Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
20 Ekim 1999
Radikal-online... İnsan SON
DAKİKA!

Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika

Türk insanı alıngan çünkü özgüveni eksik

12 ildeki 'Temiz Aile, Temiz Gelecek' projesinin mimarlarından psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş'a göre, güç kültürüne dayanan toplumumuz uzlaşmaya kapalı
Haber ResmiÖZGE TURUL
İSTANBUL - Aynı kuşaktan birbirini izleyerek gelen kuşaklar bütünüdür aile. Özellikle Türkler için aile kavramı Avrupa ve Amerika'daki aile kavramlarına göre çok daha kutsal bir anlam taşır. Ancak bu 'kutsallık' bile aile içinde verilen eğitimdeki hataların düzeltilmesine veya bireyler arasında doğru iletişim kurulmasına yardımcı olamıyor.
Henkel Turyağ ürünlerinden Persil önderliğinde başlatılan 'Temiz Aile, Temiz Gelecek' projesi de Türk ailesini bilinçlendirmeye yönelik bir çalışma. Projenin mimarlarından Henkel Turyağ Genel Müdür Yardımcısı Erdoğan Yumuk, son dönemde Türkiye'nin gündemini meşgul eden yolsuzluklar ve temiz toplum arayışının kendilerini harakete geçirdiğini belirtiyor ve ekliyor: "Temiz bir toplum olacaksak bu bir nesiller süreci olacak. Biz de bu yolda ilk adımı atmış olduk."
'Temiz Aile, Temiz Gelecek' başlığı altında şimdiye kadar sekiz il dolaşılmış. Şubat ayından itibaren İstanbul'dan başlayarak Kastamonu, Samsun, Isparta, Edirne, Zonguldak Ereğlisi ve Antalya'ya gidilmiş. Kasım ayında ise Mersin'de bir aile toplantısı düzenlenmesi planlanıyor.
Projeye katılan isimler arasında Prof. Dr. Acar Zuhal Baltaş, Prof. Dr Üstün Dökmen, Prof. Dr. Aytaç Açıkalın, Dr. Erdal Atabek ve
Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu yer alıyor. 'Temiz Aile, Temiz Gelecek' projesinin açılış sohbetini gerçekleştiren katılımcılardan psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş ve Genel Müdür Yardımcısı Yumuk karşılaştıkları Türk aileleriyle ilgili izlenimlerini aktardılar.
Türk toplumunu nasıl temizleyeceksiniz? Persil'in temizlikte olduğu gibi bu konuda da etkili bir formülü var mı acaba?
Erdoğan Yumuk: Bunun için işe aileden başlamak gerekir. Çünkü sevgi, eğitim, ahlaki değerlerin verilmesi, sorunları çözme ve karar verme gibi unsurların ilk adımı ailede atılıyor. Sosyal sorumluluk taşıma fikri bizim projemizin çıkış noktasını oluşturuyor.
Acar Baltaş: Öncelikle de ahlaki değerlerin aile değerleriyle bütünleşmesi gerekiyor. Bunu aile içinde yaşatabilmeniz gerek. Çocuklarımıza dürüst olabiliyorsak bu değerleri geliştirebiliriz. Aile ilişkisi de bir şirket ilişkisi gibi güvene dayanır. İlkeleri ise kendine, karşındakine güvenmek ve güvenilir olmak. Bunun için de tutarlı olmayı başarmak lazım.
Batı'da yapılan araştırmalarda Türk ailesi hep örnek aile gösteriliyor. Buna göre örnek temiz bir toplum olmamız gerekmez mi?
A. Baltaş: Öyle ama ahlaki değerlerde bir çöküş yaşanıyor. Bu aile sohbetlerinde aile bireyleri hatalarını görebiliyor ve bir iç hesaplaşma yaşamaya başlıyor. İnsanların kendi değerlerini değiştirmesi çok zordur. Türk ailesinde çocuğa küçüklüğünden itibaren 'Bu senin problemin' diyemiyoruz. Çocuğun problemini kendi problemimiz kabul ediyoruz. Bu çalışmayla ailesine bağlı ancak özerk insanların yetiştirilmesinde bir adım attığımıza inanıyoruz. Ancak uzun bir süreç istiyor.
