|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika
|
Fay hattında santralAkkuyu Nükleer Santralı, ısrarla 25 kilometre uzaklığındaki Ecemiş fay hattı yakınına kurulursa yaşanabilecek bir deprem veya nükleer kazanın boyutları Çernobil'den çok daha korkunç olacakARİF KÜNAR
Siz hiç Akkuyu'yu gördünüz mü? Toroslar'ı yararak, nazlı nazlı Akdeniz'le buluşan gök renkli Göksu Irmağı'na kuş uçumu 25 kilometre mesafedeki yeryüzü cennetlerinden; Akkuyu'yu... Hiç domatesini, portakalını, harnupunu, balığını yiyip, çamlarının koyu gölgesinde dinlenip, ılık denizinde serinlediniz mi?
Peki siz hiç nükleer santral ya da Çernobilzede gördünüz mü? Daha önce nükleer santral kuran Batı ülkelerinin kurmaktan vazgeçtikleri ve hatta mevcutlarını kapattıkları bir zamanda, ülkemizin henüz el değişmemiş, en güzel kıyılarında görebileceksiniz artık.
17 Ağustos 1999 gecesi yaşanan üzücü deprem ise, şimdilik en büyük 'milli felaketimiz' olarak tarihe geçti. Devletimizin, siyasi otoritenin, yetkililerimizin, resmi kurumların bu felaket karşısında yaşadığı paniğin, koordinasyonsuzluğun, yetersizliğin, hazırlıksızlığın, acizliğin en acı sonuçlarını ulusça yaşadık ve bütün dünya ibretle, üzüntüyle canlı olarak izledi. Yüreğimizi ağzımıza getiren ve bu kez çok ucuz atlatan Tüpraş rafinerisi; hem aktif fay kuşağında kurulmuş hem de deprem sonrası çıkan yangında en son teknoloji olduğu iddia edilen güvenlik ve yangın söndürme sistemlerini devreye sokamamıştır.
İzmit deprem Felaketi, Tüpraş yangını yalnızca Türkiye'yi etkiledi. Uzmanlar, Akkuyu Nükleer Santralı, ısrarla 25 kilometre uzaklığındaki Ecemiş fay kuşağı yakınında kurulursa, yaşanabilecek olası bir deprem veya nükleer kazada felaketin boyutlarının Çernobil'den daha büyük olacağını söylüyor.
Deprem nedeniyle ve muhtemel bir reaktör kazası sonucundaki potansiyel radyasyon yayılımında, Akkuyu ve çevre ülkeler için risk analizi, Avustralya Ulusal Üniversitesi Kimyasal Taşınım Modeli kullanılarak yapılmıştır. Model çalışmasının sonuçlarında; "Böylesi bir durumda Türkiye ve Ortadoğu ülkelerinin
-Kıbrıs, Yunanistan, İsrail, Suriye, Lübnan, İran, Irak, Ürdün, Mısır, Libya gibi- büyük risk altında olduğuna işaret ediyor" denmiştir. (Türkiye'deki Nükleer Reaktörlerdeki Potansiyel Bir Kazaya İlişkin Riskin Analizi ve Görselleştirilmesi, John Taylor ve Stuart Ramsden, Avustralya Ulusal Üniversitesi, Greenpeace için 1998'de hazırlanan rapor).
1992 Erzincan depremini, 28 Kasım 1991 tarihinde Atina'da yapılan Avrupa Sismoloji Komisyonu Toplantısı'na sunduğu tebliğle tahmin eden, 10 Temmuz 1999'da Marmara Bölgesi'nde büyük bir deprem olacağını söyleyen Earthquake Forecasts Inc. Başkanı Prof. Karl Buckthought tarafından, Kanada'da 10 Kasım 1998'de yayımlanan 'Türkiye'de Candu Reaktörleri Satışı Deprem Riski Raporu'na göre; 1973- 1998 arasındaki dönemi hesaba katarak
-ki bu dönemde AECL-CANDU firmasının önerdiği güvenlik standardını aşan bir deprem olmuştur- 'Akkuyu'daki santralın 40 yıl çalışması halinde depremle hasar görme olasılığı en az yüzde 50'dir' denmekte.
