|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika
|
ZAPÇININ SEYİR DEFTERİ seyirdefteri@hotmail.com Bugün müsaadenizle, enişteme nakledilen ve kendisinin de bendenize aktardığı bir hikâyeyi anlatmak arzusundayım. Hikâye, uzak bir hastanede geçiyor. Gece vaktidir ve ameliyatlı hastaların bulunduğu koğuşta güneşin doğması beklenmektedir. Hastalar sıkıntılı, refakatçiler sabırsızdır. Sabırsızlığa yorgunluk da ilave olunca refakatçilerin bir kısmı bir müddet için kafalarını koyacak bir yer ararlar. Uyku, ne de olsa, pek çok derdin ilacıdır. Şayet uyumak mümkün olursa ertesi sabaha daha dinç kalkılacak, hastalar daha moralli suratlar görebileceklerdir. Refakatçiler arasında kadın olanlar yatacak yer bulmak hususunda erkeklere nazaran daha müşkül bir vaziyettedirler. Hepinizin malumu, erkeklerimiz daha rahat, daha serbest davranabilirlerken; sere serpe uzanıp yatabilirlerken aynı tavır kadınlarımız için pek mümkün olamamaktadır. Hastanenin içinde müsait bir yer aranır, ancak boş yataklardan bekleme salonuna kadar hemen her yerde erkeklerin de uyumakta oldukları görülür. Refakatçi kadınlar, erkeklerin uyuduğu bir yerde uyumayı arzu etmemektedirler. Derken, gruptaki hanımefendilerden biri, "Aslında neden çekiniyoruz, anlamıyorum," der. "Burası bir hastane, hepimiz yorgunuz ve uyumaya ihtiyacımız var. Kenarda erkeklerin de uyumasının ne mahzuru olabilir ki? Kimin aklına, ne kötülük gelecek hastanede Allah aşkına?" Sualine cevap alamayan hanımefendi konuşmasına devam eder: "Ben televizyonda psikologların sundukları sohbet programlarını yakından takip ediyorum. Onlardan çok şey öğrendim. Siz de seyredin. Orada anlatıyorlar. Kadınla erkeğin birbirlerinden bu kadar çekinmesinin, korkmasının yanlış olduğunu anlatıyorlar. Bizim bu endişelerimizin doğru olmadığını söylüyorlar." Hastanenin sessizliği içinde hanımefendinin konuşması daha da büyük bir sessizliğe sebebiyet verir. Neden sonra, konuşmanın muhatabı hanımlardan biri, "Nasıl olur?" diye mukabele eder. "Ben o programların bizim için hazırlandığını hiç düşünmemiştim. Onları, başka şehirlerde yaşayan başka insanlar seyreder, diye düşünüyordum." Bu sözlere diğer hanımlar da iştirak ederler ve refakatçiler
o geceyi uykusuz geçirirler.
|
Sizleri de dinlemek istiyoruz
Yazarlarımızın yazıları hakkında düşündükleriniz hepimiz için önemli. Eğer onlara ileteceğiniz bir yorum veya haber varsa, Radikal-online Sanal Meydan size kapılarını açıyor. Sessiz kalmayın! Tıklayın...
|
Bugün yazan diğer yazarlarımızı okumak için tıklayın
Önemli Not: Internet'i kullanan ve dolayısı ile e-posta adresi bulunan yazarlarımızın adresleri, iletişim kurabilmeniz için yazılarının başında eklenmiştir. Eğer böyle bir adres göremiyorsanız, sözkonusu yazarımızın elektronik posta adresi yok demektir. Böyle bir durumda iletişim için künyemizde yer alan telefon ya da faks numaralarını kullanabilirsiniz.
|
REKLAM TARİFESİ
Radikal-online'da reklam vererek yüz binlere ulaşmak istemez misiniz? Tıklayın...
|
|