|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika
|
Viyana'dan Ankara'ya eguven@radikal.com.tr Avusturya'da 'katıksız Nazi tosunu' Jörg Haider'in liderliğindeki Özgürlük Partisi'nin 'patlama' yapması -İsrail bir yana- en fazla Doğu Avrupa ülkelerini tedirgin etmiş görünüyor.
İki temel nedeni var bunun. Biri, Haider'in Avrupa Birliği'nin genişlemesine açıkça karşı çıkması. Diğeri de göç karşıtı tavrı.
Seçim sonuçlarının ardından kayda değer bir toplumsal tabanı bulunduğu iyice açığa çıkan Haider'in bu iki eğilimi Türkiye'ye de 'dokunuyor.'
Bakın, bir Doğu Avrupalı diplomat ne demiş: Ortak görüşümüz o ki bu (Haider'in zaferi) tam bir felaket.
Gerçi Avusturya hiçbir zaman AB'nin genişlemesinin 'ateşli bir savunucusu' olmadı ama bugüne kadar gidişata ciddi biçimde itiraz da etmedi. Ne var ki artık Haider hükümete giremese bile, bu 'orta yolcu' politika öyle ya da böyle gözden geçirilecektir. Çünkü yüzde 27 hiç de öyle görmezlikten gelinebilecek bir oy oranı değil.
Haider'in, Avusturya'nın önce AB'ye, daha sonra Avrupa Para Birliği'ne girmesine karşı da kampanya yürüttüğü, ancak sonuç alamadığı söylenebilir. Ama o zaman toplumsal desteği bu kadar güçlü değildi.
Peki Haider'in derdi ne? Göçmenlere ve AB'nin genişlemesine niçin karşı çıkıyor? Evet tabii ki ırkçı ve yabancı düşmanı. Ama dahası var.
AB'nin temel ilkelerinden biri, 'emeğin hareket serbestisi.' Yani üye ülke işçilerinin diledikleri ülkeye gidip çalışabilmeleri. Bu, Haider'in partisinin tabanını oluşturan Avusturyalıları ürkütüyor. Çünkü görece yoksul Doğu Avrupa ülkelerinin AB'ye üye olması durumunda, buralardaki işçilerin Batı'ya akın etmesinden ve ucuz işgücü oluşturup 'işleri kapmasından' çekiniyorlar.
Avusturya, aday ülkelerden Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Slovenya ve Slovakya'yla sınırdaş. Üstelik de dünyanın en zengin 7'nci ülkesi. Bu iki etken, Avusturya'yı milyonlarca işçi için 'gözde' kılmaya yeter de artar.
Tabii, AB'nin genişleme sürecine ilişkin bir temel ilkesi de bir ülkenin üyeliğe alınabilmesi için mevcut tüm üyelerin 'olur' vermesinin gerekmesi.
Kabaca söylersek eğer Avusturya 'olmaz' derse AB kapısında bekleyen tüm ülkelerin hayalleri -en azından bir süre, suya düşer. Tabii Türkiye'nin de...
Avusturya AB'ye yönelik olarak bugüne kadar izlediği genel politika doğrultusunda Türkiye'nin adaylığı için de 'destek vaadi'nden öteye gitmedi. Avusturya'nın dönem başkanlıkları sırasında da AB -Türkiye ilişkilerinde arpa boyu yol alınamadı. Hatta Ankara'ya eksiklerini en sık hatırlatan başkentlerden biri Viyana oldu. Hâlâ da öyle.
Haider'li bir Avusturya'da aday ülkelerin yanı sıra Türkiye'nin işinin daha da zorlaşacağı su götürmez. Avusturya'da yaşayan Türklerin seçimde Haider karşıtı kampta yer almalarında 'yabancı' olmalarının yanı sıra bunun da payı vardı.
Haider'in zaferinin tam da genişleme sürecinin keskin dönemeçlerinden birinin hemen öncesine denk gelmesi, aday ya da aday adayı ülkeleri daha da karamsarlığa sürüklüyor. Bilindiği üzere AB liderleri önümüzdeki aralık ayında Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de bir araya gelip tamamen genişleme sürecini konu alan bir zirve gerçekleştirecek. Zirve sonucu Doğu Avrupa ülkeleri, Kıbrıs ve Malta kadar Türkiye'yi de ilgilendiriyor.
Şu anda hiç kuşku yok ki gerek üye, gerekse aday ülkelerin gözü kulağı Viyana'da. Herkes kurulacak hükümette Haider'in yer alıp alamayacağını merak ediyor. Diğer iki siyasi lider, iktidarı Haider'le paylaşmaya niyetli değil. Cumhurbaşkanı da hükümeti kurma görevini Haider'e vermeyi içine sindiremeceğini söylüyordu seçim öncesinde.
Bekleyelim, görelim.
Kesin olan tek şey, Avrupa'nın göbeğinde ırkçı ve yabancı düşmanı bir partinin halkın üçte birinin oyunu aldığı. Ürkütücü değil mi?
|
Sizleri de dinlemek istiyoruz
Yazarlarımızın yazıları hakkında düşündükleriniz hepimiz için önemli. Eğer onlara ileteceğiniz bir yorum veya haber varsa, Radikal-online Sanal Meydan size kapılarını açıyor. Sessiz kalmayın! Tıklayın...
|
Bugün yazan diğer yazarlarımızı okumak için tıklayın
Önemli Not: Internet'i kullanan ve dolayısı ile e-posta adresi bulunan yazarlarımızın adresleri, iletişim kurabilmeniz için yazılarının başında eklenmiştir. Eğer böyle bir adres göremiyorsanız, sözkonusu yazarımızın elektronik posta adresi yok demektir. Böyle bir durumda iletişim için künyemizde yer alan telefon ya da faks numaralarını kullanabilirsiniz.
|
REKLAM TARİFESİ
Radikal-online'da reklam vererek yüz binlere ulaşmak istemez misiniz? Tıklayın...
|
|