Zirve bitti, elde var 'toplama demokrasi'Dünya liderlerini ağırlayan İstanbul, AGİT zirvesiyle demokrasi arayışının merkezi oldu. Ama ulusal çıkarlar yüzünden soluklar ancak 'toplama' demokrasiye yetti İSTANBUL - İstanbul'da 18-19 Kasım tarihlerinde yapılan AGİT zirvesi, yeni binyılda Vladivostok'tan Vancouver'a kadar olan bölgede ülkelerin ve bireylerin güvenlik ve demokrasi arayışlarına yön verecek toplantılara sahne oldu. Katılımcı 54 ülkenin temsilcileri, insanın onurunu, haklarını ve geleceğini güvence altına almak amacıyla 1975'te Helsinki'de ve 1990'da Paris'te temelini attıkları 'küresel demokrasi' fikrini geliştirmeye çalıştı. Yeni binyılda silahlara veda etmeyi önerip, savaş tehdidi olmaksızın geceleri derin bir uyku çekebilmek için -kuşkuyla da yaklaşsalar- müttefiklerinden güvence aldılar. Ancak her birinin ulusal çıkarları doğrultusunda ortaya koyduğu çekinceler, 'küresel' yerine 'toplama' bir demokrasi tanımını ortaya çıkardı.
İstanbul zirvesinde imzalanan dört ayrı belge olan, yenilenmiş AKKA, İstanbul Deklarasyonu, Viyana Belgesi ve Avrupa Güvenlik Şartı irdelendiğinde, AGİT görev sahasındaki çatışmaların büyüklüğü yanında, demokrasiyi koruyacak güvenlik yöntemlerinin yetersizliği ortaya
çıkıyor. Belgelerin en tatmin edici yanı ise 'şeffaflık' vurgusuydu. Bu vurgu, İstanbul'da temelleri atılmaya çalışılan demokratik, istikrarlı ve tek Avrupa'nın en büyük güvencesi oldu.Çıkar söz konusu olunca... Dünya liderleri konuşmalarında hep demokrasi ve insan haklarından dem vurdular. Bu konuda eleştirileri en fazla hak eden ise Rusya'dan başkası değildi. Ancak ABD Başkanı Bill Clinton dahil bütün liderler eleştirilerinin dozunu, bu ülkeyle karşılıklı çıkar ilişkilerinin boyutuna göre ayarlamıştı. Bu da demokrasi ve insan haklarından yana bir teksesliliğin ortaya çıkmasını engelledi. ABD ve Fransa başta olmak üzere sert ifadeler kullanan liderler bile, 'oybirliği' gerektiren belgelerin imzalanabilmesi için eleştirilen ülkelere yönelik ihtiyatlı bir siyaset sergiledi. Tarihi söz düellosu Liderlerin yaptığı yüzü aşkın konuşmadan akıllarda yalnızca
ABD Başkanı Clinton ve Rus lider Yeltsin arasındaki söz düellosu ile Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın 'darbelere de müdahale
etme' önerisi kaldı. Bir de, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in Nazım Hikmet'ten alıntı yaptığı temenni dolu satırlar kaldı. Zirvenin en önemli belgesi olan İstanbul Şartı'nda da yine, "İnsan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün AGİT'in güvenlik konseptinin merkezinde bulunduğu teyit edildi" ifadeleri yer aldı. Bu sözlerin nereye kadar uygulanabileceğini ise önümüzdeki 10 yıl gösterecek.
|