Kızılay savunmadaKendi içinde de bir deprem yaşayan Kızılay, olağanüstü kongresinde kendini savunuyor. Genel başkanlığa tekrar aday olmayacağını açıklayan Bozer, 'Kızılayımızı kirletmeyin' dedi ANKARA - Kızılay Derneği Genel Başkanlığı'na tekrar aday olmayacağını açıklayan ve olağanüstü kongrede genel başkan sıfatıyla son konuşmasını yapan Yüksel Bozer, "Suçluları cezalandırırken Kızılayımızı kirletmememiz gerekiyor" dedi. Bozer, Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun 'suistimale açık tüzük' saptamasına da, "Ne suiistimali? Benim devletim büyüktür, kontrol eder" yanıtını verdi.
Kızılay'ın olağanüstü kongresi dün Karayolları Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Divan Başkanlığı'nın oluşturulmasının ardından salona giren eski Genel Başkan Kemal Demir, alkışlarla karşılandı. Tüzük değişikliği için yürütülen tartışmalarda, bazı delegelerin değişiklik yapılmamasından yana tavır koyması salonda elektrikli anlar yaşanmasına neden oldu. Yapılan oylama sonucu oluşturulan tüzük değişikliğine ilişkin komisyon çalışmalarına başladı.
Kongrede konuşan Genel Başkan Bozer, Kızılay'a yöneltilen eleştirilere ve Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun raporundaki iddialara karşılık verdi. Bozer, Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun 'suiistimale açık tüzük' saptamasını yaptığı raporunu 'bir dünya görüşü' olarak niteledi. Teftiş Kurulu'nun savunduğunun aksine, derneğin harcama dahil her türlü yetkisinin şubelere kaydırılmasından yana olduğunu ifade eden Bozer, "Ne suiistimali? Benim devletim büyüktür, kont- rol eder. Benim genel merkezim de büyüktür" diye konuştu.
Kızılay'ın eleştirildiği tek noktanın çadırlar olduğunu, ancak bu çadırların iskân değil, afet çadırı olduğunun gözden kaçtığını kaydeden Bozer, "Kızılay, hatalı çadırlarını değiştirmiyorsa suçludur, ancak hatalı çadırları çekip Kızılay suçludur demek ne kadar doğru olur. Çadırda olanlar gerçeği biliyor, ancak gazete okuyanlar bizi sevmedi" dedi.Demir: Çok üzüldüm Rüşvet iddialarına karşılık veren Kızılay'ın eski genel başkanı Kemal Demir ise şunları söyledi: "Hiç hak etmediğimiz töhmetlerle karşı karşıya kaldık. Şartnameye uygun mal vermediğimiz suçlamalarıyla karşı karşıya kaldım. Çadır ihalesinde rüşvet aldığımı iddia eden kişiyi hiç görmedim, tanımıyorum. Bunu üzüntüyle karşılamamak mümkün değildir." Demir, derneğe yönelik eleştirilere değinirken de, "Elbette eksiğimiz oldu. Aksini söyleyemeyiz. Çadır yetiştiremediğimiz oldu. Yargıyı hak etmedik mi? Ettik. Ama bu ölçüde hak etmedik" dedi. Demir, göreve geldiği 1979'da derneğin 8 milyon dolar olan bütçesinin 1999'da 174 milyon dolara ulaştığına da dikkat çekti. (Radikal)
|