|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket
|
|
Depremden sonra 17 Ağustos'taki Büyük Deprem'in neden olduğu can ve mal kayıplarının boyutları, sekiz gün sonra tam olarak ortaya çıkmış olmasa da, kayıplarımızın çok büyük olacağı, şimdiden bellidir. Can kayıpları için elimizden bir şey gelmiyor. Mal ve üretim kayıplarının, en kısa sürede giderilmesini başarabilmeliyiz.
Hazır Beton Birliği'nin rakamlarına göre, topraklarımızın yüzde 96'sı, nüfusumuzun yüzde 95'i, sanayi tesislerimizin yüzde 98'i ve barajlarımızın yüzde 92'si deprem kuşağında bulunmaktadır. Nüfusumuzun yüzde 53'ü, 3-5 yılda bir önemli bir depremin tehdidi altında yaşamak zorunda bulunan bir ülkede, deprem sonrasına bundan daha iyi hazırlanmış olmamız gerekirdi. Ama şimdi anlaşılmıştır ki devletimiz, en az ölçülerde bile, böyle büyük bir felaketi karşılamaya ve gerekli önlemleri zamanında almaya hazırlıklı değildir. Konunun uzmanları ve yayın organları, bu konudaki eksiklerimizi sayıp dökmektedirler. Bu eksikliklerin asıl sorumlusu olan siyasetçilerimiz, kararsızlıklar ve örgütlenme bozuklukları yüzünden, enkaz kaldırmada ve depremzedelerin yardımına ulaşmakta gecikmelere neden olmuş bulunmaktadırlar. Bu, ağır bir sorumluluktur. Şimdi yapılan yanlışlardan ders alarak, gelecekte eksiklerimizi gidebilmek için önlemler almalıyız.
1. Büyük felaket bize, depreme dayanıklı bina yapmakta büyük eksiklerimizin olduğunu göstermiştir. Üstelik saptanan eksikler, bilgisizlik sonucu ortaya çıkmış değildirler. Depremde yıkılan birçok yapının, yapımcıları, çürük yapıların zayıflıklarını bilerek yapmışlardır. Onları denetlemekten sorumlu devlet görevlileri, bina tiplerine uygun yapı standartlarının iyileştirilmesini, denetlenmesini ve ilgili yönetmeliğin eksiksiz uygulanmasını sağlayamamışlardır. Siyasetçi müdahaleleri ile bilim ve akıl dışı kayırmalar, verilen ve alınan rüşvetler, eşe dosta projeler vermek gibi uygulamalar, sorumlu devlet kuruluşlarının etkisiz kalmalarına neden olmuştur. Siyasetçilerimiz, gelecekte de bu ağır sorumluluğun altında kalmamak için, bağımsız bir yapı denetim örgütünün kurulup bilimsel esaslarla çalışmasını sağlamak zorundadırlar.
2. Alabileceğimiz ikinci önlemler grubu, depremden sonra hemen uygulanabilecek işlemlerin, yazılı listelerinin yapılması ve depremden hemen sonra uygulamaya konmasının sağlanması ile ilgilidir. Bu depremde bu konudaki gecikmeler, bize çok pahalıya mal olmuştur. Belediyeler ile merkezi ve yerel devlet kuruluşlarının tümü ve hatta özel kuruluşlar, depremden sonra uygulanacak ilk önlemler listesi yaparak, tüm örgüt çalışanlarının, bunları öğrenmelerini sağlamalıdırlar.
3. Bir büyük ekonomik bunalım içinde ülkemizi vuran bu felaketin, bu yıl milli gelirimizi azaltacağı beklenmelidir. Bazı uzmanlar, milli gelirdeki bu düşmenin, bu yıl yüzde 10'a ulaşabileceğini tahmin etmektedirler. Bu boyuttaki fakirleşmenin etkilerini kısa sürede giderebilmek için, önümüzdeki birkaç ay içinde başlayacağı tahmin edilen büyük inşaat faaliyetinin, tüm ekonomiyi canlandırma amacıyla kullanılabilmesi olanakları yaratılmalıdır. Ancak bu faaliyetler, çıkarcı siyasetçiler ile çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen fırsatçıların eline bırakılmamalıdır.
4. Uygulanmakta olan devlet bütçesi yüzde 40 oranında açık olduğu için, depremin yaralarını sarmak için, devletçe yapılması zorunlu olan büyük boyutlu harcamaların, enflasyonu hızlandırması beklenmelidir. Devletçe harcanacak paranın yüksek boyutlara ulaşacağı düşünülünce, bu harcamalar nedeniyle yaratılacak enflasyon baskısının, yıllık enflasyon hızını yüzde 30 oranında artırması söz konusudur. Felaketi göğüsleyebilmek için, kuşkusuz bu harcamalar yapılmalıdır. Ancak devletin, öteki harcama kalemlerinde büyük bir tasarruf hamlesini başlatabilmesi gerekir. Bu büyük felaketi gerekçe göstererek ağır vergiler ve ekonomik bunalım koşulları altındaki işletmelerimizi yeni vergi yükleri ile karşılaştırmanın yanlış olacağı kabul edilmelidir.
Geçmiş olsun.
|
|
|
|