Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
25 Ağustos 1999
Radikal-online... Türkiye Radikal Geceleri Hiç Bitmiyor! Tıklayın!
Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket


Deprem onların kaderi

1966 depreminin ardından Derince'ye göçen Vartolular burada da deprem kurbanı oldu. Bini aşkın depremzede Vartolu, yardımların eksikliğinden ve ayrımcılık yapılmasından şikâyet ediyor
MURAT GÜRGEN / TOLGA AKINER
İZMİT - İki bin kişinin öldüğü 1966 Ağustos'undaki Varto depreminin ardından yerleştikleri İzmit'in Derince ilçesinde 33 yıl sonra ve yine bir ağustos ayında depreme yenik düştüler. Şimdi 'bir kez daha göçmek ya da göçmemek' konusunda kararsızlar.
Yıllar önce Derince'ye göçen bini aşkın Vartolunun her kuşağı depremi tanıyor. Artık onlar için adeta 'alın yazısı' olmuş deprem. 1966'da henüz çocukken depremle tanışan ve diğer Vartolularla birlikte Esentepe Mahallesi'ne yerleşen Ergin Bey 33 yıl sonra yeniden evsiz kalmanın telaşını yaşarken, kucağındaki 1.5 yaşındaki oğlu Mertcan masmavi gözleriyle etrafı izliyor. Ergin
Bey, günlerdir yıkayamadıkları tencere, tava, çaydanlık ve diğer mutfak eşyalarını utana sıkıla gösteriyor. Mertcan'a bir kap temiz yemek yedirememenin acısını ifade etmekte zorlanıyor Ergin Bey. Gözleri doluyor. Birkaç metre ötede kurulan çadırlardan kendilerinin neden yararlanamadıklarına bir anlam veremiyor; "Bizim ne suçumuz var, biz de bu vatanın evladı değil miyiz?" diyor buğulu gözlerle.

Çadırlar Özel Tim'e
Çadırların, Kocaeli'nde görev yapan ve evleri depremde hasar gören Özel Tim mensubu polisler ve ailelerine dağıtılmak üzere boş tutulduğunu anlatıyor Engin Bey. Mahallenin diğer sakinleri gibi kendisi de çocuk parkına bir branda seren ve onun altında her türlü ihtiyacını gidermeye çalışan Ergin Bey, az önce yağan yağmurun ortalığı çamur deryasına çevirdiğini gösteriyor. Sırılsıklam yatakların, döşeklerin üzerinde yatan çocukları gösteriyor. Gerek kendi ailesinde, gerekse diğer ailelerden hastalık belirtileri görülmeye başlandığını, için için ağlayan gözlerle anlatan Ergin Bey'in son sözü, "Bu sefaletimiz daha ne kadar sürecek? Biz bu şartlarda kışı nasıl geçiririz?" oluyor.
Sabri Topçuoğulları ise, çalıştığı Almanya'dan depremin iki gün sonrasında gelmiş Derince'ye. Sabri Bey, hemşerilerinin durumu karşısında "Nerede devlet?" diyerek, isyan ediyor. Depremin ilk gününden beri hayırsever vatandaşlar tarafından kendilerine ulaştırılan kısmi yardımlarla hayatlarını idame ettirmeye çalıştıklarını belirtirken Sabri Bey, "Utanıyorum" diyor. Yabancı bir milletten olmamıza rağmen orada gördüğümüz saygıyı ve değeri kendi vatanımızda görememek üzüyor beni. Almanya'da insanlar bana burada yaşadıklarımı sorduğunda, kendi ülkemde ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüğümü mü anlatayım?"
Mahallenin diğer sakinlerinin en büyük sıkıntısı yardım malzemelerinin ulaşmaması. Kendilerine ayrımcı muamele yapıldığına iyice inanmış görünen Vartolular, iki gündür tek lokma yiyecek maddesinin gelmediğini belirtiyor ve "Sadece yandaki
çadırlara gelen giyeceklerin artanlarını bize veriyorlar.
Biz giyecek istemiyoruz, çadır istiyoruz, yiyecek istiyoruz, su istiyoruz" diye haykırıyor. Çileleri bitecek gibi görünmüyor Vartoluların. Gökyüzü bile ağlıyor hallerine sanki, yağmur
o anda yeniden boşalıyor, 'Deprem sizin kaderiniz' dercesine.

Yukarıdaki yazı hakkındaki düşünceleriniz nedir?
Doyurucu   Yeterli   Yetersiz   Taraflı   Oyumu Yolla
Bu anketlere katılan okuyucularımızın fikirlerini merak ediyor musunuz?

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön
Bu konuya ait haber listesi
İstanbul Uluslararası Festivalleri

DESTEK
seti@home
Dünyadışı akıllı yaratıklara ulaşmamıza yardım edin!
  • Detaylı Haberi
  • Ana Sayfası
  • Yükle ve Katıl!


  • Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
    Radikal-online... Bu sitedeki tüm sayfa ve uygulamalar her tarayıcı ile sorunsuz görüntülenebilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
    Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye