|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika
|
Üzgünüm. Kızgınım! Demokrasilerde, kaba kuvvet geçmez. Herkes, inandığını söyler ve karşısındakini de dinler. İnsanların, her konuda anlaşmaları diye de bir kural yoktur. Ama, 20. yüzyılın ikinci yarısında, bizlere 'demokrasi' diye yutturulmak istenen sistemin, tam anlamı ile politikacılar ve onların atadığı bir kitleden oluşan devlet mekanizmasının uydurması olduğunu, gün geçtikçe daha da iyi anlıyoruz. Meclis'in çalışmadığından bahsettiğimizde, "Onları siz seçtiniz" diyorlar. Aslında, parti başkanlarının kendi suyunda gidecek adayları önümüze çıkardığını ve bizlere hiçbir seçenek imkanı tanımadıklarını herkes biliyor. "Partiler kanunu değişsin, daha geniş bir seçenek imkânına kavuşalım" diyoruz. Buna karar verecek olanlar Meclis'te
oturdukları ve kendi bindikleri dalı kesmek istemediklerinden dolayı da, konuşmalarımız havaya gidiyor.
Şikâyet ettiğimizde, "Aman, devleti yıpratmayın" diyor Bay Ecevit. Ama, İsrail Başbakanı geliyor ve 2 bin 500 kişilik mükemmel bir yapıtı açarken, bizimkilerin, hiçbir şeyin yapılmadığını görerek yüzleri dahi kızarmıyor! Baklava çalan, haklarını arayan gençlere en ağır cezaları veren bir yargı sistemi, cezaevlerindeki mahkûmlar hegemonyasına son veremiyor, azılı katili ve büyük hırsızı, kısa sürede toplum içine geri yolluyor. 'Af Kanunu' diye ortaya çıkan partililer, kendi ayıplarını örtmeye çalışıyorlar. Devletin içindekiler Başbakan'ın telefonlarını dahi dinleyebiliyor, mafya ile işbirliği yapıyor ve senet tahsillerinde başrolleri üstleniyorlar. Hâlâ da, bizden devleti yıpratmamamız isteniyor. Olur şey değil!
Yeter artık! İktidarda kalmak uğruna her şeyi göze alan, bizlerin hak ve hukukuna saldıran bu kesimden bıktık, usandık. Avrupa Birliği'ne girmemiz için Batılıların bizden istediklerinin modern insanın temel nitelikleri olduğunu dahi bilmeyen kişilerin bizi yönetmelerini kabul edemiyoruz. İpekçi'den beri, herkesin gözü önünde işlenen cinayetlerin katillerini bulmayan ve bulunmalarına da set çeken birilerinin kanatlarının kırılması zamanı geldiğine inanıyoruz.
Deprem felaketi ve Kışlalı'nın katli, bizleri uyandırdı gibi. Cumhurbaşkanı ve Başbakan, gittikleri yerde yuhalanıyorlar. Demirel, bütün yolları deneyerek, halk tarafından seçileceğini umuyor ve iki beş yıllık süre için tekrardan Çankaya'da oturma politikasını işliyor. Ecevit, eğitiminin yetersizliği nedeniyle Anayasa'ya göre seçilemeyeceğini bildiğinden Çankaya'ya gitmeyi aklından geçirmiyor. Aslında, gözle görülen sağlık sorunu da buna pek müsaade etmiyor. Yılmaz ise, kendi derdinde ve yargıya gitmemek için Af Kanunu'nu bekliyor. Erbakan ise, partisini uzaktan yönettiğini sanıyor.
Yepyeni bir yüzyıla da bu eskimiş ve toplumun değil, kendi çıkarları için çalışan parti başkanları ile girmek istemiyoruz. Ama, liderlik kavramı ile uzaktan dahi ilişkileri olmayan bu politikacılar, kendi partilerinde dahi, onların yerine geçebilecek gençleri ezdiklerinden, partiler bunların yerine konacak kişileri bulmakta darboğaza girmiş durumdalar.
Ama, Demirel üzülmesin. Gelecek ilkbaharda Çankaya'dan inerse, anında DYP'nin başına geçebilir, başbakanlığa oynar ve ilk seçimde kazanabilir de. Belki o kazanır ama, kaybeden bizler oluruz.
Kendi halimize üzülüyorum. Bizleri kukla gibi oynatan ve istediklerini yapan politikacılara da kızıyorum. Tek başıma olmadığımı gördüğümden dolayı da çok mutluyum. Bu da bir teselli olsa gerek. 'Züğürt tesellisi' gibi!
|
Sizleri de dinlemek istiyoruz
Yazarlarımızın yazıları hakkında düşündükleriniz hepimiz için önemli. Eğer onlara ileteceğiniz bir yorum veya haber varsa, Radikal-online Sanal Meydan size kapılarını açıyor. Sessiz kalmayın! Tıklayın...
|
Bugün yazan diğer yazarlarımızı okumak için tıklayın
Önemli Not: Internet'i kullanan ve dolayısı ile e-posta adresi bulunan yazarlarımızın adresleri, iletişim kurabilmeniz için yazılarının başında eklenmiştir. Eğer böyle bir adres göremiyorsanız, sözkonusu yazarımızın elektronik posta adresi yok demektir. Böyle bir durumda iletişim için künyemizde yer alan telefon ya da faks numaralarını kullanabilirsiniz.
|
REKLAM TARİFESİ
Radikal-online'da reklam vererek yüz binlere ulaşmak istemez misiniz? Tıklayın...
|
|