Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
10 Ekim 1999
Radikal-online... Kültür / Sanat SON
DAKİKA!

Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika

Örf ve âdetlerimize uygun uzay yaratıkları

CAN BARSLAN
Yemek yeme alışkanlı-ğını asla bir şeye benzetemediğim bir arkadaşım vardı. Önce tatlısını yer, sonra çorbadan bir miktar içtikten sonra sulu yemeğini bitirir ve tekrar çorbasına dönerdi.
Çorbayı bitirdikten sonra pilav ya da makarna, hangisi varsa onu lüpletir ve son olarak salatayı siler süpürürdü. Yüzümü buruşturarak izlememe karşı yaptığı savunma ise nasılsa hepsinin midesinde karıştığı idi.
Buna benzer bir şeyi şimdi 'Star Wars' filmiyle yaşıyoruz. 'Star Wars'un çeşitli dönemlerde geçen değişik versiyonlarını izledikten sonra, tüm yemeklerin üzerine çorba içmek gibi 'Star Wars Bölüm 1' konuldu önümüze. 'Star Wars'la ilgili bundan sonra neler olacak belli değil. Belki sırada ızgara var... Ondan sonra fırında sütlaç, arkasından çiğ köfte ve derken kırmızı şarap. Ne çıkarsa bahtımıza. Filmin yönetmeni ve yapımcısı George Lucas, zengin olup kendi parasıyla film yapabilecek duruma gelince, daha önce yapımcılara kabul ettiremediği bütün 'Star Wars' bölümlerini bir bir çekecek gibi görünüyor.
Filmi izlerken kendinizi fantastik oyuncaklarla dolu kocaman bir mağazada gibi hissediyorsunuz. Konusu ya da felsefesine boş vererek kendi adıma önemsenecek şeyler tabii ki buluyorum bu filmde. Spielberg ve Lucas'ın, hâlâ büyümemiş çocuk taraflarını özenle korumalarını seviyorum. Bilgisayarlarına ve özel efekt stüdyolarına kapanıp teknolojinin tüm olanaklarını kendi hayal güçlerinin emrine vermelerini çok kıskanıyorum. Düşündükleri bütün formları üç boyutlu yaratıklar haline getirerek inanılmaz bir tempo içinde hareket ettirebilmelerinin heyecanını anlıyorum. Ve niye kendi ülkemde hâlâ eli yüzü düzgün bir sanal yaratık yapılamıyor ve niye hâlâ gerçek yaratıklarla uğraşmak zorunda kalıyoruz ona hayıflanıyorum.
Gene de bir ilk adım olabilir düşüncesiyle kendi yaşantımıza
ve geleneklerimize uygun,
kendi sanal yaratıklarımızı yapabileceğimizi düşünüyorum. Beynim torba diil ki büzeyim. Benden önermesi. İşte kendi
bilimkurgu filmlerimizde kullanabileceğimiz birkaç
yaratık tasarımı.
  • Düşünebilen ve duyguları olan Kızılay çadırı: İçinde yaşamak zorunda olan insanların durumuna üzülüyor. Akan yerlerini kendiliğinden onararak termal enerji yayıyor
    ve ortamı ısıtıyor.
  • Lazer enerjisi
    ile fırlayan
    lahmacunlar:
    Özellikle gençlerimizi
    esir alan McDonald's hamburgerlerinin üzerine atlıyor ve hamurundaki chip'ler sayesinde kendi kendisine dürülerek onları yok ediyor.
  • Şofben adamlar: Gece
    görüş sağlayan kızılötesi
    ışınlarla düşmanın yerini
    bulup zehirliyorlar.
  • Metamorfoz kebap: Kendisini yemeye hazırlanan insanın genetik yapısını çözerek onun acılı ya da acısız sevdiğini anlayıp, anında Urfa ya da Adana olabiliyor. Bu özelliğini korunma ya da yaranma mekanizması olarak kullanabiliyor.
  • Siber sağlık bakanı:
Beyin dalgaları olmayan ve sadece ses dalgaları ile
iletişim kurabilen yarı insan
yarı cahil bir siber yaratık.


Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön

Bu konuya ait diğer haberleri okumak için tıklayın
İstanbul Uluslararası Festivalleri

DEPREM
HATTI

REKLAM
TARİFESİ

Radikal-online'da reklam vererek yüz binlere ulaşmak istemez misiniz? Tıklayın...

Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
Radikal-online... RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye