Her kumaş bir hikâyeYeni binyıla girecek olmanın da etkisiyle atağa kalkan moda sektörü, düz renkleri bir kenara bırakıp, her biri ayrı bir hikâye niteliğindeki kaliteli ve desenli kumaşlar tasarladı Alex Akimoğlu
PARİS - 1998 yılının sonlarında Körfez Savaşı sonrası belini doğrultmaya başlayan tekstil sektörü, petrol fiyatlarının artması ve onu takiben doların yükselmesiyle tekrar olumsuz yönde etkilenmişti. 1998'deki bu sarsıntıdan sonra kolları sıvayan tasarımcılar tekrar piyasalara canlılık vermek için tasarım trendlerine yeni bir yön çizdi. Ekonomik gözlem konusunda tanınmış olan Coe'nin verileri, 2000 yaz kumaş siparişlerinde önemli derecede bir yükseliş kaydedildiğini bildiriyor. Almanya dışında tüm Avrupa ülkelerinde görülen bu olumlu gelişme tekstil ve moda dünyasını cesaretlendiriyor. Almanya ise hâlâ Berlin Duvarı'nın yıkılması sonucu doğan işsizlik ve ekonomik açıklarla uğraşıyor.Binyıl dopingi Avrupa ve Amerika'daki bu olumlu gelişmeler tasarımcıların minimalizm akımına son verip maksimalizme yönelmesi ve tüketiciye yeni bir anlayış sunmasıyla gerçekleşiyor. Yeni binyıla girilecek olmanın coşkusuyla daha da canlanan moda dünyası iyimserlik mesajları veriyor. Günümüz moda dünyasının prensi Tom Ford'un Gucci için çizdiği, geçtiğimiz yaz koleksiyonunda başlattığı New-Hippi akımı, gözlemciler tarafından doğru bulunduğu halde yadırganmıştı. Ancak Ford'un koleksiyonu yeni binyıl için adeta bir 'start' oldu ve kumaş sektörü 2000 yazı ve 2001 kışı için düz ve sade kumaşları bir yana iterek her biri ayrı bir hikâye niteliğinde olan nitelikli kumaşlar tasarladı. Uzun yıllardır kullanılmayan desenli kumaşlar yeni teknolojik olanaklarla geri geldi. İtalya'nın en önemli kumaş firmaları yeni binyıla olumlu sonuçlarla giriyor. Sanata da yansıdı Moda dünyasındaki 'iyimserlik' akımı sanat ve dekorasyonla mimaride de hissediliyor. Paris'te bugünlerdeki en önemli sergilerden biri 'Le Fauvisme'. Eyfel Kulesi'nin karşı kıyısındaki Modern-Art Müzesi'nde sunulan ve 30 yıldır rağbet görmeyen Fauvism akımının önde gelen ressamlarının muhteşem eserlerinin 20. yüzyıl sonu ile 21'inci yüzyıl başında gösterilmesi bir tesadüf değil elbette. 1905-1914 yılları arasında Matisse, Andre Derain, Braque Van Dongen gibi ressamların modernizm, iyimserlik ve ateşle kuvvet kavramlarını prensip olarak kabul etmeleriyle başlayan bu akım, tüm dünya ressamlarını etkilemişti. Frantisek Kapka, Kubista gibi Rus ressamların eserleri de görülmeye değer. Depremzedeye destek Depremle, çocukluk yıllarımdaki ufak İstanbul sarsıntılarından sonra asıl tanışmam Tokyo'da gerçekleşmişti. Bir otelin 40. katında yatağımdan fırlamış ve Japonların otel odasındaki lamba, masa gibi eşyaları bu nedenle sabitleştirmiş olduklarını algılamıştım.
Ülkemizin yaşadığı 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin yarattığı sonuçlar moda dünyasını da üzdü. 2-9 Aralık tarihlerinde Akmerkez Beymen mağazalarında gerçekleşecek olan sergi Türk Eğitim Vakfı'nın (TEGV) depremzedelere yardım amacıyla hazırladığı 'Hayat Projesi' çerçevesinde gerçekleşiyor. Dünyanın önde gelen modacı ve tasarımcılarının ürünlerinin sergilenip satışa sunulacağı serginin Paris'e yansıyan coşkusu, bulunduğum moda çevresinde hissediliyor. İnsani duyguların yeni binyıl arifesinde hâlâ geçerli olduğunu görmek mutluluk verici. Christian Dior, Sonia Rykiel, Barbara Bui, Alberta Feretti, Versace, Zegna gibi yabancı tasarımcılarla Türk tasarımcıların katılacağı sergiye, ayrıca ev tekstili sektöründe isim yapmış firmalarla ünlü seramikçimiz Alev Ebbuziya da konuk oluyor.
|