E. Yumuk: Gittiğimiz yerlerde geleneklerini yaşatan birbirine çok bağlı gerçek Türk ailesini tanıdık. Konya, Çanakkale ve Şanlıurfa'da yaşayan ailelerin bilgiye karşı duydukları saygıyı gördük. İstanbul'da aileleri açıkça ortaya çıkıp sorunlarını anlattıramadık. Ama Anadolu'da kapalı aileler bize inanıp açılmaya başladı.
Seminerlerde ailelerin şikâyetleri ne yöndeydi?
A. Baltaş: Genellikle çocukları üzerine. Eğer ilkokul çağındaysa ders çalışmaması veya çok hareketli olmasından, lise çağındaysa boş vermişliğinden kulağını ya da burnunu deldirmesinden şikâyetler ediliyor.
Bizim yaklaşımımız yanlışları yakalamak değil, önce doğruları göstermeye çalışmak yönünde. Buna 'pozitif yaklaşım' ya da 'olumlu ilgi' diyebiliriz. Ancak burada yanlışlar görmezden gelinmiyor. Esas olan, insan ilişkilerinde zorlamadan ve zorlanmadan istediğini elde etmek, uzlaşmak. Çünkü Türk aile yapısı uzlaşmaya kapalı. Bireyler birbirini kırmaya çok müsaitler.
Uzlaşmaya kapalı olmamızı neye bağlıyorsunuz?
A. Baltaş: Çünkü bizde güç kültürü yaygın. Anne çocuğuna zorla yemek yediriyor. Bu güç bir süre sonra onu kullanma eğilimini doğuruyor. Eleştiriyoruz, ancak yeni bir çözüm önermiyoruz. Bunlar bizim negatiflerimiz.
Peki, ya pozitif yönlerimiz?
A. Baltaş: Çok sıkı aile bağlarımız var. Bu yönümüz iş hayatında benimsenen ekip çalışmasına çok müsait. Üstelik de Batı'nın çok ilerisinde. Avrupa ve ABD'nin sihirli bir formül gibi aradığı bu özelliği biz ısrarla uygulayamıyoruz. Çünkü ekip çalışmasına en uzak, bireyselliğin uç noktalarını yaşayan ABD ve İngiltere gibi ülkelerde yazılmış kaynakları alıp bunları uygulamaya çalışıyoruz.
Tabii ki, sonuç başarılı olamıyor. Genlerimizde imece kültürü var. Depremde gördüğümüz dayanışmayı da buna dayandırabiliriz.
Bir de aile içinde çocuklar hep birileriyle kıyaslanmak zorunda kalıyor. Bu ilerde toplum içinde bireyde özgüven eksikliğine neden olmaz mı?
A.Baltaş.: 'Niye kardeşin gibi olmuyorsun' gibi örnekler gösterdiğinizde çocuğunuzun özgüvenini zedeliyorsunuz. Öncelikle kendiniz bir başarısızlığa uğrama mışsanız, çocuğunuza ulaşılabilir bir örnek gösterirseniz motivasyonu sağlayabilirsiniz. Özgüven eksikliği ve yetersizlik sonucunda ise alınganlık artıyor. Bu toplumsal alınganlığın en son örneği de Bill Clinton ve Bülent Ecevit'in Oval Ofis'te çekilmiş fotoğrafına karşı kamuoyunun tepkisi gösterilebilir.


Sizleri de dinlemek istiyoruz
Yaşadığınız yerlerdeki güncel gelişmeleri, Türkiye'nin ve dünyanın bilmesi gerekenleri bizimle paylaşın. Radikal-online Sanal Meydan size kapılarını açıyor. Sessiz kalmayın! Bir tıklama yeterli...

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön

Bu konuya ait diğer haberleri okumak için tıklayın
İstanbul Uluslararası Festivalleri

DEPREM
HATTI

REKLAM
TARİFESİ

Radikal-online'da reklam vererek yüz binlere ulaşmak istemez misiniz? Tıklayın...

Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
Radikal-online... RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye