|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
İnsan haklarının Türkçesi!Bu yıl okullarda ilk kez okutulacak olan 'insan hakları' dersi kitaplarında 'Türk olmanın gururu' vurgulanıyor. Terörle mücadele için vatandaşlara düşen ödevlerin de anlatıldığı kitaplarda İnsan Hakları Derneği yer almıyor HİLAL KÖYLÜ
ANKARA - Hükümetin 'insan hakları atağı' eğitimde sendeledi. Milli Eğitim Bakanlığı, 2000'in eşiğinde dersler arasına aldığı insan hakları kavramını 'Türklük bilinci'yle yoğurdu. 'Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi' ders kitaplarında evrensel insan hakları kadar 'Türk olmanın gururu'nu işleyen konular da öne çıkıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı, Vatandaşlık ve İnsan Hakları dersi için bu yıl hazırladığı kitaplarda, 'Avrupa ölçülerini' temel aldı. 7. sınıf kitaplarında öğrencilere 17 ve 18. yüzyılın ünlü düşünürleri Rousseau, Voltaire ve Montesquieu'nun görüşleri doğrultusunda insanlığın ortak mirası anlatılırken, 8. sınıf kitaplarında 'Milli Güvenlik' konularına yer verilmesi işleri karıştırdı. 'Daha özgür, daha mutlu bir dünya için insan haklarının korunması şarttır' anlayışının geliştirildiği kitapta, 'Milli Güvenlik' konularına geçildiğinde 'Terörle mücadelede kişilere düşen görevler' sıralanıyor. İşte insan hakları kitabına göre terörle mücadelede kişilere düşen görevler:
Milli değerlere bağlılık
- Milli hedefler doğrultusunda bilinçli olmak.
- Eğitimi, milli birliği güçlendirici tarzda sürdürmek.
- Yıkıcı ve bölücü faaliyetlere karşı bilinçli olmak.
- Yıkıcı ve bölücü faaliyetleri etkisiz kılabilecek düşünce yapısına sahip olmak.
- Terörizme karşı duyarlı olmak.
- Türkiye Cumhuriyeti'ne, Türk toplumuna, Türk milli değer ve kültürüne bağlı olmak.
- Cumhuriyet yönetimine inançla bağlı olmak.
- Türk olmakla gurur duymak.
- Vatan ve bayrak sevgisiyle dolu olmak.
8. sınıf kitabında 'İnsan haklarının ihlaline karşı herkes mücadele etmelidir' denirken, sivil kuruluşların da önemine dikkat çekiliyor. Ancak, Başbakan Bülent Ecevit ile ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın kuruluş yıldönümünde mesaj gönderdiği, Türkiye'de bu alanda kurulan ilk derneklerden olan İnsan Hakları Derneği kitapta yer almıyor. Kitapta, sivil toplum kuruluşlarının önemi anlatılırken 'Tüketici Haklarını Koruma Derneği, İnsan Hakları Koruma Vakfı, Çevre Koruma Vakfı, Sokak Çocuklarını Koruma Vakfı' örnek gösteriliyor.
İnsan hakları eğitimi öğrencileri daha çok 7. sınıf kitaplarında 'evrensellik' bilincine ulaştılırıyor. 'İnsanlığın ortak mirası, insan hakları düşüncesinin ortaya çıkışı' konularını temel alan kitaplar, öğrencilere temel hak ve özgürlüklerin 'özgür yaşam' felsefesindeki önemini anlatıyor. Bu özgürlükler arasında 'yaşama, sağlık, eğitim ve dilekçe hakkı, özel yaşamın gizliliği, düşünce ve ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü, haberleşme özgürlüğü' sayılırken, hümanizm (insalcıllık) düşüncesinin önemine dikkat çekiliyor. İşte, 7. sınıf öğrencisini hümanizmden insan hakları düşüncesine götüren satırlar:
"17 ve 18. yüzyılda, insanın her şeyden üstün değerli bir varlık olduğunu açıklamaya çalışan hümanizm (insancıllık) düşüncesi doğmuştur. Hümanizmle birlikte insanların özgürlüğü, eşitliği, hakları ve mutluluğu tartışılmaya başlanmıştır. 1789 Fransız Devrimi ile Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Beyannamesi bu düşünceleri herkes için somutlaştırılmıştır. Bu dönemde önemli eserler ortaya koyan J. J. Rousseau, Voltaire, Machiavelli, Montesquieu düşünceleriyle tüm insanlığı etkilemişlerdir."
|
Bu konuya ait diğer haberleri okumak için tıklayın
|
|
Radikal-online'da reklam vererek yüz binlere ulaşmak istemez misiniz? Tıklayın...
|
|