Gölcük'te ölüm sessizliğiBirkaç kurtarma ve enkaz kaldırma ekibinin dışında hemen hemen herkes Gölcük'ü terk etti. Halk ilçe çevresindeki tepelere kurulan çadırkentlere sığındı. Duyulan tek ses makinelerin... DEĞİRMENDERE/GÖLCÜK - Gökyüzünde simsiyah bulutlar, yağmur atıştırıyor. Değirmendere'de depremin yedinci gününde sahilde tonlarca enkaz var. Gelen kamyonlarla bir o kadarı da denize boşaltılıyor. Kimilerinde kurtarma çalışmaları yapıldı, belki de canlı çıkarıldı. Bazılarından umut kesildi, dozerlerle kazılarak dev kepçelerle kamyonlara dolduruldu. Ve artık yok edilmeleri gerekiyor. Enkazın altında yaşamını yitirenler, bir gün evlerinin, belki de kendileriyle birlikte sahil dolgusu olacağını düşünemezlerdi. Enkazlar yığılıyor, sahil doluyor. Belki de yıllar sonra çimler de ekilecek üstüne ve belki de çiçekler açacak.
Gölcük'te, ilk günlerin ilkel kargaşası yerini tüm kente sinen kokuya, ölüm sessizliğine bırakmış. İş makinelerinin gürültüsü de olmasa kentte kimse yok gibi. Bu afetten şans eseri kendini kurtarıp sevdiklerini 'beton mezarlarda' bırakanlar, bir hafta sonunda enkaza dönen umutlarını da bırakıp gitmiş artık.Artık ceset çıkartılıyor Sayıları oldukça azalan yabancı kurtarma ekipleri ve moloz kaldırmakta ustalaşmış çalışanlardan başka kimse yok kentte. Bir de polis ve askerler.
Kazakistan'dan gelen ekiple bir enkazda artık ceset çıkarmak için uğraşan ve maden göçüklerinde profesyonelleşmiş Alman ekip, yağmurdan dolayı verdikleri zorunlu molada sıkıntılarını anlatıyor. 100'den fazla gönüllü ile bir anda kendilerini İstanbul'da bulduklarını belirten Almanlar, "İstanbul'a Almanya'dan üç saatte geldik ancak buraya gelebilmek için sadece 10 saat havaalanında bekledik" diyor. Erken müdahalenin her zaman hayat kurtaracağını anlatan ekip, şimdi sadece ceset çıkardıklarını söylüyor.
Bir başka göçükte Meksika'dan gelen bir gönüllü kurtarma ekibi çalışıyor. Bu felakette en çok çalışan gruplardan biri olan askerlerin kendileriyle paylaştıkları domates, ekmek ve kavundan oluşan kumanyaları yiyorlar. Onlar da hemen herkesin kendini yetkili ilan ettiği afet bölgesinde ciddi bir yetkiliyle karşılaşamamaktan sıkıntılı. Öyle ki, Mehmetçikler kumanyalarını paylaşmasa aç kalacaklarını söylüyorlar. Tuvalet ve banyo ihtiyaçlarını karşılayamamak ise en büyük dertleri.
Günlerdir eleştiri bombardımanına tutulan devlet, nihayet çadırkentleri kurabilmiş. Çadırkentlerin yanındaki mezarlığa enkazlardan çıkarılıp kireçlenen cenazeler gömülüyor. Sıra denizdekilerde Denizin deprem sırasında bir bölümünü yuttuğu Ulaşlı ve Değirmendere'de, denizaltında kalan cesetlerin çıkarılması çalışmaları da başlatıldı. İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ile Türkiye Deniz Araştırmaları Vakfı bir gemi ve10 kişilik dalgıç ekibini bölgeye gönderdi. Caddebostan Balıkadamlar Kulübü de İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan sualtı kurtarma ekibi ile birlikte Değirmendere'de görev yapıyor. (Radikal)
|