Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
10 Ekim 1999
Radikal-online... Yazarlar SON
DAKİKA!

Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika

Büyük travmanın eşiğinde

Osmanlı'nın 'durağan' alem hayali, bir taraftan değişim içinde olunsa da, değişimin yadırgandığı bir anlam dünyası yaratmıştı. Osmanlı devleti bu süreci adım adım ve tamamen pragmatik kaygılarla kabullendi. Askeri amaçla başlayan reformlar, oradan eğitime ve nihayet devletin kurumsal yapısına sıçradı.
Cumhuriyet bu sürecin beklenen bir sonucuydu. Laiklik ve milliyetçilik tartışmaları 1920 öncesinde son derece alevlenmişti ve ulemanın içinde bile taraftarları vardı. Öte yandan cumhuriyet fikri de topluma hiç yabancı değildi. Batı Trakya ve Kars'ta 1923'ten önce kolluk kuvvetleri, kendi pulu ve parasıyla cumhuriyet ilan edilmiş; birçok yörede mahalli inisiyatif bu yönde kararlar almıştı.
Ama gene de bizler imparatorluktan cumhuriyete geçişi büyük bir travma, radikal bir kopuş olarak görme eğilimindeyizdir. Oysa bu dönüşüm Osmanlı insanının psikolojik dünyasında bile bir travma teşkil etmemiştir. Çünkü Osmanlı insanı zaten kendisini Batılılardan farklı görmek, değişim zorunluluğunu bir güç mücadelesinin uzantısı olarak kabul etmekteydi.
Öte yandan cumhuriyete geçiş, zihniyet düzleminde de bir sıçrama anlamını taşımamıştır. Çünkü 'çağdaşlık' sadece dinin geriletilmesi biçiminde anlaşılmış ve engelleyici ayak bağlarından kurtulunduğu takdirde, geriye kalan hasletlerimizin bizi modern yapmak için yeterli olduğu düşünülmüştür. Diğer bir deyişle, bizim medornleşmemiz, yeni bir zihniyete geçişten ziyade, eski ve 'yanlış' bir zihniyetten kurtulma biçimindedir.
Ancak asıl önemli olan, otoriter zihniyetin gördüğü ikili işlevdir: Otoriterlik geçmişten gelen bir zihni damar olarak, değişimi bir süreklilik çizgisi üzerine oturtmaktadır. Ama aynı zamanda bu zihniyet 'modern' Batı anlayışının da parçasıdır. Cumhuriyeti kuranların özgüvenlerinin nedeni de budur: Onlar Batı'da da var olan bir zihniyetin takipçileriydiler ve kendilerini ne köklerine, ne de içinde yaşadıkları dünyaya yabancılaşmış hissetmiyorlardı.
Oysa bugün olay epeyce farklı bir görünüm almış durumda. Batı'nın makbul zihniyetleri arasında artık otoriterlik yok. Ataerkilliğe yeniden dönüş de söz konusu değil. Bugün Batı, modernitenin relativist anlayışından demokratlığa doğru yürümeye çalışıyor ve küreselleşen dünyayı da aynı değişime zorluyor. Muhakkak ki bu düz ve sancısız bir süreç olmayacak, ama dışında kalmanın maliyeti de tahminlerin çok üzerinde olacak.
Dolayısıyla önümüzdeki dönem bizleri, cumhuriyetin kuruluş yıllarına kıyasla çok daha derinden bir travma ile yüz yüze getirecek. Osmanlı zaten 'frenkler' gibi olmadığının farkındaydı; ama bizler kendimizi onlar 'gibi' sanıyoruz. Bunun bir kandırmaca olduğu, çağdaş olandan kopma noktasında durağanlaşmış olduğumuz yüzümüze vurulduğunda; bunun psikolojik tahribatını atlatmak kolay olmayacak.
Bu yüzden, henüz vakit erkenken ve hareket alanımız daralmamışken, kendimizi nesnel bir özeleştiriye açmak ve tartışmak hayati bir önem taşıyor. Ne olduğumuzu başkaları söylemeden bilmek, sağlıklı bir değişim için gerekli olan özgüvenin asgari koşuludur. Bu benzersiz travmanın eşiğinde, Türkiye ya 'titreyip kendisine dönerek' geçmişi; ya da 'titreyip kendisini yeniden yaratarak' geleceği seçecek.


Sizleri de dinlemek istiyoruz
Yazarlarımızın yazıları hakkında düşündükleriniz hepimiz için önemli. Eğer onlara ileteceğiniz bir yorum veya haber varsa, Radikal-online Sanal Meydan size kapılarını açıyor. Sessiz kalmayın! Tıklayın...

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön

Bugün yazan diğer yazarlarımızı okumak için tıklayın

Önemli Not: Internet'i kullanan ve dolayısı ile e-posta adresi bulunan yazarlarımızın adresleri, iletişim kurabilmeniz için yazılarının başında eklenmiştir. Eğer böyle bir adres göremiyorsanız, sözkonusu yazarımızın elektronik posta adresi yok demektir. Böyle bir durumda iletişim için künyemizde yer alan telefon ya da faks numaralarını kullanabilirsiniz.

İstanbul Uluslararası Festivalleri

DEPREM
HATTI

REKLAM
TARİFESİ

Radikal-online'da reklam vererek yüz binlere ulaşmak istemez misiniz? Tıklayın...

Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
Radikal-online... RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye