Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye 24 Kasım 1999
Radikal-online... Yazarlar SON
DAKİKA!

EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika

DEPREM
HATTI

Bir potansiyel sorun

Merkez Bankası'nı, 2000 yılında bekleyen önemli sorunlardan bir tanesi üzerinde durmak istiyorum bugün. Ama, önce, IMF'nin merkez bankaları bilançolarında yaptığı düzenlemelere aşina olmayanlar için, kısa bir teknik açıklama.
IMF, 'yanımda dur' anlaşmaları çerçevesinde merkez bankalarının bilançolarını yeniden düzenliyor. Bilançoların varlık kısmı ikiye ayrılıyor; net dış varlıklar ve net iç varlıklar. Bunların karşılığında ise, o merkez bankasının yükümlülüğü olan, rezerv para var. Net dış varlıklar, herhangi bir merkez bankasının dış varlıkları ile o ülkede yerleşik olmayanlara karşı döviz yükümlülükleri arasındaki farka eşit. Net iç varlıkları elde etmek için, o merkez bankasının kamu kesimine ve bankalara açtığı iç kredilerden (açık piyasa işlemleri dahil), kamu kesiminin varsa bankadaki mevduatı düşülüyor. Rezerv para ise, emisyonla, bankaların merkez bankasında tuttukları (zorunlu ya da isteğe bağlı olarak) mevduatın toplamı.
IMF'nin çeşitli ülkelerle imzaladığı 'yanımda dur' anlaşmasının para politikasına ilişkin koşulları özünde şöyle: O merkez bankasının net iç varlıklarının, belli tarihlerde, belli sınırları aşmaması isteniliyor. Buna karşılık, net dış varlıkların belli bir düzeyin altına inmemesi şart koşuluyor. Bunların anlamı şu: Merkez bankalarının, iç kredi genişlemesi yoluyla para basmaları sınırlandırılıyor. IMF, bu yolla sisteme çıkan paranın 'karşılıksız', yani talebi olmayan bir para olduğunu düşünüyor. Buna karşın, merkez bankalarının döviz rezervlerini artırmasına ses çıkarmıyor, aksine özendiriyor. Diğer bir deyişle, döviz karşılığı sisteme para çıkarabiliyor merkez bankaları. IMF, bu yolla oluşan parasal büyümenin, artan para talebini karşılamak üzere oluştuğunu düşünüyor.
Enflasyon açısından arkasındaki mantık şu: Talebin üzerinde bir parasal genişleme enflasyonu azdıracak bir olgudur. Oysa, bir merkez bankasının net dış varlıklarının artması, büyük ölçüde, ekonomik birimlerin portföylerinde dövizden yerli paraya kaymaları anlamına gelir. Bozdurulan dövizler, eninde sonunda merkez bankasına gider. Yani, mevcut faiz, kur ve enflasyon düzeyinde, yerli para cinsinden mali varlıkların talebi artmaktadır. Bunları satın almak üzere döviz bozdurulmaktadır. Bu yolla merkez bankasının sisteme çıkardığı paranın, dolayısıyla, karşılığı vardır. Bu para, enflasyonu azdırmaz. Azdırmaz, ancak, düşürmez de.
İşte, 2000 yılı programı çerçevesinde bizim Merkez Bankası'nın karşılaşacağı önemli sorunlardan birisi de bu noktada şekilleniyor. Kamu maliyesine çekidüzen verilmesi, büyük ölçüde dış kaynak girişine bağlı. Dış kaynak miktarının artması, bütçe açığının finansmanını rahatlatacak. Bir sonraki yıla, 1999'dan 2000'e sarkan gibi, korkunç düzeyde bir iç borç faiz ödemesi zorunluluğu sarkmayacak. Öte yandan, çapa olarak kullanılarak kur ile iç faizler arasında, faizler lehine bir fark oluşacak. Bu durumda, ekonomiye gelen bu dış kaynak, büyük ölçüde Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini artıracak. Sistemde, karşılığı da olsa, bir parasal genişleme olacak.
Merkez Bankası ne yapacak? Döviz karşılığı çıkardığı parayı açık piyasa işlemleri ile çekse, faizler yükselecek. İstikrar programının yumuşak karnı ise faiz. Faizde bir yükselmenin, hem kredibiliteyi olumsuz etkileme olasılığı var hem de bütçe açığını yükseltiyor. Parayı çekmezse, mevcut enflasyon düzeyini, hedeflenen düzeye düşürememe riski artıyor. Kanımca, doğru politika ikincisi; yani, döviz karşılığı çıkan parayı sistemde bırakmak. Ama, burada Merkez Bankası'nın elini kolunu bağlayan bir şey var. O da, yüzde 25 enflasyon hedefi. Bu hedef, daha makul bir düzeyde tutulsaydı, para otoritesi 2000 yılında daha rahat olacaktı.


Yukarı Yukarı Çık ">Geri ">Geri Dön

Bugün yazan diğer yazarlarımızı okumak için tıklayın

Önemli Not: Internet'i kullanan ve dolayısı ile e-posta adresi bulunan yazarlarımızın adresleri, iletişim kurabilmeniz için yazılarının başında eklenmiştir. Eğer böyle bir adres göremiyorsanız, sözkonusu yazarımızın elektronik posta adresi yok demektir. Böyle bir durumda iletişim için künyemizde yer alan telefon ya da faks numaralarını kullanabilirsiniz.



Reklam Tarifesi

Radikal-online... RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye