|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika
|
Yüzde 25 enflasyon mahfie@radikal.com.tr 1999 yıl sonu enflasyonu, TEFE bazında, yüzde
58-60 aralığında tahmin ediliyor. 2000 yıl sonu enflasyonu için alınan
hedef yüzde 25. Yani enflasyonda bir yıl içinde yüzde 60'a yakın bir düşüş sağlanacak.
1999 yılı bütçesinin ilk 8 aylık gelir rakamı yaklaşık 11 katrilyon lira. Giderleri 17.7 katrilyon lira, bunun içindeki faiz giderleri 7.6 ve faiz dışı giderler 10.1 katrilyon lira. Buna göre bütçe açığı 6.7 katrilyon lira ve faiz dışı fazla 856.1 trilyon lira. İlk sekiz aylık gelişme çerçevesinde
yıl sonu gerçekleşme tahminleri de en iyimser senaryoya göre şöyle çıkıyor: Gelirler
16, giderler 27 ve bütçe açığı 11 katrilyon lira.
2000 yılı için yapılan hesaplar henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte şöyle bir manzara görünüyor. Gelirler 29; giderler 47 ve buna göre bütçe açığı 18 katrilyon lira. Faiz giderleri
yaklaşık 20 katrilyon lira hesaplanırken faiz dışı giderler de 27 katrilyon lira olarak bulunuyor. 1999'dan 2000'e gidişte gelirlerin 16 katrilyon liradan 29 katrilyon liraya çıkması yüzde
80 dolayında bir artış; giderlerin 27 katrilyon liradan 47 katrilyon liraya çıkması ise yüzde
74 bir artış demek. Faiz dışı giderler için
öngörülen artış ise yüzde 68 dolayında.
Bu hesaplamalar 2000 yıl sonu için hedeflenecek yüzde 25 enflasyonla tutarlı olmadığından IMF, 2000 yılı için planlanan giderlerin kısılmasını öngörüyor. Bunu, faiz dışı fazlayı, Türk tarafının öngördüğü 2 katrilyon lira yerine 5 katrilyon lira şeklinde tanımlayarak yapıyor. Buna göre
3 katrilyon liralık bir faiz dışı gider kısıntısı yapılacak. Yani bütçe giderleri 47 katrilyon
liradan 44 katrilyon liraya inecek. O takdirde
bütçe açığı 15 katrilyon lira olacak.
Enflasyonun yüzde 25'e indirileceği, piyasaların sıkıntısının büyüdüğü bir ortamda gelirlerde yüzde 80 dolayında artış sağlamanın iki yolu var: (1) Yeni vergiler ve mevcutlarda bazı oran artışları gelecek, (2) Özelleştirmeden ciddi gelirler elde edilecek. Öte yandan giderleri düşürebilmenin başlıca yolu ücret zamlarını düşük tutmak da dahil olmak üzere faiz dışı giderleri alabildiğine kısmak. Nitekim Bilal Çetin'in perşembe günkü yazısından, IMF'nin önerileri arasında, memur maaş artış oranının ilk
6 ay için yüzde 10, ikinci 6 ay için yüzde 15 olarak belirlenmesinin yer aldığı anlaşılıyor.
Enflasyonu yüzde 25'e indirme hedefinin
bütçe görüntüsü böyle. Buna paralel olarak
IMF, Türk Lirası'nın devalüasyon oranını aylık
1.8 oranında öngörüyor. Yıl sonu için öngörülen yüzde 25'lik enflasyon hedefiyle tutarlı bir oran. Ne var ki bu oran, yüzde 60'tan başlayacak bir enflasyon inişi için ilk aylarda çok ciddi bir nominal çıpa uygulanması anlamına geliyor. Dolayısıyla böyle bir formülasyon ilk altı ay
büyük sıkıntıya sahne olacak.
Bunlara ek olarak ortaya çıkacak görev zararı faturasını hafifletmek için Ziraat Bankası ve Halk Bankası'nın sübvansiyonlu kredilerinde faizlerin artırılması gündeme geliyor.
Genellikle IMF'nin önerileri duyulunca 'bizim IMF'nin parasına ihtiyacımız yok' şeklinde demeçler verilir. Bu kez de öyle oluyor.
mahfie@garanti.com.tr
|
Sizleri de dinlemek istiyoruz
Yazarlarımızın yazıları hakkında düşündükleriniz hepimiz için önemli. Eğer onlara ileteceğiniz bir yorum veya haber varsa, Radikal-online Sanal Meydan size kapılarını açıyor. Sessiz kalmayın! Tıklayın...
|
Bugün yazan diğer yazarlarımızı okumak için tıklayın
Önemli Not: Internet'i kullanan ve dolayısı ile e-posta adresi bulunan yazarlarımızın adresleri, iletişim kurabilmeniz için yazılarının başında eklenmiştir. Eğer böyle bir adres göremiyorsanız, sözkonusu yazarımızın elektronik posta adresi yok demektir. Böyle bir durumda iletişim için künyemizde yer alan telefon ya da faks numaralarını kullanabilirsiniz.
|
REKLAM TARİFESİ
Radikal-online'da reklam vererek yüz binlere ulaşmak istemez misiniz? Tıklayın...
|
|