|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika
|
Yaşıyoruz Katil haklarının, insan haklarından daha geniş, daha organize ve örgütlü olduğu bir ülkede; öldürme hakkının, yaşama ve yaşatma hakkından daha çok korunup kollandığı bir ülkede; meclisinde önceliği katillere af çıkarmak adına kullananların, demokratikleşme tasarılarını ömürleri boyunca erteleyenlerin iktidar sürdüğü bir ülkede, cenaze törenlerinin bütün törenlerden daha coşkulu olduğu hatta kutlandığı bir ülkede YAŞIYORUZ.
Bu ülkede başka türlü yaşamak, düşünmek, başka türlü yazmak isterdim. Bunlar hep soyut şeyler... Somut olan bir insanın hayatı. Bir an için bütün ideolojilerden, sıfatlardan sıyrılıp bir insanın ölümüne insanca bakabilmeyi görecek gözlere ne zaman sahip olacağız? Ölüm karşısında olduğu kadar hayat karşısında da herkes eşittir. İnsana yaşama hakkını başka bir insan vermeyeceğine göre, onu öldürme hakkına da kimse sahip değildir. Hiçbir dava ya da ideal ya da kutsallık bir diğerini yok etmeyi haklı çıkaramaz. Özüne bireyi, insanı koymayan, onu sadece bir zümrenin ferdi gibi gören bütün yaklaşımlar, bir şey uğruna ölmeyi ve öldürmeyi mübah sayarlar. Kaşifler, besteciler, yazarlar, ressamlar yerine mesleği kanla alakalı insanları kahramanlaştıran toplumların öldürülen aydınlarını ne kadar anladığı, anlayacağı şüphelidir.
Hele kana kan, cana can istedikçe bizim ölülerimiz sizinkilerden daha değerlidir dedikçe, öldürme refleksini içimizden atamadıkça bütün bu olup bitenlere şaşırmamalıyız.
Toplumumuzun birbirine düşman zümrelerinin olaylar karşısında gösterdikleri tepkilerin benzerliği tüylerimi ürpertiyor. Ölüme karşı
benzer tepkileri gösterenlerin hayat için önerileri de aslında birbirinden farksız: Diğerinin yaşam haklarını kısıtlamak!
İnsanları diri diri yakanlar, ölüm alevlerini tempo tutup alkışlayanlar, insanların yaşama haklarına saygı duymayanlar, bugün sırf kendileri için hak talep etmeden önce özür dilemelidirler.
Yazarları, bilim adamlarını hapislerde çürütenlerin, işkence edenlerin bugün o yazarları savunmak ve şeriat tehlikesine karşı onları bayraklaştırmak zorunda kalanların, acaba kaçı, onların geçmişteki mahkûmiyet kararlarına imza atmıştır? Onları 'sakıncalı' ilan etmiştir. İnsanın yaşama hakkına karşı yaptığımız her müdahale sonunda dönüp dolaşıp sizin yaşama hakkınızı da tehdit eder. Çünkü galiba insanın yaşama hakkı bütün kutsallıklardan, ideolojilerden, tüzüklerden, kararnamelerden, taraflardan çok daha değişmez, ertelenemez ve yargılanamaz bir gerçekliktir.
Bu gerçeği kabul etmediğimiz, savunmadığımız oranda 'iç ya da dış' güçler insanlarımızın yaşama hakkını kolayca sona erdirecek her türlü cinayeti işleme hakkını kendilerinde göreceklerdir.
İnsanca yaşayabildiğimiz, kendi yaşama hakkımız adına diğerlerinin yaşama haklarını savunduğumuz zaman, eminim hiçbir güç, bu kadar pervasızca canlarımıza kastedemeyecektir.
Yoksa ölüm törenleri bir araya geleceğimiz ve yüksek ideallerimizi kutsayacağımız yegâne ortamlar olmayı sürdürecektir.
|
Sizleri de dinlemek istiyoruz
Yazarlarımızın yazıları hakkında düşündükleriniz hepimiz için önemli. Eğer onlara ileteceğiniz bir yorum veya haber varsa, Radikal-online Sanal Meydan size kapılarını açıyor. Sessiz kalmayın! Tıklayın...
|
Bugün yazan diğer yazarlarımızı okumak için tıklayın
Önemli Not: Internet'i kullanan ve dolayısı ile e-posta adresi bulunan yazarlarımızın adresleri, iletişim kurabilmeniz için yazılarının başında eklenmiştir. Eğer böyle bir adres göremiyorsanız, sözkonusu yazarımızın elektronik posta adresi yok demektir. Böyle bir durumda iletişim için künyemizde yer alan telefon ya da faks numaralarını kullanabilirsiniz.
|
REKLAM TARİFESİ
Radikal-online'da reklam vererek yüz binlere ulaşmak istemez misiniz? Tıklayın...
|
|