Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
27 Ekim 1999
Radikal-online... Türkiye SON
DAKİKA!

Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika

Savaş'tan tarihe not

Hayatının tehlikede olduğunu belirten Yargıtay Başsavcısı'nın irticayla mücadele önerileri: Terör suçluları askeri cezaevine konulsun, 163. madde yeniden çıkarılsın, telefonlar serbestçe dinlensin
Haber ResmiANKARA - Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, İBDA-C örgütü ve Akit gazetesince hedef gösterildiği için can güvenliğinin tehlikede olduğunu belirtti. Dün makamında bir basın toplantısı düzenleyen Savaş, Ahmet Taner Kışlalı suikastı ve FP'li Merve Kavakçı kriziyle tırmanan irticayla mücadele hakkındaki görüş ve eleştirilerini açıkladı.
Savaş, terör eylemlerinin en aza indirilebilmesi için hükümete sansür yetkisi tanınmasını, terör suçundan mahkûm olanların askeri cezaevlerine konulmasını, 163. madde benzeri yeni düzenleme yapılmasını, hâkim kararı olmadan telefonların dinlenebilmesini ve 'koparılacak gürültüye rağmen' cezaevlerine mutlaka girilip
buraların 'kurtarılmış bölge' olmaktan çıkarılmasını istedi.

'İsmim ölüm listesinde'
'Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı sıfatıyla değil, can güvenliği tehlikede olan bir Türk vatandaşı olarak' konuştuğunu belirten ve vatandaşlara hitap eden Savaş, başta İBDA-C olmak üzere, rejime ve ülke bütünlüğüne yönelik eylemde bulunan pek çok örgütün kendisini 'en kısa zamanda öldürülecekler' listesine aldıklarını söyledi. Bu listenin Internet'te bile yayımlandığını vurgulayan Başsavcı Savaş, Akit gazetesinin de uzun süredir kendisini hedef alan yayınlar yaptığını ifade etti. "Bu yüzden, ülkemdeki bitmeyen ve giderek azgınlaşan terör eylemlerinin, ne çeşit tedbirler alınırsa en aza indirilebileceği yolunda görüş açıklamak, en başta benim hakkım" diyen Savaş, şunları söyledi: 'Timsah gözyaşları dökecekler'
Tarihe not düşmek için buradayım. Çünkü başıma bir şey gelirse, ben konuşamayacağım ve irticaya, bölücü eylemlere destek veren yazarlar, politikacılar, dernekler, partiler, ülkemizi paramparça etmek ve kan gölüne çevirmek amacıyla kendi ülkelerinde aldıkları önlemleri, yasal düzenlemeleri 'Yoksa sizi AB'ye aldırmayız' tehdidiyle aldırtmayan ve yaptırmayan bazı güçlü devletlerin politikacıları, timsah gözyaşları dökerek terörü kınama mesajları yayımlayacak, demeçler verecek ve makaleleler yazacak.
Komplo teorileri üretilerek, 'Tüm Cumhuriyetçileri kontrgerilla öldürtüyor' diyerek; İBDA-C'nin ölüm listelerini, bir belediye başkanının (Tayyip Erdoğan kastediliyor) gözü dönmüş bir şekilde ve gözü dönmüş kalabalığa karşı, adımı ve soyadımı da söyleyerek, TV kameraları önünde benim için gözü dönmüş biçimde 'Vur emri' verdiğini unutturmaya çalışacaklar; dini esaslara dayalı devlet düzeni kuracaklarını açıkça söyleyen Şevki Yılmaz gibi kişileri milletvekili seçtirip, dokunulmazlık zırhına büründürenler, Sivas'ta vatandaşlarımızı diri diri yakanların avukatlığını yapan (Şevket Kazan'ı kastediyor) İBDA-C militanlarını cezaevinde özel şekilde ziyaret eden kişiyi Adalet Bakanı yapanları, yavaş yavaş Abdullah Öcalan'ı, siyasi cinayet işlediği bilinenleri gerçek demokrat olarak gösterip, Cumhuriyetimize sahip çıkan kişi ve kurumları karalayacaklar ve böylece ailemi, yakınlarımı ve yurtsever vatandaşlarımızı bir kez daha kahredecekler."

