Batı gözüyle felaket zinciriBatı medyası deprem bölgesindeki yapıların tuzla buz olmasına şaştı kaldı. Washington Post gazetesi Türkiye'de yaşanan keşmekeşe, 'İnşaatın sağlamlığı onur ve güven duygusunun derecesiyle tespit ediliyor' diyerek dikkat çekti YALOVA - Türkiye'yi derinden yaralayan deprem felaketinde binaların adeta tuzla buz olması Batılıları şaşkına uğrattı. İnşaat sektöründeki kanun tanımazlık, denetimsizlik ve sistemsizlik ABD'nin önde gelen gazetesi Washington Post'un analiz haberinde son derece çarpıcı biçimde ortaya konuldu:
"Bu sayfiye kentinin en zengin ve tanınmış simalarından Metin Koçal'ı son zamanlarda gören yok. Kentin bazı seçkin şahsiyetlerine önemli paralar karşılığında sattığı ve depremde onlara mezar olan altı katlı iki binanın müteahhidi, enkaz yakınlarında görünmenin tehlikeli olacağını fark etmiş olsa gerek. En az dört 'seçkin' eseri enkaz olan Koçal'ın akrabası ve Belediye Başkanı Yakup Koçal, "Buraya gelmedi. Ggeleceğini de sanmıyorum" diyor.Ucuz konut cenneti Ucuz maliyetli konutlar cenneti Türkiye'de, bina enkazlarını inceleyen uzmanlar, harcında bol deniz kumu kullanıldığı için parmak aralarından akıp giden moloz ve kolonların içinde saklanan ince demirlerle karşılaşıyor. Hükümet Sözcüsü Şükrü Sina Gürel, yasalara aykırı yapılaşma olduğunu itiraf ederken, diğer yandan depremin standartlara uygun inşa edilmiş binaları da yıkabilecek şiddette olduğunu söylüyor. Ancak her enkazın yanında dimdik duran başka binalar da gözden kaçmıyor.
Gerçek şu ki Türkiye'de bu konuda işleyen bir sistem yıllardır yok. Ülkede neredeyse tüm inşaatlar, tek bir banka, sigorta ve devlet yetkilisi şantiyeye ayak basmadan tamamlanıyor. İnşaata başlamak için tek bir lisans yetiyor ve sağlamlığı sadece 'onur ve güven' duygusunun derecesiyle tespit ediliyor. Mühendisler hemfikir: Dayanıklı bina inşası için çok özel bilgilere sahip olmaya gerek yok. Sağlam malzeme, inşaat zeminini dikkatli seçmek ve yükseklik kısıtlamaları yeterli.
Binalar ise gittikçe daha dayanıksız inşa ediliyor. Eski binaların yüzde 75'i hâlâ güvenliyken, yıkılan binaların yüzde 90'ı son 10 senede inşa edilmiş. Eline bir geçirse Koçal'ı 'eline geçirse boğacağını' söyleyen Recep Başatık, depremde 17 yaşındaki kızını kaybetmiş. Enkaz altında en az 50 kişi daha var. İnşaatları denetlemek için her türlü yetkiye sahip olduklarını kabul eden Yalova İmar Başmüfettişi Mulet Kuleli, giderler için bütçenin yetersizliğinden yakınıyor.
Türkiye'de mali çevrelerin de konut inşaatlarında kontrolü yok. Zira çoğu Türk, aylık katkılarla üye oldukları kooperatifler aracılığıyla konut sahibi oluyor. Bankalardan konut kredisi kullanan az olduğu gibi, bu borçların birkaç senede geri ödenmesi bekleniyor. Haliyle Türkiye'de pek az banka ve sigorta kuruluşu inşaatlarda gözlemci olma ihtiyacı hissediyor. Bu ilgisizliğin sonuçları, batıya hızlı göç nedeniyle daha da ciddi olacak gibi görünüyor. (The Washington Post)
|