Kaynaşlı kan ağlıyor301 binanın yıkıldığı Kaynaşlı'da depremzedelerin büyük kısmına hâlâ çadır dağıtılamadı. Yaklaşık 2 bin kişi devletten soğuğa ve yağmura dayanıklı çadır ya da prefabrik yapı bekliyor ERKAN DURDU
KAYNAŞLI - Depremin ardından 10 gün geçmesine karşın Kaynaşlı'da depremzedelerin büyük bir kısmına hâlâ çadır dağıtılamadı. Depremde adeta yerle bir olan Kaynaşlı'da tam 301 bina yıkıldı. Beldede toplam 698 bina oturulamaz hale gelirken, sadece 12 binaya hasarsız raporu verildi. Deprem sonrası vatandaşların ölülerini köylerinde toprağa vermeleri nedeniyle kesin ölü sayısının henüz bilinmediği Kaynaşlı'da son rakamlara göre 290 kişi yaşamını yitirdi, 545 kişi yaralandı, beş kişi ise tüm aramalara rağmen bulunamadı. Beldede, insanlar soğuk ve yağmurlu günleri hâlâ çadırsız, derme çatma yapılar içinde geçiriyor. Tek katlı evlerin sağlam olmasına karşın depremden psikolojik olarak olumsuz etkilenen vatandaşlar da evlerine giremeyince yaklaşık
2 bin kişi devletten soğuğa ve yağmura dayanıklı çadır ya da prefabrik yapı bekliyor. Devlet ise Kızılay, bazı sivil toplum kuruluşlar ve yabancı devletlerden gelen yardımlarla birlikte bölgede 10 gün içinde
2 bin 750 çadır dağıtabildi. Vatandaş öfkeli İlk günler, bölgeyi ziyaret eden bakan ve milletvekillerinin verdiği sözlerle avunan depremzedeler, 10 gün geçmesine karşın sözler tutulmadığı için öfkeli. Üç çocuğu İstanbul'dan akrabalarının gönderdiği iki kişilik çadırda kalan Osman Kulaç yattığı yeri göstererek "Depremin ilk günü söz verdiler. Günlerdir yağmur ve çamurun içindeyiz. Hâlâ başımızı sokacak bir yerimiz yok. Beş kişi iki kişilik çadırda yatıyoruz. Bu da hem yağmur geçiriyor hem de içine sığmadığımız için nöbetleşe uyuyoruz. Devlet kış ortasında
3 bin vatandaşa çadır veremeyecekse, biz bitmişiz demektir" dedi.
Kaynaşlı'nın Merkez Mahallesi'nde oturan ve evi yıkıldığı için sokakta kalan 75 yaşındaki kimsesiz Emine Aydoğan da günlerdir çadır alamayanlardan. Depremde erkek kardeşi ve torunlarını yitiren Emine Nine, gün boyu çöken evinin başında bekleyerek ağlıyor. Yaşlı ve kimsesiz olduğu için çadır kuyruklarına giremeyen Emine Nine, "Evladım biz aç gözlü insanlar değiliz. İstemekten utanıyorum. Ama kalacak bir çadırım yok. Sürekli komşuların yanına gidiyorum. Devlet hiç düşünmüyor mu, yaşlıların olduğunu? Ben bu halde nasıl gidip de çadır kuyruğuna gireyim?" dedi.
Soğuk ve yağmurlu günler yaşayan Kaynaşlı'da çadırlar su geçirdiği için kuru giyecekleri kalmayan depremzedeler, evlerinden sağlam olarak çıkartabildikleri giyecek, battaniye ve yorganları çadırlarına taşıyor. Devletten çadır alma umudunu kesen bazı depremzedeler, evlerinden çıkarmayı başardıkları ahşap malzemelerle soğuğa dayanıklı kulubeler inşa etmeye başladı. Öncelikli gereksinimler Enkazların kaldırıldığı, yıkılan evlerden eşyaların taşındığı hayalet şehir görünümündeki Kaynaşlı'da, 17 Ağustos depreminde olduğu gibi yardım konusunda siviller yine devlete fark attı. Enkaz kaldırma ve kurtarma çalışmasında, yemek, gıda, sağlık ve barınma konusunda sivil kuruluşlar ipi göğüsledi. Kaynaşlı'da bulunan beş aşevinden dördü sivillere ait. Dördü sabit biri, gezici olarak hizmet veren aşevlerinden biri ise Kızılay'ın. Şimdilik yiyecek sıkıntısının çekilmediği Kaynaşlı'da en fazla suya ve soğuğa dayanıklı çocuk ayakkabısı, yün pantolon, yağmurluk, kaban, kazak, şemsiye ve battaniyeye gereksinim duyuluyor.
|