 40 işyeri binasının rehabilitasyonu, çeşitli kamu binaları inşaatı, 3 hastane inşaatı, kentsel ve kırsal altyapı inşaatları, pis su arıtma tesisi, düzenli çöp depolama tesisi inşaatları bulunuyor. Projenin yüzde 96'sı tamamlanırken ikraz anlaşması kapsamında artan kredinin 33 milyon doları Dünya Bankası ve Türk hükümeti arasında yapılan ek bir anlaşmayla Senirkent Afet Sonrası Rehabilitasyon ve Yeniden Yapılandırma Projesi'nin uygulanması için harcanacak. Bu yıl tamamlanacak proje kapsamında kentsel altyapı, ağaçlandırma, sel ve rusubat önlemesi işleri bulunuyor.
|