Değişen bir şey yokKış yaklaşırken çadırlar yine yağmur geçiriyor, prefabrik evlerden ise hâlâ haber yok. Hastalık kapıda, tedbir alınmıyor. Yardımlar adaletsiz, insanlar ise bunalımda TİMUR SOYKAN
ADAPAZARI - Kışın yaklaşması nedeniyle sorunların arttığı çadırkentlere yapılan yardımlar da giderek azalıyor. Verilen tüm vaatlere rağmen depremzedeler hâlâ su geçiren ve ısıtma sistemi olmayan çadırlarda yaşıyor.
Hükümetin 'kısa sürede hazırlanacak' sözünü verdiği prefabrik konutlardan umut kesen Emirdağ Çadırkenti'ndeki depremzedeler, ücretsiz olan ulaşım ve telefon hizmetlerinin paralı hale getirilmesine isyan ediyor. Çünkü, Dayanışma Gönüllüleri ve Sivil Koordinasyon Merkezi'nin yaptığı anket sonuçlarına göre, Çadırkent'te kalanların hemen hepsi işsiz ve hiçbir gelir kaynağı yok. Binlerce işsiz var Emirdağ Çadırkenti'nde yaşayanlardan 1500 kişi işsiz kalırken, çalışanların sayısı yalnızca 258. Çadırkentte yedinci çocuğuna hamile olan Neriman İnan, telefon edememekten yakınıyor. İnan, "Telefonlar ücretli hale gelince İstanbul'daki çocuklarıma telefon edemiyorum. Paramız yok. Her şeyimiz enkaz altında kaldı. Çıkarabildiğimiz, birkaç kırık dökük parça. Parası ve işi olanın burada zaten işi yok. Ama burada otobüse, telefona para isteniyor" diyor.
Çadırkentteki en büyük sorun ise sağlık. Sağlık görevlileri, içme ve kullanma suyu sıkıntısı, çadırların birbirine yakınlığı, duş-tuvaletlerin yetersizliği ve sağlıksız olmasının salgın hastalık riskini artırdığını ifade ediyor. Ayrıca depremzedelerde bitlenme sorunu da var. Sağlık problemlerinin başında kalp hastalıkları, fıtık, psikolojik bozukluk, bronşit,
mide hastalıkları geliyor. Muhtarlara suçlama Çadırkentte para yardımının dağıtımında muhtarlar önemli rol oynuyor. Yardımseverler, bağışlarını muhtarların belirlediği isimlere yapıyor. Bu nedenle de sık sık tartışmalar yaşanıyor. Para yardımı alamayan depremzedeler, muhtarları, yakınlarına çıkar sağlamakla suçluyor. Onlara göre muhtarlar, kendi yakınlarının parasal yardım almasını sağlıyor.
Depremden sonra oldukça güç durumda kaldıklarını belirten İnanç ailesi, çok ihtiyaçları olduğu halde yardımlardan yararlanamadıklarını söylüyor. Depremden sonra işsiz kalan Mesut İnanç, çocukları Kezban'la Hurşit'in kemik erimesinden yavaş yavaş ölüme gittiklerini, ancak kimsenin yardım elini uzatmadığını ileri sürüyor.
Babası, Kezban'a günler süren bekleyişin ardından bir tekerlekli sandalye alabilirken, Hurşit ayakta zor duruyor. Bugüne kadar hiç para yardımı almadıklarını ve depremden önce de çocuklarının tedavi masrafını karşılayamadığını belirten Mesut İnanç, "En azından evimizde bakıyorduk. Artık bakımlarını yapmak da çok zor oluyor. Sürekli hastalanıyorlar" diyor.
|