|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Son Dakika
|
CHP: Lütfen konuşma CHP'nin yeni yöneticileri öteki parti yöneticileri gibi fazla konuş-muyorlar ve iyi prim yapıyorlar. Uzun yıllar ısrarla yapılan yanlışlar nedeniyle geçen seçimde yüzde 10'luk ülke barajının altına, yüzde 8'e düşen ve TBMM dışında kalan Atatürk'ün partisi birçoğumuz için hâlâ gelecek ümididir. Çünkü Cumhuriyetimizin kuruluşunda ve gelişmesinde büyük hizmetler yapmış ve bizim bugünlere gelmemizi sağlamıştır.
Atatürk'ün ölümünden sonra gelen yöneticilerden birçoğu zamanla onu ilkelerinden uzaklaştırmış. 1950'de milletçe cezalandırılmış, 1950'lerde muhalefeti sırasında eski görkemine yaklaşmış iken sonraki yöneticilerin onu eski güven verici konumuna getirememesi sonucu son seçimde bir ders daha almıştır. Şimdiki yöneticiler fazla konuşmadan ülke yararına çalışmalar yapmakta ve gelecek seçimlere hazırlanmaktadırlar. CHP'nin geleceği bu çalışmaların ülke sorunlarına uygulanabilir çözümler getirebilmesine ve bu konuda halka güven verilebilmesine bağlıdır.
Her gün ayaküstü konuşarak ortalığı toz dumana katan bakanlarımız ve öteki parti yöneticilerinin, CHP'nin bu davranışı sonucunda prim yaptığını görerek biraz da susmayı denemelidirler. Henüz bu durum, güvenilir bir anketle saptanmamıştır. Ama gözlemlerimiz bu yöndedir ve siyaset yaşamımızda, susarak oy alınabileceğini göstermektedir. Geçen seçimlerden önce en yakın seçim sonucu tahmini yapmış olan yeni CHP genel sekreterinin, böyle bir anketi düzenletmesi, bu gözlemi destekleyebilir ve parti yöneticilerine büyük moral verebilir.
Geçirdiğimiz iki büyük deprem felaketi sırasında siyasetçilerimiz tarafından her gün ayaküstü beyanat verilmesinin zararları, artık anlaşılmış olmalıdır. Böyle felaket günlerinde halkımız, yöneticilerinden, her gün beyanat vermek yerine iş yapmalarını ve devletin tüm olanaklarıyla onlara yardımcı olunmasını istemektedir. İkinci Düzce felaketi sonrasında, bu konuda ders alındığı ve iş yapmanın öneminin kavrandığı görülmektedir. Doğrusu yöneticilerimiz, bu ikinci felaket sonrasında, 17 Ağustos felaketinin ardından yapılan yanlışları ve boş konuşmaları yapmamaktadırlar ve bu nedenle onlar da prim almaktadırlar.
Her gün siyasal parti yetkilileri, cumhurbaşkanı, başbakan, öteki bakanlar, önemli devlet görevlileri, parti yetkilileri boyuna beyanat veriyor, bunlardan birçoğu çelişkili oluyor, pek çoğu da boş vaatler taşıyor. Bir gün sonra bu söylenenler unutuluyor, gerekleri yapılmıyor ve yeni beyanatlar veriliyor. Bu söz karmaşası içinde çözümü gerçekten zor olan sorunlarımız, daha da güçleşiyor. Bir koalisyon hükümetinde ortaklık yapan, ancak parti programları ve dünya görüşleri farklı olan bakanların ve devlet görevlilerinin çelişkili konuşmaması olanağı yoktur. Çünkü konuşmalar, çoğu zaman ayak üstü yapılmakta, hazırlıksız söylenen sözlerin çelişkili olmaması olanağı bulunamamaktadır.
Bu kargaşaya bir son verilmelidir. Kuşkusuz, siyasetçi ve devlet yöneticisi, halka bilgiler verecektir. Bunun için, devlet görevlilerinin konuşmaları yasaklansa (eskiden öyle idi) ve her bakan, ayda bir kez, önceden hazırlanmış bir metinle sınırlı bir basın toplantısı ile sadece gerçekleşen işler hakkında bilgi verse, bu konuda çok şey düzelebilir.
Ünlü İngiliz liderlerinden Churchill, uzun siyasal yaşamının bir döneminde Maliye Bakanı olmuştur. Başbakan tarafından bakanlar kurulu listesi ilan edildikten sonra, geleneğe uyarak, hazinesini yönetmek için kraldan yetki almaya gitmiş ve ondan 4 gün sonra göreve başlayabilmek için izin istemiş. Kral nedenini sorunca ünlü siyasetçinin yanıtı, şimdi büyük ün kazanmıştır: "Efendim, Maliye Bakanınız olarak önümüzdeki dört yıl hiç konuşamayacağım. Şimdi izin verirseniz, 4 gün seçim bölgeme giderek bu süre boyunca sürekli konuşacağım ki, dört yıl hiç konuşmadan görev yapabileyim."
Atalarımız ne güzel söylemiş: 'Söz gümüş ise, sükût altındır.'
CHP yöneticileri! Lütfen, susarak 'altın' kazanmayı sürdürünüz.
|
Bugün yazan diğer yazarlarımızı okumak için tıklayın
Önemli Not: Internet'i kullanan ve dolayısı ile e-posta adresi bulunan yazarlarımızın adresleri, iletişim kurabilmeniz için yazılarının başında eklenmiştir. Eğer böyle bir adres göremiyorsanız, sözkonusu yazarımızın elektronik posta adresi yok demektir. Böyle bir durumda iletişim için künyemizde yer alan telefon ya da faks numaralarını kullanabilirsiniz.
|
|