|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika
|
Demirel'in fabrikası yol istiyor fozkan@radikal.com.tr Diyarbakırlı işadamı Mücahit Can geçen yılın ocak ayında özelleştirme ihalesi ile Kurtalan Çimento'yu satın aldı. Amacı yöre insanını fabrikaya ortak ederek, Güneydoğu'da yeni bir güç yaratmaktı.
Mücahit Can, o günlerde Cumhurbaşkanı'nın kapısını çalar, çok ortaklı güç arasına katılmasını ister. Para taşımayı sevmeyen Cumhurbaşkanı Demirel'in o gün cebinde 30 milyon lira vardır. Parayı çıkarır içinden 5 milyonluk banknotu Mücahit Can'a uzatır. Fırsat bu fırsat Mücahit Can da allem eder kallem eder şirkete 5 yerine 25 milyon liralık 'taze kaynak' sağlar. Bir yıl öncesinin rakamları ile 25 milyon liranın elbette önemli bir ortaklık payı yoktur. On binde bir dahi etmeyen hisse ile Cumhurbaşkanı onursal ortak olur.
Yazının başlığına bakıp Demirel ailesinin mülkiyetindeki yeni bir şirket olarak değerlendirmeyin. Sadece Kurtalanlılar o gün bugündür Kurtalan Çimento'ya 'Baba'nın fabrikası' diyor.
Mücahit Can, Demirel'i ortak etti ama büyük hedefini gerçekleştiremeyip birkaç ay sonra haklarını Ekinoks Holding'in sahibi Yasin Ekinci'ye sattı.
Devletin patron olduğu dönemde üretim kapasitesi sürekli düşen Kurtalan, özelleştirildikten sonra iki yıl dolmadan yeni yatırımlara başladı. Hafta sonu da yeni değirmenin işletmeye alınışının töreni için Kurtalan'daydık. Yeni değirmenle yıllık kapasitesinin 425 bin tondan 700 bin tona çıkması, Kurtalan Çimento'nun bölgede yarattığı katma değerin 16 milyon dolardan 28 milyon dolara yükselmesi anlamına geliyor. Bu da işsizlik sorunu ile boğuşan yöreye yeni iş kapısı demek. Yasin Ekinci fabrikanın 50 milyon dolarlık daha yatırıma ihtiyacı olduğunu anlatıyor.
Sorun çimentonun dağıtım kanalı. Ekinci'nin bulduğu çözüm ise demiryolu. Fabrika için demiryolunun 5 kilometre uzatılması gerekiyor. Bir yıldır Devlet Demiryolları ile pazarlık yapılıyor ama henüz sonuç yok. İş güvencesi terörün baş düşmanı. Kurtalan Çimento'nun 250 çalışanı da, Kurtalan'ın başarılı kaymakamı Nevzat Taştan'ın kurduğu atölyelerde kilim dokuyan 500 genç kız da aynı duyguyu yaşıyor. Ekmek kapısı olduğu sürece Kurtalanlılar geleceğe daha güvenle bakıyor. Ziraat'te üst kurul lobisi Bankacılık Üst Kurulu'nun durumu içler acısı. Yasaya göre kurul üyeleri tam bir ay önce atanması gerekiyordu, olmadı. Sayın hükümet üyeleri yasaya aykırı davranmada bir sakınca görmedi.
Ortada üst kurul yok, üst kurulun koltukları yok ama olsun. Koltuk lobisi tüm hızıyla devam ediyor. Ziraat Bankası'nda şu anki yönetim banka kökenlilerden oluşuyor. Genel Müdür Osman Tunaboylu hariç. Ziraatçiler de Osman Tunaboylu'nun mümkünse üst kurul başkanlığına atanması için lobi yapıyor. Tunaboylu olmazsa, Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp atansın diyorlar. Selçuk Demiralp'in yerine de Osman Tunaboylu geçsin. Hedef ise, Genel Müdür Yardımcısı Çağlar Ünal'ın genel müdürlük koltuğuna oturması.
Ziraatçiler Osman Tunaboylu'nun lehinde gibi gözüken ancak özünde bankanın genel müdürlük makamı için lobi yürütürken, Osman Tunaboylu da üst kurula başkanlık koşuluyla yeşil ışık yakıyor. Üst kurul kurulmasa da ekonomi hayatına renk kattı. Siyasiler koltuk, bürokratlar da terfi peşinde. Olsa, dükkân senin! Kurtalan Çimento'nun kapasite artırım töreninde devleti iki bakan temsil ediyordu. Özelleştirmeden Sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova ile GAP'tan Sorumlu Devlet Bakanı Edip Safter Gaydalı. Bölge insanı hazır bakanları bulmuşken sıkıntılarını sıraladı. Tıpkı İkiköprü Belediye Başkanı Ali Kıyanç gibi. İki bakan ve başkan arasında geçen sohbetten bir bölüm aktarıyorum.
Kıyanç: Belediye olarak 15 milyar lira borcumuz var. Yardım edin.
Yalova: 15 milyar da PARA MI?
Kıyanç: İşçilerin alacağı efendim.
Gaydalı: Başkan hazır bakanı bulmuşsun. 15 değil, 45 iste.
Yalova: Burası Gaydalı'nın bölgesi, ben karışmam.
Gaydalı: (Yalova'ya) Dualar benden, paralar senden.
Yalova: Olsa vereyim de. Para yok ki...
Sayın iki bakanımızın '15 milyar da PARA MI?' dediği sorunla iki bakan gibi ANAP'lı olan belediye başkanı aylardır uğraşıyor. Başkan şükrediyor ki aileden malvarlığı var. Çünkü işçilerin biriken 5 aylık maaşı yerine geçen ay 85 ton buğday dağıtmış. Yetmemiş, kendi mülkü 10 ineği vermiş. "Bu ay da arabamı satacağım" diyor.
Zaten devletten istediği 15 milyarın 10'u geçen aylarda harcadığı alacağıymış. Paralar gelmezse istifaya hazırlanıyor.
İşçileri için adeta dilenen Başkan Kıyanç istediği paraya kavuştu mu? Tabii hayır.
|
Sizleri de dinlemek istiyoruz
Yazarlarımızın yazıları hakkında düşündükleriniz hepimiz için önemli. Eğer onlara ileteceğiniz bir yorum veya haber varsa, Radikal-online Sanal Meydan size kapılarını açıyor. Sessiz kalmayın! Tıklayın...
|
Bugün yazan diğer yazarlarımızı okumak için tıklayın
Önemli Not: Internet'i kullanan ve dolayısı ile e-posta adresi bulunan yazarlarımızın adresleri, iletişim kurabilmeniz için yazılarının başında eklenmiştir. Eğer böyle bir adres göremiyorsanız, sözkonusu yazarımızın elektronik posta adresi yok demektir. Böyle bir durumda iletişim için künyemizde yer alan telefon ya da faks numaralarını kullanabilirsiniz.
|
REKLAM TARİFESİ
Radikal-online'da reklam vererek yüz binlere ulaşmak istemez misiniz? Tıklayın...
|
|