Sivil sıkıyönetim gibi
Kışlalı'nın Türkiye'nin yetiştirdiği en demokrat kişilerden biri olduğunu dile getiren Savaş, terörist eylem ve faili meçhul cinayetlerin aydınlanması için, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) teröre karşı aldığı yasal düzenlemeler de benimsenerek, şu önlemlerin alınmasını önerdi:

  • CMUK ve polis mevzuatı Alman Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ve Polis mevzuatına benzetilsin.
  • Terörle Mücadele Yasası'nın ceza maddeleriyle İngiltere Terörle Mücadele Yasası arasında paralellik sağlansın, sansür dahil, İngiltere hükümetine verilen yetki bizim hükümetimize de verilsin.
  • Akit gazetesi gibi gazetelerle daha etkin mücadele için Yunanistan basın mevzuatındaki hükümler aynen bizim Basın Kanunumuza aktarılsın.
  • Cumhuriyet'e karşı silahlı saldırı tehlikesi, uyuşturucu, sahtecilik ve karapara aklanmasından doğan tehlikeleri geç kalmadan belirlemek, bu tehlikelere karşı devletin tedbir almasını sağlamak amacıyla Almanya'da bazı devlet organlarına tanınan, hâkim kararı olmadan telefonları dinleme, bunları kaydetme yetkisiyle mektup ve posta gizliliğiyle korunan gönderileri inceleme yetkisi devlet organlarımızdan birisine veya yeni kurulacak bir organa verilmeli.
  • Birer terör okulu haline gelen cezaevi koğuşlarına bazı meslek kuruluşları, insan hakları dernekleri ve Sevr'i hortlatmaya çalışan yabancı devletlerin koparacağı gürültüye aldırmadan mutlaka girilmeli, teröristlerin koğuşları 'kurtarılmış bölge' olmaktan kurtarılmalı, terör suçundan hüküm giymiş ve cezaları kesinleşmiş sanıkların cezalarının infazı askeri cezaevlerinde yapılmalı.
  • TBMM'de temsilde adalet sağlanmalı, Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Adana'da yaşayan yurttaşlar ikinci sınıf seçmen olmaktan kurtarılmalıdır.
    Doğudaki küçük illerde yaşayan vatandaşlarımızın kullandığı bir oy, büyük şehirlerimizdeki vatandaşlarımızın üç oyuna eşit tutuluyor. Gelecek seçimde bu fark daha da artacak. Bu farklılığın HADEP ve Fazilet Partisi gibi partilerin hak ettiğinden daha çok milletvekili çıkarmasına yaradığı unutulmamalı.
  • İrtica tehlikesinin giderek arttığı göz önüne alınarak, Anayasa'nın 24/son maddesi hayata geçirilerek, bu amaçla Ceza Kanunu'na kaldırılan 163. maddenin benzeri bir hüküm mutlaka konulmalı.

    DGM Savcısı Yüksel'e destek

Başsavcı Savaş, DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel'in FP'li Merve Kavakçı'yı gözaltına alma girişimine tam destek verirken, siyasileri Anayasa ve yasalara aykırı bir şekilde yargıya müdahale ederek gözdağı vermekle suçladı. Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, bu tür müdahalelerden kesinlikle kaçınılmasını istedi.

Vatandaşa açık çağrı
Basın toplantısında soru sorulmasına izin vermeyen Başsavcı Savaş, konuşmasını şöyle tamamladı: "Ümmet toplumunu ulus yapan, kadınlarımızı toplum hayatına kazandıran, insanlarımızı kul olmaktan çıkarıp eşit haklara sahip vatandaşlar haline getiren beğenmedikleri Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu cumhuriyet idaresidir. Onlar aslında Cumhuriyetimizin kazanımlarını yok etmenin savaşını veriyorlar. Sevgili vatandaşlarım, Cumhuriyetimize sahip çıkmanın tam zamanıdır. Bu işi yarına bırakırsanız inanın çok geç olacak." (Radikal)


Sizleri de dinlemek istiyoruz
Türkiye'nin içinde bulunduğu sorunları, sıkıntıları ve çözümleri hakkında fikirleriniz var mı? Bunları bizimle paylaşmak ister miydiniz? Radikal-online Sanal Meydan size kapılarını açıyor. Sessiz kalmayın! Politika, Ekonomi, Genel Tartışmalar...

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön

Bu konuya ait diğer haberleri okumak için tıklayın
İstanbul Uluslararası Festivalleri

DEPREM
HATTI

REKLAM
TARİFESİ

Radikal-online'da reklam vererek yüz binlere ulaşmak istemez misiniz? Tıklayın...

Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
Radikal-online... RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye