|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika
|
Kışlalı olayı Karafakioğlu, Tütengil, Doğanay, İpekçi, Emeç, Aksoy, Üçok, Mumcu, Kışlalı ve suçlusu bulunamamış binlerce cinayet... Bunun utancıyla bizler, şimdi nasıl yaşayacağız? Yolu bellidir: Hepimiz, katillerin bulunması için kanımız ve canımız pahasına çalışmalıyız. Son 35 yılımıza damgasını vurmuş Cumhurbaşkanımız, bir zamanlar yurt toprağına 'Karaoğlan' yazdırmış Başbakanımız, işe fırtına gibi adam kıyımı ile başlamış İçişleri Bakanımız, nutuk atarken ülkeyi son derece iyi yönettiklerini öne süren bakanlarımız, ulus yararına hiçbir özveriden kaçınmayacakları savı ile övünen milletvekillerimiz, beyanat verirken 'kanları yerde kalmayacak' nutuklarıyla kimselere sıra vermeyen siyasetçilerimiz, görev sizlerindir. Çünkü sizler, devleti yönetme iddiasındasınız ve devlet olanaklarını kullanma ayrıcalığını elinizde tutmaktasınız. İç ve dış düşmanlara karşı Cumhuriyetimizi korumak ve kollamakla görevli silahlı kuvvetlerimiz de, bu olanaklar içindedir ve yönetiminiz altındadır. Dünyanın en barışçı dinini, teröre bulaştıran militan İslam'ın karşısında olduğunu bildiğimiz gerçek dindarlarımızın, içinde bulundukları kuruluşları, 20. yüzyılın afeti halini almış bu eğilimin daşında tutmaları dinimizin gereğidir.
Suçlusu bulunamayan cinayetlerin işleniş biçimleri, ustaca planladıklarını ve uygulandıklarını göstermektedir. Bu değerli insanlarımızı yitirmenin büyük üzüntüsü içinde, görevlerimizi unutmamalıyız. Uzun süreli ve etkili bir planlama içinde bu ayıbın temizlenmesi olanağı vardır. Zaman zaman ülkemizde huzurlu dönemlerimiz olmuştur. Birinci Dünya Savaşı'ndan yok olmaya yakın bir biçimde çıkan bir toplumdan, 2000'lerin Türkiye'si yaratılabilmiştir. Şimdi yarım pabuçlu maşaları olan ne idüğü belirsiz birkaç terörist örgüte yenik mi düşeceğiz? Bu kaderin, ulusça kabul edilmesi olanağı yoktur. Bu kader, tüm olanaklarımızla reddedilmeli, oylarımız ona göre ayarlanmalı ve bunu becereceğinden emin olduğumuz insanlarımızın devlet yönetimine gelmesi sağlanabilmelidir.
İşte, bana göre asıl sorunumuz budur: Siyasetçinin son 30 yıldaki olumsuz katkıları, devletimizi devlet olmaktan çıkarmıştır. 'Önce demokrasi, sonra devlet' diyen egemen siyasetçilerimiz, devleti öyle yıpratmışlardır ki, değil böyle büyük adamlarımızın katillerini bulmak, devletimiz, adi suçluları yakalamakta bile acze düşmeye başlamıştır. Bu ilkeyi 'Önce devlet!' diyerek yeniden düzenlemek zorundayız. Önce demokrasi uygulaması, son kırk yılda üç kez, yurtiçinde silahlı kuvvetlere muhtaç hale getirmiştir. Şimdi, devleti ve devlet memurunu, siyasetçinin oyuncağı haline getiren bu düzeni değiştirmeliyiz. Şimdi biz, ekonomik, sosyal ve siyasal yönde önlem alarak, benim çocukluğumdaki güçlü devleti yeniden yaratmak durumundayız. Çünkü 'Önce demokrasi' diyerek, hızlı enflasyonda Türk Lirası'nı değersiz, devlet hazinesini itibarsız hale getirerek, devleti zayıflatan ortamda demokrasiyi yaşatmak olanağı yoktur.
Milletvekilliği kuşkulu ve Türk vatandaşı olmayan dinci militan bir hanımın yurtdışına kaçacağı kuşkusu içinde görevini yapmaya çalışan bir cumhuriyet savcısına, toplum ve siyasal liderlerin tümü saldırır ve üstüne yürürse, görevini yapan devlet memuru, nasıl korunacaktır?
Devletin yüksek görevlileri, şatafatlı konvoylarla geçecek diye, polisi yollara dizdiğiniz sırada terör odakları da işbaşına geçerse, yurttaşı kimler, nasıl koruyacaktır?
Kışlalı'nın ölümü, devleti güçlendirmek ve öncekilerle birlikte, suçlusu bilinmeyen cinayetlerin yapımcılarını bulmak konusundaki bilinçlenmeyi artırırsa, ömrü ülke hizmetinde geçmiş olan Kışlalı, öbür dünyadan da bizlere hizmet etmiş olacaktır.
Devletin kötü siyasetçi elinde çürümesi önlenebilirse, terörist örgütlerin yelkenlerindeki rüzgâr dinecektir. Bu büyük güvenlik ve demokrasi sorunu, hepimize meydan okumaktadır.
|
Sizleri de dinlemek istiyoruz
Yazarlarımızın yazıları hakkında düşündükleriniz hepimiz için önemli. Eğer onlara ileteceğiniz bir yorum veya haber varsa, Radikal-online Sanal Meydan size kapılarını açıyor. Sessiz kalmayın! Tıklayın...
|
Bugün yazan diğer yazarlarımızı okumak için tıklayın
Önemli Not: Internet'i kullanan ve dolayısı ile e-posta adresi bulunan yazarlarımızın adresleri, iletişim kurabilmeniz için yazılarının başında eklenmiştir. Eğer böyle bir adres göremiyorsanız, sözkonusu yazarımızın elektronik posta adresi yok demektir. Böyle bir durumda iletişim için künyemizde yer alan telefon ya da faks numaralarını kullanabilirsiniz.
|
REKLAM TARİFESİ
Radikal-online'da reklam vererek yüz binlere ulaşmak istemez misiniz? Tıklayın...
|
|