Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye 24 Kasım 1999
Radikal-online... Yazarlar SON
DAKİKA!

EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika

DEPREM
HATTI

Siyasete bürokratik kelepçe

Bir süre önce TESEV'in Türkiye'de dinin nasıl algılandığını ortaya koyan bir araştırması gazetelere yansımıştı. Çıkan sonuç, toplumun bir 'irtica' tehlikesine inanmadığını, cumhuriyet düzenine büyük oranda sahip çıktığını, farklı kimliklere sahip olarak birlikte yaşamayı doğal karşıladığını net bir biçimde ortaya koymaktaydı.
Toplumun farklı kesimleriyle ilişki içinde olanlar, hele biraz tarih bilenler için şaşırtıcı bir durum yoktu. Çünkü bu topraklarda dinin hiçbir zaman yaptırımcı bir mantık içinde algılanmadığı, heterodoks İslami anlayışların daima resmi algılama ile iç içe olduğu, kol kesme ve taşlanma türünden cezaların tüm Osmanlı boyunca hemen hiç uygulanmadığı epeyce sıradan bilgilerdi. Ayrıca İslami kesimin cumhuriyet fikrine hiç de yabancı olmadığı, hatta Birinci Dünya Savaşı sonrasında ulemayı da içine alan yoğun ve bugüne kıyasla derinlikli bir laiklik tartışmasının yapıldığı da bilinmekteydi.
Ne var ki aynı günlere rastlayan gazeteler Ecevit'in 'irtica ile mücadelenin yoğunlaştırılması' amacıyla bir genelge çıkardığını; ve söz konusu mücadeleye ilişkin genel program kapsamında, ilköğretim kurumlarında artık her derste 'milli güvenlik' konularının işleneceğini duyuruyordu. Yani hükümet, dinsel duyarlılığı taşıyan taleplerin 'irtica'ya indirgendiği ve üstelik bunların 'milli' güvenliğe bir tehdit oluşturduğu şeklinde epeyce çarpık bir mantığa dayanıyordu.
Ancak görünen o ki 'irtica' bahanesiyle 'milli' olanın siyasete egemen kılınması projesinde, siyasetçilere çok da güven duyulmuyor. Muhtemelen Batı'nın artan etkisi altında, siyasetçilerin 'yoldan çıkabileceğinden' ve gerçekten siyaset yapmaya başlayacağından korkuluyor. Belki de bu nedenle bugünlerde harp okullarının üniversite statüsüne yükseltilmesine çalışılıyor. Çünkü böylece bu okulların komutanları üniversitelerarası kurulda temsil edilecekler ve bildiğimiz gibi bu kurul YÖK üyelerinden 7'sini seçiyor. Diğer bir 7'nin de cumhurbaşkanı tarafından seçildiğini düşünürsek, çok az bir maliyetle ve devletin formel ve enformel hiyerarşisini kullanarak YÖK'ü 'doğru çizgide' tutmak mümkün olabilir gibi gözüküyor.
Meclis komisyonu tartışmalarında oy çoğunluğu kuralını savunanlara karşı, 'bir askeri danışmanın' 'oy çokluğu olsa da yine aynı şey olacak' demesi; enformel hiyerarşinin temel karar mekanizmalarını tahakküm altına almasının ne denli kolay göründüğünün de ifadesiydi.
Yapılmaya çalışılan düzenlemenin mantığı, siyasetin etrafından dolanabilen bir bürokrasi ağı yaratılmasıdır. Bürokrasinin çeşitli birimlerinin formel kurallar içinde organik bir bütünleşme içine sokulması; ve enformel güç dengesinin bu kurumların iç sistematiğini belirlemesi hedeflenmektedir. Böylece şu anda ordunun üzerinde toplanan manevi mesuliyet kurumlara dağıtılacak, aynı doğrultudaki kararlar daha 'anonim' bir çerçeve içinde alınmış olacaktır. Bu aynı zamanda siyasetçinin dizginlenmesi, siyasetin bürokratik bir kelepçe altına alınmasıdır.
Aynı günlerde yayınlanan bir başka anket ise asker dahil tüm kurumların itibarının düştüğünü sergilemekteydi. Bazı köşe yazarları 'yoksa maddi bir hata mı var' diye sormaktan kendilerini alamadılar. Muhtemelen ortada bir hata vardı, ama ankette değil.


Yukarı Yukarı Çık ">Geri ">Geri Dön

Bugün yazan diğer yazarlarımızı okumak için tıklayın

Önemli Not: Internet'i kullanan ve dolayısı ile e-posta adresi bulunan yazarlarımızın adresleri, iletişim kurabilmeniz için yazılarının başında eklenmiştir. Eğer böyle bir adres göremiyorsanız, sözkonusu yazarımızın elektronik posta adresi yok demektir. Böyle bir durumda iletişim için künyemizde yer alan telefon ya da faks numaralarını kullanabilirsiniz.



Reklam Tarifesi

Radikal-online... RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye