Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
27 Ekim 1999
Radikal-online... Yazarlar SON
DAKİKA!

Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika

'Güvenmek' meselesi

Başak: Meslek yaşantınızda çalışkanlığınızla ve diplomasi yeteneğinizle dikkat çekebileceğiniz bir gün. Otoritelerle iyi ilişki kurabilir, kendinizi ispatlama fırsatı bulabilirsiniz. Kişisel bakımınız için masraf yapabileceğiniz görülüyor. (Ayda Ersan Savaş'ın Günlük Burç Yorumu'ndan).
Mehmet Y. Yılmaz'ı arayıp 'çalışkanlığım ve diplomasi yeteneğimle' dikkatini çekeyim diye düşündüm. Hayatımda (maalesef) ondan başka otorite figürü yok. KENDİMİ İSPATLAMA FIRSATI olarak da, onu yemeğe davet edeyim. Batuğ'un Melek'e öğrettiği hani içi su dolu
bardağı bir kâğıdın üstünde ters çevirip tutuyorsun, o numarayı yapayım. Evet sular dökülmüyor.
Ama numarayı tam da öğrenmedim, öyle uzaktan izledim. Yani yapabilir miyim?
Kişisel bakımım için gidip bir lacivert ceket almam gerekiyor. Hep aynı kahverengi ceketi giyip gidiyorum ceketli ortamlara. Ceket eprimiş, bir şeyler olmuş. Giyip giderken, görüyorum ceketin hazin durumunu. Döndüğümde asarken 'BİTMİŞ İŞTE BU CEKET' oluyorum. 'Koş, yenisini al.'
Sonra unutuyorum ceket mevzuunu. Bu burç yorumlarına muhtacım. Muhtacım da, yine ceket alacak halim yok. Yazımı bitirip McDonald's'a koşacağım. Aç karnına ceket alacağıma, tok karnıma mutlu olayım daha iyi. Liz Taylor'un kocası Larry Fortensky de öyle yapıyormuş. Dünyanın neresinde olsalar, diyelim Hong Kong'dalar, Venedik'teler gidip McDonald's yemek istiyormuş. (Adam inşaat işçisiydi.) Liz'in son sevgilisi Rod Steiger da ona gelirken sosisli sandviç, kızarmış tavuk kanadı getiriyormuş. En güzel yiyecekler. Bunları getirecek düşüncelilikte bir adamı hangi kadın reddedebilir ki?
Omo'nun hani küçük tabletleri var artık. 'İki tanesi yeter' diye kampanyayı yürütmüşlerdi. Asla iki tane koymak içime sinmiyor. Mutlaka üç tablet koyuyorum ağ torbalarına. Bugün üç tableti yerleştirdim. 'Bu küçücük şeyler olur mu ki?' gibi oldum. Deterjan gözüne hoşur hoşur deterjan boşaltmanın aşılmış, denenmiş güvenilirliği.
Sonra makine çalışırken oturdum seyrettim. Tabletler çok daha uzun sürede eriyor. 'Normal' deterjanlarsa daha ilk suda iniveriyorlar gözlerinden aşağı. Yani bu küçük tabletler hakikaten daha gelişmiş bir deterjan teknolojisinin ürünü.
Ama alışılmış olanın rahatlığı, güvencesi.
Mehmet Ali Erbil'in kadınlarla güven sorunu var. Muhakkak vardır. O kadar çok kadın boynuzluyor, o kadar çok dolap çeviriyor ki arkalarından; kendisi bunları yaşayan yaşatan bir adam nasıl güvenebilir ki başkalarına?
Zaten hayatta güven sorunu, esaslı olarak yalancıları, riyakârları ilgilendiriyor.
Dürüstlerin bu konuda açıp açıp yalamalarını gerektiren onlarca yarası yok.
Kenan Erçetingöz'le röportajında şöyle diyor Mehmet Ali Erbil: "Özellikle Nergis gibi güçlü bir kadından boşandıktan sonra gerçekten çok bocaladım. Yani çünkü o her zaman benim yanımda. Yine de benim yanımda. Ayrı olduğumuz halde bile her zaman benim yanımda destektir.
Şu anda bana deseler ki birinci etapta kime güvenirsin, kime gidersin yani herhangi bir başım sıkıştığında direkt Nergis'e giderim."
Yani işte, eski, alışılmış deterjana duyulan güven olayı. Elâlem istediği kadar yeni teknolojilerle yepyeni deterjanlar geliştirmiş olsun.
Böyle "Ona güvenmem, buna güvenemem.
Ben hayatta KENDİ babama bile güvenmedim," diye oturttukları güven bunalımıyla dolaşan, yaşayan tipler yalnızca güvenemeyen insanlar değiller, güvenilmez insanlar da ayrıca.
Sami Baydar'ın çok çok güzel bir resmi asılı salonumda. Adı: 'Aptal değilim; kendimden çok başkalarına güveniyorum.'
Bir hayat, bir insan, bir köşe sizi güvensiz kılıyorsa aman kemikleştirmeyin hayatınızda güvensizliği. Çok pis bir eziyet. Çok illet bir kemirgen. Güven duygunuzu yitirmenize
neden olacak şeylerden anında koşarak kaçın. Birilerine, bir şeylere güvenmemek iftihar edilecek bir özellik değil; hayati bir defodur.
Defolar bulaşıcıdır. Bulaştırmayın.


Sizleri de dinlemek istiyoruz
Yazarlarımızın yazıları hakkında düşündükleriniz hepimiz için önemli. Eğer onlara ileteceğiniz bir yorum veya haber varsa, Radikal-online Sanal Meydan size kapılarını açıyor. Sessiz kalmayın! Tıklayın...

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön

Bugün yazan diğer yazarlarımızı okumak için tıklayın

Önemli Not: Internet'i kullanan ve dolayısı ile e-posta adresi bulunan yazarlarımızın adresleri, iletişim kurabilmeniz için yazılarının başında eklenmiştir. Eğer böyle bir adres göremiyorsanız, sözkonusu yazarımızın elektronik posta adresi yok demektir. Böyle bir durumda iletişim için künyemizde yer alan telefon ya da faks numaralarını kullanabilirsiniz.

İstanbul Uluslararası Festivalleri

DEPREM
HATTI

REKLAM
TARİFESİ

Radikal-online'da reklam vererek yüz binlere ulaşmak istemez misiniz? Tıklayın...

Ziyaret etmek için lütfen tıklayın
Radikal-online... RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye