Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye 24 Kasım 1999
Radikal-online... Yazarlar SON
DAKİKA!

EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika

DEPREM
HATTI

AB üyeliği için insan hakları

10 Aralık Helsinki zirvesinde adaylığa kabul edilmemiz için insan hakları alanında bazı jestler yapmamız bekleniyor. Bu bağlamda jesti, bir şart olarak yerine getirmek zorunda olmadığımız, iyi niyetimizi ve gidiş yönümüzü göstermekte yararlı adımlar olarak anlıyoruz.
Memurin Muhakemat Kanunu'nun uygulamasında ciddi sakıncalar var. Polisin işkence ve benzeri suçlamalar karşısında yargılanabilmesi idarenin iznine bağlı. İdarenin izin vermemesi halindeyse karar aleyhine Danıştay'a başvurmak mümkün. Ama kanunda süre bulunmadığından, idare izin kararını ilanihaye erteleyebiliyor ve böylece işkence gibi çok önemli bir iddianın yargılanmasını engelleyebiliyor. Bu duruma, suçun cezasız kalması anlamında, 'impunity' deniyor.
İşkence konusunda Batı ülkeleriyle bizi ayıran temel nokta bu. Onlarda da işkence var. Ama izleniyor ve yargılanıyor. Yalnız son yıllarda, yabancılara tutukluluk ve hapis sırasında yapılan işkence ve kötü muamelenin aynı duyarlılıkla yargılanmadığı, bazı önemli insan hakları derneklerince iddia ediliyor. Belki de bu nedenle bu ülkelerin polisinde kurumsal ırkçılıktan söz edilmeye başlandı.
Şimdi yeni yasada idarenin kararı süreye bağlanırsa, yargı izni vermeyen karara Danıştay'da itiraz etmek mümkün olacak. Danıştay için de bir süre konabilirse, davaların hızla adalete gönderilmesi sağlanabilecek.
Tabii bu AB üye adaylığı için bir jest değil, insan hakları alanında çok ciddi bir ilerleme olacak.
Türkiye jest sayılabilecek adımları uluslararası insan hakları alanında atabilir. Bu alanda bugüne kadar imzalamadığı bazı sözleşmeler var. Örneğin, Uluslararası Politik ve Sivil Haklar Misakı ile Uluslararası Ekonomik ve Sosyal Haklar Misakı. Her iki belge de İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'nin geliştirilmiş, kurumsallaştırılmış ve bağlayıcı hale getirilmiş uzantıları.
AGİT nasıl eski komünist ülkelerin demokrasiye geçmeleri ve insan haklarını geliştirmeleri için birçok belge kabul etmişse, BM sistemi de Üçüncü Dünya ülkeleri için aynı amaçlarla bu belgeleri kabul etmişti. Türkiye, Avrupa Konseyi çerçevesinde bu belgelerdeki taahhütlerin çok daha ilerisini, çok daha etkin denetleme mekanizmalarıyla kabul etmiş durumda. Bu açıdan bu misaklara taraf olmakta bir sakınca görülemez. Bugüne kadar gecikmemizin nedeni, PKK ile mücadelede, bazı Batılı 'dostlarımız'a bizi eleştirmek için ilave imkânlar vermemekti. Şimdi girmeye karar verilirse, 27. maddedeki kollektif haklar konusunda Fransa'nınkine benzer bir çekince koymak yeterli olacak.
Tabii bir de 'Her Türlü Irk Ayrımcılığının Önlenmesi Sözleşmesi' var. Bu sözleşme, bazı olumlu yanlarına rağmen, BM sisteminin ürettiği belki de en kötü hukuki belge. Irkçılığı ırk ayrımcılığına indirgiyor. Bu yetmezmiş gibi, diğer ayırımcılık türleriyle ırk kökenli ayrımcılığı birbirine karıştırıyor. Nihayet aynı konudaki BM bildirgesinden ve
çeşitli BM kararlarından farklı olarak, ırkçılığın
bir insan hakları ihlali olduğunu belirtmiyor.
Türkiye buna girerse, ülkede sanki ırkçılık varmış gibi denetlenecek, herhangi birine en ufak ayrımcı muamele ırkçılık olarak nitelenip, hesap sorulacak.
Bu şartlarda, kendilerinde yaygın ırkçılık bulunan bazı AB ülkelerine bu bakımdan bizi eleştirmek gibi aldatıcı bir zevk vermektense, girmemenin daha doğru olacağı söylenebilir. Öte yandan girip de ırkçılık konusunda kendilerini bilgilendirmek de yabana atılmayacak bir seçenek.
Biz jest yapacak konu bulalım diye uğraşırken, basında Yunanistan'ın adaylığımıza karşılık, Ege konularını hukuk yoluyla çözmeyi kabul etmemizi istediği yer alıyor. 1996'da hukuk yolundan nasıl kaçtıklarını biliyoruz. Aynı nedenlerle yine kaçacaklarından eminim. Ama istediklerinin anlamı önşarttır. Adaylık için Türkiye'nin hiçbir önşarta rıza göstermeyeceğini biliyorlar. Yoksa adaylığımız konusunda karar mı değiştiriyorlar?


Yukarı Yukarı Çık ">Geri ">Geri Dön

Bugün yazan diğer yazarlarımızı okumak için tıklayın

Önemli Not: Internet'i kullanan ve dolayısı ile e-posta adresi bulunan yazarlarımızın adresleri, iletişim kurabilmeniz için yazılarının başında eklenmiştir. Eğer böyle bir adres göremiyorsanız, sözkonusu yazarımızın elektronik posta adresi yok demektir. Böyle bir durumda iletişim için künyemizde yer alan telefon ya da faks numaralarını kullanabilirsiniz.



Reklam Tarifesi

Radikal-online... RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye