Aşk ve ölümün dansıLorca'nın ünlü oyunu 'Kanlı Düğün', Mahir Günşiray'ın farklı rejisiyle İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda sahneleniyor. Eser, yazıldığı dönemin toplumsal çalkantılarıyla ve şairin yaşamöyküsüyle paralellik kurularak seyirciye aktarılıyor SİBEL ARSLAN YEŞİLAY
İSTANBUL - Sahnenin duvarları boydan boya kan kırmızı kadife perdelerle kaplı. Oyun boyunca bu göz alıcı kırmızı renk hâkim her şeye. Güvey evlenme hazırlıkları içinde. Anne ise gelinin eski nişanlısı, kan davası yüzünden ailesinin bütün erkeklerini öldüren düşmanlarının soyundan olduğu için huzursuz. Düğün günü gelip çattığında, gelin ile eski nişanlısı duygularına hâkim olamayıp kaçınca küllenmiş kan davası yeniden alevlenir ve kan gövdeyi götürür.
Lorca'nın ünlü oyunu 'Kanlı Düğün'ün konusu kısaca böylece özetlenebilir. Ancak Mahir Günşiray, Devlet Tiyatrosu'nda sahnelediği 'Kanlı Düğün'de metni 'yeniden okuma' yoluyla farklı bir biçimde yorumluyor.Lorca da sahnede Roza Hakmen'in dilimize çevirdiği, müziği Turgay Erdener, kostüm tasarımı Gülhan Kırçova tarafından gerçekleştirilen yapımda Serpil Tamur, Ülkü Duru, Özlem Güveli, Serap Eyüboğlu, Alptekin Serdengeçti, Kürşat Alnıaçık, Suna Selen ve Seda Yıldız başlıca rolleri paylaşıyor. Sahnelemede, metinde yapılan budamaların yanı sıra, 'Ferhat ile Şirin'de Yücel Erten'in yaptığına benzer bir anlayışla, Lorca, şiirleri, dünyaya ve tiyatroya ilişkin düşünceleri eklenmiş oyuna. Düğünün kanlı sonunda, gelinin kaçtığı Leonardo ile kocasının yanı sıra Lorca'nın öldürülüşüne de tanık oluyoruz. Oyun boyunca, düğün hazırlıkları, düğün ve kaçış sahneleri sırasında, yaşanan iç savaşın sesleri duyuluyor.
Clauda Leon'un kumaşlar, tüller ve küçük aksesuarlarla yarattığı dekor tasarımı işlevsel ve başarılı. Oyunculuktaki törensel tavır, zaman zaman başarıyı yakalasa da, bir süre sonra tekdüzeleşip tempoyu düşürüyor. Yüzü beyaza boyalı oyuncu Lorca'nın seyirciye yönelik anlattıkları oyunu kesintiye uğratıyor ve fazla kitabi kalıyor. Pablo Neruda, "Eski İspanyol tiyatrosu, Lorca'nın dizelerinde yenilenir. Ölüm ile aşk, maskeli ve çıplak ölümle vahşi bir dans ederler" der. "Kanlı Düğün'de de aşk-dizginlenemeyen tutkular ile ölüm dans ediyor etmesine
de, bu dans biraz fazla stilize, vahşiliği biraz fazla budanmış
ve şairin düşünceleri fazlaca dile getirildiği için durağan.
Lorca'nın bir gazete haberinden yola çıkarak yazdığı ve halk komedileriyle antik trajedilerin birleşimini, simgesellikle geleneksel öğeleri harmanladığı bir metin 'Kanlı Düğün.' Ancak yazıldığı dönemin toplumsal çalkantılarıyla ve şairin yaşamöyküsüyle paralellik kurma çabası adına, çok söz söyleyen, ancak seyirciyi avucunun içine almaktan
uzak bir biçimde sahneye aktarılmış. En iyisi, oyunun broşüründe yer alan Lorca'nın sözlerine iyice kulak vermek: "Tiyatro kâğıttan dışarı yükselerek, insan haline gelen bir şiirdir, konuşur, bağırır, çaresizdir, ağlar. Tiyatro, karakterlerinin şiirsel bir kıyafetle bezenmiş olarak sahneye çıkmalarına ve aynı zamanda karakterlerin etten kemikten bir biçimde ortaya konulmalarına ihtiyaç duyarız."
|