Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
10 Ekim 1999
Radikal-online... Yazarlar SON
DAKİKA!

Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika

Sefil ve rezil

mineg@cybercable.fr
Politika, dünyanın her yerinde kirli. Devlet adamlarının çoğu, her yerde rezil. Basın, benzer oranda çürük. Ama Türkiye'de olup biten rezilliğin tanımı zor. Sineye çektiğimiz hem sefalet, hem rezalet. Sefil bir rezillik içindeyiz. Tepkimiz de alaturka. Her şeyi söyler gibi yapıp, aslolanı gizliyoruz. İşte size küçük bir örnek:
Niçin Kızılay'ın sağlam çadırı yok, niçin hepsi delik, çürük ya da eski, biliyor musunuz? Çünkü Kızılay, en yeni, olabildiğince modern, sağlam ve büyük çadırlarının HEPSİNİ Kosova'ya gönderdi. Kosovalı soydaşlarımız memnun kaldılar mı bilmiyorum ama, depremzedelere verilecek tek bir doğru dürüst çadırı kalmamıştı Kızılay'ın. Yalnız çadır mı? Hiçbir şey kalmamıştı elinde. Tüm yardım malzemeleri Kosova'ya gitti. Ve bu kurumun başındaki ahı gitmiş
vahı kalmış adam, Kemal Demir, gönder emrini devletten aldığı, devletin de bildiğini bildiği için son ana kadar direndi, neden sonra istifa edebildi. Kendisine liyakat madalyası verdirdi. Ardında bıraktığı ihtiyarlar meclisi de devletin bu gerçeği bildiğinin bilincinde olarak istifa etmiyor!
Çadırımız yoktu barınmaya, kamyonlarla gittik Kosova'ya. Ya ya ya, şa şa şa, böyük Türkiye çok yaşa!
Sefil ve rezil.
Depremzedeler, yağmur ve soğuk altında sefil. Üniversite kapılarında "7.4'ü unutma" diye pankart
açan yobazlar rezil. Depremin hemen sonrasında Gölcük'e gelen ilk Fransız ekibinden kurtarıcılar anlatıyor: Yabancı yardım taşıyan kamyonları kentin dışında durduran RP'liler, "Geçit yok, biz dağıtırız," diye el koyuyorlarmış malzemelere. Kendi partilerinden
olanlara dağıtmak için. Ne garip. 7.4'lük ulvi cezaya dinden imandan çıkanlar çarptırıldığına göre, acaba kime dağıtıyorlardı bu yardımları? Yine RP'liler, Fransız doktorlar harıl harıl deprem yaralılarını ameliyat ederken; fıtık, basur, ülser gibi deprem sonucu olmayan hastalıklardan mustarip kişileri tedaviye getirip, doktorlar tarafından "Depremzedelere öncelik tanıyoruz," diye reddedilince, dışarı çıkıp: "Bu gâvurlar bize bakmıyor!" diye bağırıyorlarmış. Aralarında Fransız vatandaşı iki Türk'ün bulunduğu ve komando eğitimi görmüş askerlerden oluşan 43 kişilik ikinci kurtarma ekibi, Türkiye'ye tonlarca ilacın yanı sıra binlerce torba kan, battaniye, çarşaf, yiyecek, içecek, soğutma cihazı, iki dev çadır ve elektrik motoruyla gelmiş. Önce 12 saat, Yeşilköy Havaalanı'nda nereye gideceklerini bilemeden beklemişler. Sonra Adapazarı'ndaki Akyazı Hastanesi'ne gönderilmişler. Ancak, kimseye 43 Fransız doktorun tam teşekküllü geldiği ve bedava tedavi ettiği söylenmediği için, stadyuma gidip hoparlörlerle kendilerini anons etmek zorunda kalmışlar. 2000 kişiye 150 ameliyat, 600 röntgen ve ilaç tedavisiyle hizmet verdikten sonra, tüm malzemeleri ve ilaçları hastaneye 'bedava dağıtılmak' üzere bırakıp dönmek üzereyken, üstelik Türkçe yazılan reçetelerdeki ilaçları almak isteyen depremzedelerin Akyazı Hastanesi'nin 'öz' personeli tarafından: "Böyle ilaç yok, git eczaneden al!" diyerek geri çevrildiğini öğrenmişler. Fransızlar, giderayak başlamışlar bıraktıkları ilaçların ne olduğunu aramaya. Hastanenin gizli ve boş bir odasına, güzelce depolanmış olarak bulmuşlar. Fransız doktorlar, yurtlarına kuşkulu döndüler.
Acaba Akyazı Hastanesi'nde, Kızılay çadırları gibi çürütülecek mi bu ilaçlar, yoksa Kosova'ya mı gönderilecekler? Belki yakında İstanbul eczanelerinde ortaya çıkarlar, tıpkı Varto'ya gönderilen Hollanda peynirleri gibi. Sefilce ve rezilce.


Sizleri de dinlemek istiyoruz
Yazarlarımızın yazıları hakkında düşündükleriniz hepimiz için önemli. Eğer onlara ileteceğiniz bir yorum veya haber varsa, Radikal-online Sanal Meydan size kapılarını açıyor. Sessiz kalmayın! Tıklayın...

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön

Bugün yazan diğer yazarlarımızı okumak için tıklayın

Önemli Not: Internet'i kullanan ve dolayısı ile e-posta adresi bulunan yazarlarımızın adresleri, iletişim kurabilmeniz için yazılarının başında eklenmiştir. Eğer böyle bir adres göremiyorsanız, sözkonusu yazarımızın elektronik posta adresi yok demektir. Böyle bir durumda iletişim için künyemizde yer alan telefon ya da faks numaralarını kullanabilirsiniz.

İstanbul Uluslararası Festivalleri

DEPREM
HATTI

REKLAM
TARİFESİ

Radikal-online'da reklam vererek yüz binlere ulaşmak istemez misiniz? Tıklayın...

Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
Radikal-online... RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye