|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika
|
Stratejide hata Bunca haftadır yaptığım eleştirilerden sonra şunu mutlaka belirtmem gerekiyor: Son birkaç senedir, düşekalka da olsa, alınan iktisat politikası kararlarının çoğu, doğru yönde atılmış adımlar. 2000 yılı için planlanan politikalarda da doğrular var. Ancak temel bir stratejik yanlışlık var ve bu yanlışlık, doğruları da gölgeliyor: Üç yıllık olması planlanan 'yanımda dur' anlaşmasının ilk yılında, yani 2000'de, temel hedef, enflasyonu iddialı biçimde düşürmek yerine, kamu maliyesini düzeltmek olmalıydı. Enflasyon için daha ulaşılabilir bir hedef konulabilir, enflasyonla esas mücadele ikinci yıla bırakılabilirdi.
İlk bakışta bu önermem çelişkili gibi gelebilir. Öyle ya, enflasyonla kamu maliyesindeki bozukluk arasında bir ilişki yokmuş gibi de okunabilir yukarıdaki paragraf. Ama, değil. Bir örnek:
Öyle anlaşılıyor ki, 2000'de döviz kuru da hedeflenen enflasyona göre ayarlanmaya çalışılacak. Oysa, faizler hemen (yeteri kadar) düşmeyecek. Öte yandan, 'yanımda dur' anlaşması çerçevesinde, dış kaynak açısından epey rahatlayacak Türkiye. Bu iki nedenle, Türkiye'ye önemli miktarda dış kaynak girmesi ihtimali var. Çapa nedeniyle TL'nin değerlenmesi, bu dövizlerin Merkez Bankası'na gitmesi demek. Peki, ne yapacak Merkez Bankası? Satın aldığı dövizler karşılığında piyasaya sürmek zorunda kaldığı TL'yi geri çekecek mi, çekmeyecek mi? İlki, faizleri yükseltecek; 'yanımda dur' anlaşması en hassas noktasından vurulacak. İkincisi, mevcut enflasyon düzeyini, yani, düşürmeye çalıştığımız düzeyi kabul etmemiz anlamına geliyor. Bu noktayı, gelecek yazımda açacağım. Çünkü, ulaşılması güç bir hedefin, uygulayıcıları da nasıl zorlayacağının güzel bir örneğini oluşturuyor.
Stratejideki bu temel hata, gelir dağılımı açısından da önemli bir hataya yol açıyor. Gelirleri üzerinde pazarlık gücü olmayanlar, 2000 yılında, pazarlık gücü olanlara göre çok daha kötü bir duruma düşecekler. Memurlara, yüzde 25 hedefi ile uyumlu maaş artışı verilecek (İki yazı önce, aslında bunun böyle olmadığını göstermiştim). Buna karşılık, toplumun çok büyük bir kısmı, programın çelişkileri nedeniyle ya da geçmiş deneyimlerinden yola çıkarak, daha yüksek bir enflasyon beklentisi ile sözleşmelerini (ücret, faiz, vadeli alışveriş ve benzeri) imzalayacak. Bu sözleşmeler de zaten, 2000 yılının fiyat
artışlarının önemli bir kısmını belirleyecek.
Uzun bir süredir yaptığım eleştiriler hiç şüphesiz mutlak doğrular değil. İçinde yanlışlar da olabilir, tartışılabilir; ancak, ben doğru olduklarını düşünüyorum. Daha önceki 'yanımda dur' anlaşmalarından bazılarının hazırlık çalışmalarında, şu ya da bu biçimde bulundum. Şu andaki çalışmaların nasıl yürütüldüğü hakkında kabaca da olsa bir fikrim var. Bu tür çalışmaların merkezinde, hedefler arası içsel tutarlılığı sağlamayı amaçlayan makro modeller var. Çalışmalarda modellerin kullanılması kaçınılmaz; ancak modellerin sınırlarının
mutlaka dikkate alınması gerekiyor.
Kamu fiyatları ve kur artışının yüzde 25 hedefine göre uyarlandığı bir senaryo altında, bu modellerdeki enflasyon denkleminden,
2000 yılı için çıkacak enflasyon tahmini de yüzde 25'ten çok farklı olmaz. Oysa, uygulanan iktisadi politikalarda radikal değişikliklerin olacağı dönemlerde ('yanımda dur' anlaşması gibi), bekleyişler çok daha büyük bir ağırlığa sahip olurlar. İnsanları hedeflerinize inandırırsanız, enflasyonu düşürme şansınız da artar. Ne
yazık ki, iktisatçıların kullandıkları modeller, bekleyişleri dikkate almada yetersiz kalırlar. Bu yetersizlik, enflasyon tahminleri açısından bu modellerin en büyük zayıflığıdır.
Lütfen, biraz dikkat. Modelden elde edilen her sonuç, tartışmasız kabul edilecek bir doğru değildir; olsa olsa bir tartışma başlangıcı için kullanılabilir.
|
Failed to execute CGI : Win32 Error Code = 2
Bugün yazan diğer yazarlarımızı okumak için tıklayın
Önemli Not: Internet'i kullanan ve dolayısı ile e-posta adresi bulunan yazarlarımızın adresleri, iletişim kurabilmeniz için yazılarının başında eklenmiştir. Eğer böyle bir adres göremiyorsanız, sözkonusu yazarımızın elektronik posta adresi yok demektir. Böyle bir durumda iletişim için künyemizde yer alan telefon ya da faks numaralarını kullanabilirsiniz.
|
Failed to execute CGI : Win32 Error Code = 2
Failed to execute CGI : Win32 Error Code = 2
|