|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika
|
Bozgun Orman Bakanı Prof. Dr. Nami Çağan, İstanbul'daki bir basın toplantısında Avcılık Yasası'nın 2000 yılında çıkabileceğini söyledi. TBMM'ye sunulan kanun taslağının oldu bittiye getirilmesinin çıkarcıların işine geldiğini Sn. Bakan da biliyor. 27-28 Ekim tarihlerinde Bakan talimatıyla Ankara'da yapılan bilimsel toplantıda, heyet huzurunda şu ilkeler karar altına alındı:
-Avcı sivil toplum örgütleri sistemin içine çekilecek; avcıların illerde ve bölgelerde bakanlığın 9 bölgedeki teşkilatı ile işbirliği için örgütlenmesi, kanun kapsamına alınacak,
-İşbirliği tüzüğü, Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü'nce hazırlanacak; Avcılık Birliği her ilde zorunlu olacak,
-Avcılarla sorumluluk sözleşmesi yapılacak; cezai hükümler artırılacak,
-Avcılık derneklerinin etüt, envanter, üretim, koruma, eğitim ve av planlamasında kamu yararına hizmet vermesi ve maddi katkısı sağlanacak.
Yabancılara av turizmi ekolojik denge korunarak, geliri sadece av turizmi acentasına değil, devlete de yararı olacak şekle getiriliyor. Yerli avcıların bölgelerinde ve tüm yurtta avlanmaları, yıllık avlanma bedeline bağlanıyor. Örneğin; köylü, kasabalı ve şehirli vatandaşların önümüzdeki yıl bölgelerinde 10 milyon, yurt sathında 30 milyon TL ödemesiyle bir milyon avcıdan bu bedelin yasal olarak alınması halinde, (ki 5 milyon av tezkereli vatandaş sayısı azalacaktır) bakanlığın av fonuna sadece yerli avcıdan bir yılda alacağı bedel asgari 40 trilyon TL olarak hesaplanıyor. Buna av tezkeresi ve turist avcı gelirleri eklenirse, ülkemizde parasal sorundan işlemeyen denetim, kırsal kalkınma ve sürdürülebilir avcılığın temeli atılmış olacak.
Her yıl toplanan Merkez Av Komisyonu'na (MAK) Bakanlıklar Orman 7, Tarım 1, Çevre 1, İçişleri 1, Doğa Korumacı Kuruluşlar 3, Orman Mühendisleri Odası 1 ve Avcı Dernekleri (bölge sistemi ile) 9, toplam 23 asil üye ile katılacak.
İşte son toplantıda kıyamet burada koptu. MAK'a resmen katılmayacağını önce imzasıyla belgeleyen meslekten Atıcılık Federasyonu Başkanı Sertoğlu (belgesi elimizde) birdenbire kıvırttı; "Efendim bu spor federasyonuna ismini Atatürk verdi. Yetkim olmasa da yetkili sayılırım, av komisyonuna resmen katılmam gerekir" demez mi? Yapma, atma! Eskiden bu federasyonun adına 'İzcilik' de ekliydi, çıkarıldı dedik. Neyse boş lafa bir oylama yapıldı, bozguna uğradı, rezil oldu. Zaten neden katılır ve Atatürk adını neden kullanır? Bakanı Sn. Fikret Ünlü'ye sormak gerekir. Ayrıca ona oy verenlerin, çıkar sisteminin değişmesine karşı olan Av Genel Müdürlüğü'ndeki yandaşları Serhan Göksu ve Harun Başara olması ilginç değil mi? Avcı derneklerini yasaya aykırı spor federasyonunda örgütlemeyi öneren eski avlak işletmecisi Süha Umar ise; "Efendim avcı birliği kurulamazmış, onlar spor federasyonunda örgütlensinlermiş, Türkiye federatif devlet olmadığı için de, avcılar bölgesel olarak teşkilatlanamazmış!" argümanı ile saçmaladı. Saptırma stratejisi geri tepti. Bu sefer toplantıyı terk etme diplomasisi ile bozgunu kurtarmaya çalıştı. Nafile... Tevekkeli erken emeklilik haksız değilmiş.
Küçük göstermelik av denetimleri ve haberleri ile, büyük zararları örtbas etme taktiği de artık sökmüyor... Değerli bilim adamlarımızı küstahca eleştirenler ve devleti böyle kullananlar, İstan-bul'da yapılacak son toplantıya katılmazlarsa isabet ederler... Çünkü meydan boş değil...
|
Bugün yazan diğer yazarlarımızı okumak için tıklayın
Önemli Not: Internet'i kullanan ve dolayısı ile e-posta adresi bulunan yazarlarımızın adresleri, iletişim kurabilmeniz için yazılarının başında eklenmiştir. Eğer böyle bir adres göremiyorsanız, sözkonusu yazarımızın elektronik posta adresi yok demektir. Böyle bir durumda iletişim için künyemizde yer alan telefon ya da faks numaralarını kullanabilirsiniz.
|
|