Yine Akkuyu'nun içinde yer aldığı Akdeniz Bölgesi için benzer bir uyarı da, ABD'de yaşayan çevre mühendisi ve öğretim üyesi olan Kamil Pınarcı'dan geldi; "Kıbrıs, Girit ve Antalya arasında denizin altında ve 9-11 arasında bir şiddette depreme yol açabilecek bir fay hattının bulunduğunu söyledi"
(20 Ağustos 1999, Sabah gazetesi).
Maalesef, değişen çağı, yeni trendi yakalamaktansa, yine 'felaketler' çağını yakalamaya çalışıyoruz ısrarla. Dünya nükleer enerjiyi terk ediyor. Dünya gider tersine, biz gideriz Mersin'e - Akkuyu'ya nükleer santral kurmaya...
Batı neden vazgeçti?
Bu dünya, doğa ve ülke hepimizin. Hiçbir nükleerci zevat, nükleer lobi; bu ülkenin insanlarının, bundan sonraki nesillerin ve doğasının geleceğini, kaderini kendi çıkarları adına ipotek altına alamaz. Peki nükleer santrallar bu kadar çevreci, temiz, risksiz, ucuz, tehlikesiz ise, niye bize bunları satmaya çalışan ABD'de 1978'den, Almanya'da 1982'den, Kanada'da 1975'ten itibaren yeni bir nükleer santral siparişi yok?
Nükleerci zevatın göz bebeği olan Fransa ise, 1997'den itibaren 2010'a kadar nükleer programını askıya aldı. Japonya'da ise birkaç yıl önce gizlenen ve ortaya yeni çıkarılan Monju ve Tokai nükleer santral kazaları nedeniyle, Japonya halkı da nükleer santrallara karşı çıkmaya başladı.
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu için de benzer ciddi eleştiriler var. İTÜ Nükleer Enerji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şarman Gencay'a göre; "Kurulduğundan bugüne kadar Atom Enerjisi Kurumu'na 40 başkan gelmiştir. Sürekli yönetimin değiştiği bir kurumda nasıl proje üretilir ve istikrarı sağlayabilirsiniz?" (7 Ağustos 1996, Yeni Yüzyıl).
Zamanımız çok azaldı. Enerji Bakanı Cumhur Ersümer, en geç 15 Ekim 1999'a kadar yapımcı firmanın açıklanacağını söyledi. Tahkim Yasası'nı da apar topar öncelikle bu ihale için çıkardılar. İhaleden geri dönüş yolunu engellemeye çalışıyorlar. Eğer bundan sonraki siyasi otorite, ihaleden vazgeçecek olursa ya da bitirdikten sonra tehlikelerini fark edip nükleer santralı çalıştırmazsa veya kamuoyunun büyük direnciyle santral bitirilemezse bile Türkiye; yapımcı firmanın teklif bedelini ödemek zorunda kalacaktır.
Dün Yatağan ve Gökova'yı, bugün Bergama, Hasankeyf ve Fırtına Deresi'ni hatırlayın ve yarın Sinop'u, Akkuyu'yu bir kez daha düşünün. Sahi ülkemizde yaşanan onca alavere dalavere arasında, kaybedilen, bir daha geri gelmeyecek olan, unutulan, görmezlikten gelinen bu yerler, sizi hiç mi ilgilendirmiyor ve rahatsız etmiyor?
O halde, bu kez çok geç olmadan Akkuyu'ya sahip çıkalım. En son olarak, 11 Temmuz 1999 günü Akkuyu'nun Büyükeceli ve Yeşilovacık yöresinde yapılan halkoylamasına katılanların yüzde 84'ü nükleer santrala 'hayır' dedi. Yöre halkı, çevre belediyeler, tüm çevreciler, TMMOB, TTB, Elektrik Mühendisleri Odası, Çevre Mühendisleri Odası ve daha birçok kuruluş; ne Akkuyu'da ne de Sinop'ta nükleer santral istiyor. Artık bu sese kulak verin, siz de destek olun lütfen...
Arif Künar: Elektrik mühendisi
|
Sizleri de dinlemek istiyoruz
Türkiye ve dünyanın ortak sorunlarını diğer okuyucularımızla paylaşın. Sesinizi duyurmanın en etkili yolu artık size çok yakın. Radikal-online Sanal Meydan size kapılarını açıyor. Sessiz kalmayın! Politika, Ekonomi, Genel Tartışmalar...
|
Bu konuya ait diğer haberleri okumak için tıklayın
|
REKLAM TARİFESİ
Radikal-online'da reklam vererek yüz binlere ulaşmak istemez misiniz? Tıklayın...
|
|